24 Ocak 2009 Cumartesi

Kızkıza Gezme

Yılın son ve yeni yılın ilk ayı bizim ofisin burnundan soluğu aylardır. Bazen öyle dalarız ki iş güç durumlarına, kendimizi kaybederiz. Hele ben kimi içerde kimi arazideyim... Girerim bir hışımla ofise ve rüzgarımla arkadaşlarımın çılgınca başını döndürürüm . Sonra dış işlere giderken, ön hazırlıklar ve hazırlıklarla ilgili yapılan çalışmalarla kızları canından bezdiririm. Fazlasıya hiperaktif olan biriyle çalışmak zor mudur acaba? Sormaya korkuyorum. Olumsuz bir cevap alabilirim diye. Ama bu çocuklar benimle neredeyse 15 yıldır çalışıyorlar. Gözlerini açtılar beni gördüler ya galiba onlar da bana benzediler.Cadı gibi oldular. Memnun olmasalar niye çalışsınlar benimle:) Ben çok severim herbirini.. Kalp kalbe karşıdır öyle değil mi?



Liseyi bitirdiklerinde benimle çalışmaya başladılar. Şimdi her birinin ikişer çocukları var. Doğduklarında bebekler için bir oda yapmıştık bizim ofiste. Her bir bebek yürüteçle yürüyüp, bilgisayarların kablolarını çekene kadar anneleriyle işe geldiler. Müşterilerimiz ofisimize geldiklerinde, bizlerin işi varsa, halimizi görürler, bebeği hoplatıp zıplatırlar,oyalarlardı. Kimi mama bulaşmış,kimi bebek bezi değiştirirken gayri ihtiyari aceleyle ellenmiş evraklar müşterilere verildiler maalesef:) Hemen hemen sekiz aylık olunca bebekler büyükannelere teslim edildiler. Ozamanlar bebekli ofis diye şöhret salmıştı işyerimiz. Bebekleri doğup da gün boyu bebeklerinden ayrı kalan anneler, kıskandılar haklı olarak bu durumu tabi... Ben her zaman bebekli ofis muhabbetimizden mutluluk duymuşumdur. İyi ki bebekleri ile işe geldiler bizimkiler. Bebeklerle ilgili ne çok anılarımız var. Zaman zaman hey gidi günler hey deriz. Gülerek anlatırız!

Dün dedim ki akşam üzeri "Kızlar, haydi arayınız eşlerinizi! Bu akşam Nostalji Gecesi var. Gidelim kız kıza!" Ofisteki kızlar, ben ,kızkardeşim ve sevgili iki kız arkadaşım:) Bu hanımlar var ya, "Hayır!" demeyi hiç bilmezler. Organizatör herzaman benimdir. Ortaya bir şey atarım böyle zaman zaman. Abicim bir hayır deyin, bir boşver otur oturduğun yerde deyin değil mi? Yoo..Demezler, bir de benden önce kapıya dizilirler. Gene aynı manzara. Nostalji gecesi dedim ya. Beyler bir bir arandı ve beyler de biz cadıları istemiyorlar mı ne, hepsi gene razılardı. Arada yaparız biz bunu. Kızkıza (!) bu yaşta. Vallahi. Halen... Kızkıza gezme diyoruz biz buna.Ya konsere gideriz. Bağır bağır şarkı söyleriz. Ya yemeğe gideriz. Cayır cayır dedikodu ederiz.Ya İstanbul'a açık hava konserlerine. Buna mutlaka. Senede en az bir defa. Ohh..Bağıra bağıra şarkılar söyleriz!
Biz kızkıza dün gece nostalji gecesinde,bir şarkılar söyledik , 1970 den günümüze. Şahaneydi ! Kalabalık da değildi. Bizbize! Nasıl kendimi kaybetmişim. Nasıl çoşmuşum gene. Oysa tembihliyorum okadar herkesi. Mukayyet olun bana diye! Nerdeee!! Onlar kendilerinde mi ki! Hahha! Felekten bir gece çaldık gene:)


2 yorum:

  1. Vallahi cok kıskandım sizler oynadıkça..ben de kendimi atmak istedim piste, hele o twistlerde krize girdim kıvırtamadikça..Sizleri bekletmemek için fermuarı bozuk pantolonla fırlarsam evden olacagı buydu tabii.ama ertesi gün sanki ben oynamışım gibi heryerim kırılıyordu.
    Ve o sahneden inmek bilmeyen, yorulmayan, her sesin şarkıcısı yaşlı adam söylememiş de onun yerine gırtlağımı ben patlatmış gibiydim. Hala nefesim tükenik. E biz de az söylemedik tabi.
    Ya.. yoksa ben yaşlımıyım. :(
    Netice: sen hiperaktif arkadaşım; İyiki varsın ..hayatlarımızdasın..Enerji takviyemizsin. Bir daha sabahtan haber et de bir vitaminle başliyim güne. Ne de olsa ben cadı değilim hi.hi.:))..İki gün oldu hala kendime gelemedim :))hi.hi.hi.:):)..hihihi:)

    YanıtlaSil
  2. fıstıkcım ben son anların organizatörüyüm bilirsin. ya iki müşteri randevusu arası bir boşlukta ararım seni...haydi sinemaya diye... ya da işte böyle bir cuma iş bitiminde... son anda..öyle önceden planlama yok ki bende:) ama şeker sen de bir hayır de yani...hep mi çantan elinde benden haber beklersin:)oysa sen aradığında ben fazla uyamam sana:( ya bir toplantı ya bir müşteri ziyareti...hep yanlış zamanlama!benim sesim hala düzelmedi.şarkıları yoksa hep ben mi söyledim bu bed sesimle... eyvahh! neden susturmadınız beni bilmiyorum ki? hasretle öpüldünüz efenim!

    YanıtlaSil