19 Temmuz 2010 Pazartesi

Bir Renk Nasıl Anlatılır?



Sabah kitaplarımı düzenlerken, bir kitaba çarptı elim. Kitabı yere düşürdüm. İnan ki çok üzüldüm. Eğildim usulca aldım yerden.. Kitaba baktım şöyleee inceden.. Kitap kabının rengi var ya.. Off! Mavi desem... Yoo.. Mavi değil.. Yeşil desem.. Yeşil hiç değil.. Nasıl tarif etsem ki? Ahh, şimdi keşke Attila İlhan olsaydı.. Oy oy! Ne derdi ki? Acaba bu rengi nasıl isimlendirirdi? Su yeşili mi? Yoksa mavi yeşil mi? Yok yok, acı yeşil diyebilir miydi? Ama bu renk ne mavi ne yeşil. Yoksa ceset mavisi mi derdi? Ya da yaprak yeşili... Aslaaa! Değil.. Değil.. Yosun yeşili? Vahşi yeşil? Yoo.. Bu kitabın rengi zaten yeşil değil.. Öyle bir renk adı söylemek istiyorum ki.. Attila İlhan'ın kitaplarındaki gibi.. Elektrik mavisi veya asit yeşili gibi yakıcı bir kaç kelime yazabilsem onun gibi mesela.. Veya zakkum pembesine çalan havai eflatun der ya.. Kederli kül renginden subay hakisine demez mi? Der valla.. Ateş kırmızısı.. Deliksiz siyah.. Örümcek kızılı.. Süpürge sarışını.. Boru çiçeğine çalan morumsu lacivert der... Off! Deniyorum benzerlerini söylemeyi.. Nerdee? Olmuyor işte.. Uyduramıyorum ki bir benzerini bile... Peki Hasan Ali Toptaş'ın çiçek renklerini aklıma getirsem.. Nar kırmızı maviler, kar beyazı morlar, uçuk sarılar, sürgün yeşiller desem.. Onun gibi bir çiçek rengi söyleyebilmeyi becerebilir miyim peki? Yook... Deniyorum.. Söyleyemiyorum işte.. Oysa çiçek kokusundan sarhoş olan biriyim... Çiçeğin kokusundan taştığını kaç kişi görmüştür ki ömründe? Hasan Ali Toptaş anlatır ya hani.. Öyle işte.. Bir defasında çiçeğin kokusundan taştığını sahiden görmüştüm. Gördüm inan ki.. Bir şebboy çiçeğiydi. Arabamı kullanıyordum. Şebboy çiçeğini yan koltuğa koymuştum. Çiçek kokusundan taşmıştı da sarhoş etmişti beni. Koku dağılsın diye camı açmıştım bu defa.. Esen rüzgar kokuyu çıldırıp çoğalmıştı adeta.. Koku o kadar başımı döndürmüştü ki, trafik polisi çevirse promilim tavan yapardı kesin.. Kokusundan taşan çiçek öyle çarpmıştı beni. Yaşamasam ve biri bana bunu böyle anlatsa.. İnanılacak şey değil. Oldu ama.. Eminim. İyi de faydası var mı şimdi anlattığım şeyin? Yok işte.. Çiçek kokusu çarpsa ne olur çarpmasa ne olur değil mi? Düşürdüğüm kitabın kabının rengini anlatmak için bulamıyorum ki tek bir kelime bile.. Şimdilik diyeceğim odur ki, yere düşürdüğüm kitap bir şiir kitabıydı. Eski Sokak'tı bu şiir kitabının adı. Behçet Necatilgil de bu şiir kitabının yazarı. Kitabın kabı ne renkti diye merak ettin değil mi? Yooo.. Söyleyemeyeceğim.. Görüyorsun beceremiyorum işte.. Bu şiir kitabının rengini anlatmaktan şimdilik vazgeçtim.. Başka şairlerin renk isimlendirmeleri ile daha sonra devam edeceğim.

NOT: Fotoğraf Tayfun Topraktepe'nin fotoğraf arşivinden alınmıştır.

5 yorum:

  1. Yazınızda geçen Attila İlhan'ın renk betimlemelerini okuyunca aşağıdaki şiirini kısmen buraya alıntılamak istedim.

    Ah

    yüzünün yarısı göz kadife yansımalı
    bulutlu siyah ah bulutları eflatun
    o boy aynasından çıktı fransızın malı
    vişne asidi vardı tadında rujunun
    ah sinema yıldızı filan olmalı
    ağızlığı kristal son derece uzun

    bir kibrit çakıldı mı ah yağmurluklu kız
    alevinden anlamlı dumanlar üfürüyor
    ah çocuk yüzünde gül goncası ağız
    saçlarından incecik su tozu dökülüyor
    sığınak gibi derin ağaçlar gibi yalnız
    karartma başlamış ışıklar örtülüyor
    ..........
    ....

    YanıtlaSil
  2. Bence kitabı yere düşürdüğünüz için sevinmiştir o şiir kitabı, onunla yakınlaşmanız, kapak rengini anlatmaya çalışmanız, o renkten çıkıp başka renklere ulaşmanız o şiir kitabını mutlu etmiştir, yalnızca şiir kitabı mı mutlu oldu, yok, bizde çok mutlu olduk, rengarenk olduk, iyi olduk efendim...

    YanıtlaSil
  3. Teşekkür ederim Tomrukcan ve Nessuno.. Ne güzel yorumlar yazıyorsunuz:)

    YanıtlaSil
  4. Selam,
    Eğer bir göz rengini anlatmak istersem "onun gözleri zehir yeşiliydi" derdim. Eğer bir saç anlatacaksam " bal rengi saçları " vardı derdim. Yağmurluğu "zeytin yeşiliydi" sanırım.
    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  5. Sevgili Aylardan Şubat, siz Attila İlhan şiirleriyle haşır neşir biri olmalısınız:)
    Teşekkür ederim katkınız için.

    YanıtlaSil