7 Eylül 2010 Salı

Bugün Durumlar Bu Merkezde!



Bugün ben var ya... Parmaklarımın ucuna basa basa.. Böyle nasıl biliyor musun? Usul usul.. Kimseye çaktırmadan.. Adeta korunarak kendi rüzgarımdan.. Hatta diyebilirim ki Hasan Ali Toptaş'ın Gölgesizler adlı romanındaki gibi.. O romanda herkes kaybolur ya hani.. Önce berber çırağı gider, geri dönmez. Sonra berber, çırağını merak eder. Aramak için peşinden çıkar gider. Berber de geri gelmez. Berber dükkanında bir yazar, bir de berber koltuğunda uyuyakalmış adam vardır... O kadar... Hatırladın mı? Hani 23. bölüm... Adam "Benim gitmem gerek" diyerek uyanır. Yazar "Nereye?" diye sorunca, adam uykulu gözlerle aynadan bakar ve sorar "Ne nereye?" Yazar "Gitmem gerekir "dedin ya?" der. Adam alay eder gibi "Ben öyle bir şey demedim." der. Şaşırır yazar. "Sen gitmem gerekir demedin mi?" diye tekrar sorar. "Hayır demedim." der adam. "Peki bana son kez ne söyledin?"diye sorar. Adam şöyle cevap verir: "Belki de şu anda konuştuklarımız bir rüyadır dedim.." Neyse.. Bende işte aynen o romandaki gibi kaybolmak istedim.. Ve kayboldum inan ki.. Kaçtım ofisten.. Kimseye bir şey söylemeden.. Eğer farketselerdi ve "Nereye?" deselerdi.. "Ne nereye?" diyecektim.. Sonra aynı romandaki minvalde konuşmaya devam edecektim.. Allahtan kaçtığımı anlamadılar da bir şey demediler.. Gizlice kaçtım ve İzmit'e gittim. Benim öğretmen kardeşle sözleşmiştik. Buluştuk kardeşle.. Kucaklaştık hasretle... Hasbihal ettik.. Sonraaa... Sonra ne mi yaptık? Sinemaya gittik.. Canımız eğlenmek istiyordu.. Baktık filmlere.. Hollwood'un romantik asi prensesi derler ya hani Drew Barrymore'un Seni Uzaktan Sevmek adlı filmi oynuyordu.. Üstelik tam sinemaya girmek istediğimiz saatte.. Biletlerimizi aldık.. Koltuklarımıza yayıldık.. İster inan ister inanma sinemada sadece kardeş ve ben vardık.. Saldık içimizdeki makaraların ucunu şööyyle.. Bu kadar mı tırışkadan bir film olur? Hiç dert etmedik hiiçç! Yakaladığımız her türlü komikliğe güldük.. Kahkahalarla güldük.. Sonra... Evli evineee... Köylü köyüne dedik.. Vedalaşıp ayrıldıkkk.



Canım hiç ofise dönmek istemedi ne yalan söyleyeyim.. Geldim köyün köyündeki eve.. Dedim ki ben şimdi gireyim mutfağa.. Yemekler yapayım şahane.. Bamya ve kuru patlıcanları çıkardım.. Patlıcan dolma ve zeytinyağlı bamya yapacağım.. Tatlı peki? Hımm.. İncir tatlısı yapmaya niyet ettim.. Hani kuru incirleri yıkarsın, içlerine iri dövülmüş cevizleri doldurursun... Dizersin tencereye.. Üzerine taşacak kadar süt ilave edersin.. Bırakırsın kısık ateşe.. Eziyetli gibi görünür oysa yapımı çok kolaydır.. Pişti bile.. Harikulade oldu harikulade... Hindistancevizi yoktu ne yazık ki evde.. Süsleyemedim.. Ama görüntüsü de fena olmadı yemin ederim.. İnanmıyorsun bana değil mi? Bak fotoğrafını çektim. Aşağıda işte.. Bugün bende durumlar bu merkezde.. Hey! Yoksa anlattıklarım Gölgesizler adlı romandaki gibi mi? "Belki de şu anda konuştuklarımız bir rüyadır." Aaa! Bilemedim inan ki! Anlattıklarım rüya olabilir mi?

17 yorum:

  1. bence üzerine biraz kaymak da olsa, fena olmaz gibime geliyor :)
    aslında benim tatlılarla aram yoktur, herkes öyle bilir, ama ben onlarla gizli ve de "yasak aşk" yaşıyorum, siz kimseye söylemeyin. mesela birinin adı Nuriye :))

    YanıtlaSil
  2. ehehehe :)) evet, sevgili Profösör :))

    YanıtlaSil
  3. :)aa.vildancığım yaa..ben onları yiyemem ki.Mesela vezir parmağı tatlısını isminden dolayı hayatta yemem. Onun gibi hele de hanım göbeği tatlısını yemek racona ters yani.
    Takıntım vardır benim yiyemem. Bunda da hepsine başparmağının izi çıkmış. Bir daha ki sefere bıçakla yandan kes cevizi yandan tıkıştır da..adı ''cevizli başmarmak incir tatlısı'' olmasın canım kardeş emi :))
    Sevgilerr.

    YanıtlaSil
  4. Nuriye muhabbeti hoş olmuş:) İncir tatlısına kaymak bulamazdım.. Ama var ya şahane olmuş Tomrukcan.. Eğer sütlü tatlıları seviyorsanız,bu tatlı da sütlü dikkatinizi çekerim.. Hem yapımı çok kolay.. Bayram için evinizde yapın derim:)

    YanıtlaSil
  5. saygıyı hakeden bi tatlı

    YanıtlaSil
  6. Dilek sen isteme diye öyle tarif ettim canımcım:)
    Yoksa incirlerin başını bıçakla kesiyorsun.. Fotoğraftaki bıçağı görmüyor musun? Sonra bir tatlı kaşığı alıyorsun.. Kaşıkla incirin içini oyuyorsun.. Sonra ceviz dolduruyorsun.. Ve şekersiz süt illa ki dilek.. İncirlerin üstüne gelecek kadar tencereyi dolduruyorsun.. Kısık ateşe bırak.. Tencerenin kapağını azıcık aralık bırak.. Çeksin sütü.. Ocağı kapat.. Soğusun.. Soğuyunca bir tabağa alıyorsun.. Sonra hapur hupur yiyiyorsun.. Bu iştahla tabii ki her ramazan ayında iki kilo falan alıyorsun:) İki kilo ne ki deme Dilekcim? Bir tane margarin 250 gr. biliyorsun.. İki kilo demek 8 tane margarin demek.. Hımm.. Valla hiç umrumda değil.. Bayramdan sonra margarinleri nasılsa eritirim:))
    Bu tatlının adını değiştiremem kusura bakma.. Sütlü incir tatlısı adı aman ha sakın unutma:))
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  7. dondurma olsa imiş

    YanıtlaSil
  8. Kandırma beni vildancığımmm..
    Başparmaklarınla oydun sen onlarıııı...
    Resimde bıçak var ama kaşık yokkiii...
    Demek bensiz sinemaya da gittinizzzz...
    Kahve dünyasında kahvede içmişsinizdirr.....

    Yoksa bütün bunlar rüyamıydı
    Yoksa bunlar kehanetmiydi.
    Ya kehanet ama gerçekse..??
    zzzz....zzz..zzz........

    YanıtlaSil
  9. Ayy.. dilek şimdi senin yazını okuyunca canım bir daha incir tatlısı yemek istemeyecek:(

    Ramazan ayında olduğumuz için kahve içmedik. Niyetliydik kardeşle ikimiz Dilek'cim..

    Bu yazdıklarım belki de hayaldi kim bilir?
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  10. dondurma fikri aptalcamıydı acaba:)

    YanıtlaSil
  11. Sevgili Adsız, dondurmayla da, kaymakla da, hindistan cevizi ile de muhteşem olur:)
    Ben dün gece sade yedim.. O haliyle de muhteşemdi:) Çok kolay yapımı.. Deneyin derim:))
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  12. İncir tatlısını da bütün tatlıları da acayip severim. Hele şimdi oruçlu iken daha bir güzel gözüktü gözüme.Fakat eğer bayram için yaptıysanız az gibi geldi bana. Umarım bir yerlerde devamı vardır. Elinize sağlık...

    YanıtlaSil
  13. Merak etmeyin Aylardan Şubat.. Bayrama özel tatlılarım var:))

    YanıtlaSil
  14. Ne nereye haaa... (:

    Film iyi olsun ya da kötü olsun, sinema salonunda az biraz olmaktan daha güzel bişey olabilir mi yaa

    YanıtlaSil
  15. Selam Ömero.. Bazan insanın kardeşiyle birlikte sinemada ne film oynadığını aldırmadan oturması gibi güzel bir şey yok gerçekten..

    YanıtlaSil