Müziği açtım... Yatacaktım. Tavan ışığını söndürdüm. Yatak başındaki gövdesinden hareketli lambanın düğmesine bastım. Odada loş bir aydınlık doğdu. Hoşuma gitti. Kendi kendime kıkırdadım. Elimdeki kitapla yatağa uzandım. Niyetim kitap okuyarak uykuya dalmak. Yarın haftanın iş günü ya... Sabah alacağım habere göre... Belki güzergâhım İstanbul olacak. Elimdeki kitabın hayali ağırlığına güveniyordum... Tüm hevesimle okumaya başladım. Kitabın içindeki kelimeler yoluyla uyku diyarına hemencik ulaşacağıma inanıyorum. Daha doğrusu inanıyordum. Uykuyla uyanıklık arasındaydım. Şu aşağıdaki videosunu koyduğum müzik başladı. Norah Jones, Sinkin' Soon'u söylüyordu. O anda büyü bozuldu. Kitaba yüz çevirdim. Ruhumu müziğin ezgisine yönlendirdim. Yattığım yerden tüm merakımla parçayı dinledim. Şarkının akışına düşüncesiz bıraktım kendimi. Melodiyi ruhumda işitiyordum sanki. Müziğin orta yerinde kulağıma gelen, acaba bir saksafonun mu yoksa bir müzisyenin sesi mi? Bilemedim. Odaya kendiliğinden, yapay, tatlı bir koku yayılmaya başladı. Kokuya karşı ani bir arzu hissettim. Şarkıda geçen bir kelime, esintili nefsimi zehirliyordu da melodiyi zihnimde uyanan bir hayalle mi karıştırıyordum, bilemedim. Kitaptaki bir kelimenin değil bu kez şarkıdaki bir kelimenin açıklanamaz gücünün etkisinde kalmıştım. Etrafımdaki eşyalar halime alayla gülen canlılar gibi göründüler gözüme. Hiç umursamadım. Bilakis kendimi dışardan seyrediyor, yüreğimde kaynaşan duyguların sönmesinden fena halde korkuyordum. Sergilediğim zayıflıktan hiç utanmadım. Ayağa kalktım. Aynı şarkıyı başa aldım. Müziğin sesini sonuna kadar açtım. Pofidik çoraplarımı ayaklarıma geçirdim. Melodinin ritminde iki ileri bir geri dans ederek mutfağa geçtim. Apple pie.. Bu kelime başımı döndürmüştü gene... Üşenmedim. Müziği başa döndüre döndüre... Tarçın kokusu tüte tüte... Nefis bir elmalı pay yaptım:)

16 yorum:
çok güzel oldu bu müzigi hatirlattigin, ben de simdi cevizli muzlu kekime e$lik ediyor çayla birlikte :)
çok ho$ bir blog!
Oğluşlar nihayet uyudu, yorgun bir günün ardından göz kapaklarımı açık tutmaya çalışarak sokak lambasının ışığında kar seyrederken ne güzel geldi bu şarkı şu anda.. Teşekkürler :)
Norah Jones'a bayılırım, bu şarkısı da pek güzeldir hele bir de elmalı piela... Norah'ın sesine senin de ellerine sağlık :)
Ne çok yazıyorsun yahu :))
Ben şimdi yorum yapardım ama yazındaki eksikleri kapatacak ve kapattı tarzı bir yorumudan sonra yorum yapmıyorum pek.
Elmalı pay yapma konusunda iyi bir ahçı olduğumu bilmeni istemiyorum galiba. Sonra sana yemek blogu açalım dersin.
Güneş..
:) Sabah sabah güldürdün beni Vildancığım.
Çok romantik gizemli ve merak uyandıran bir yazı olmuş.
Sonunu ise fikrimden çok farklı bir zikirle bağlamışsın.
Elmalı pay yapmasını hiç bilemem. Onun yerine hazır yufkadan yalancı kürt böreği yaparak nefsimi körelttim. Köreldimi?? neffisti :)
Sevgilerimle canım arkadaşım.
Aklımda olmayan şeylerin sabah sabah aklıma gelmesi hoş oldu... Hem elmalı pay siparişi verdim hem de uzun zamandır dinlemediğim şarkıyı dinledim... Teşekkürler...
Ballad Of Seasons, ne hoş bir blog adı:) Muzlu kek mi? Beni baştan çıkarmayın:))
Hey, Handan çok sevidndim:))
Greta, ben Norah Jones'un bu şarkısını hiç duymamışım biliyor musunuz? Oysa bayılırım Norah Jones şarkılarına.. Çarptı beni. Norah Jones duymasın beni, müziği bıraktım ben, aklım elmalı pay'a gitti:))
Güneş, yazı cini çarptı beni galiba:) Hep yazmak istiyorum.
O değil de, aynen yaşadıklarımı anlattım. Keşke yazının eksiklerini tamamlasaydınız, ne olacak ki?
Aşkolsun:))
Dostça, dervişin fikri neyse zikri odur derler. Senin aklındaki fikirleri bilmiyorum ama ne yalan söyleyeyim benim aklımdaki elmalı pay'dı:)) Yaa, böyle işte:)
Tuğba, of şimdi kar atıştırırken sıcacık elmalı pay ne güzel gider.
Fonda Norah Jones söylüyor... Ne güzel!
Ofise getirmemişim elmalı pay. Du bi.. Önce müziği açayım. Sonra elimde elmalı pay varmış gibi hayal edeyim. Heyyy, burnuma tarçın kokusu geldi bile:))
çokk keyifli saatler olmuş canım hem şarkıya hemde sana elmalı payı yaptırdığı için o duygulara teşekkürler o zaman :))
sevgiler...
Norah Jones esliginde elmali pay yemek ne guzel olurdu bu kis gunu:) bu arada kendisinin 'my blueberry nights' diye bir filmi var orada hep bogurtlenli pay yiyor:))
Estağfurullah Reçelim, teşekkürler benden size:))
Of, Eren böğürtlenli paya da bayılırım. Hayır şimdi o filmi seyrederim sonra iştahlanırım. Hadi elma vardı evde elmalı turta yaptım, üşenmem böğürtlen için kalkıp nöbetçi manav filan aramaya kalkarım:) Du bi.. Bakayım şu filme.
Sağolun.
Yorum Gönder