12 Mart 2012 Pazartesi

Yoruldum Ben Ağalar, Karar Verdim, Yorgancı Olacam...


Üst üste gelen  müşterilerimin hasarları, verdiğim teklifler üzerine görüşmelerim sebebiyle, gün boyu arazideydim. İlkbaharın daha ilk ayındayız tabii. Dışarısı nasıldı biliyor musun? Buz... buz... Arabaya bin... Arabadan in... Bütün gün kurtlar sofrasında koştur babam koştur...  İşten güçten farkına varmamışım. Of!.. Anlaşılan Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır soğuklarına çarpılmışım. Fena üşümüşüm... Çok fena...  Eve geldiğimde, üzerine afiyet, nasıl bir sıtma nöbetine tutuldum anlatamam. Tir tir titriyordum. Hemen su ısıttığım gibi koca bir bardağa karışık bitki çayı poşetini daldırmışım. Canım yemek filan hiiççç istemiyor. Yooo...  Canım ne istiyor biliyor musun?  Sadece yorgan altına girmek. O kadar... Elime çayımı, sırtıma yorganımı aldığım gibi kendimi çalışma odamdaki  yatağa attım. Kararlıyım. Elimdeki sıcak sıvıyı bitirir bitirmez uyuyacağım.


Yorganı kafama çektiğim anda aklıma ne geldi bil bakalım? "Yoruldum ben ağalar, karar verdim, yorgancı olacam" cümlesi... Hoppala... Yok, yorganın altına girince, yorgancı olmak dururken nerden seçmişim sigortacılığı diye düşünmedim değil... Yorgancı olaydım fakir mi kalacaktım yani? Düşünmüştüm vallahi... Ben doğduğu andan itibaren cin çarpmış gibi dolanan biri olacağıma, sobasıynan, kedisi olan ve tüm gün dükkanındaki diktiği yorganın altında oturan bir yorgancı olsaydım mesela diye aklımdan geçirmiştim... Düşünsene... Sobamın üzerindeki çay demlenirken, pilli radyomda bir türkü çalıyor olaydı...  Sıcacık dükkanımda kırkyama, saten, mermerşahi gibi kumaşlara, topdikiş, beşorta, kırlangıç, baklava, trenyolu gibi desenler işleyeydim mesela... İyi de ben nereden bildim bu yorgancılık vaziyetlerini şimdi... Yooo... Ben yorgancılık üstüne tek bir kitap ömrümde okumadım vallahi... Yorgan, kitap ve trenyolu derkene...  Peki eğer yorgancı olaydım, bu kadar kitap okur muydum acaba, diye düşünürkene ben... İşte o anda, aklıma gelen cümleyle, küllüm yorgancılık terimlerini nerede okuduğumu hatırladım. Tabii ya...  Kitapla yorganın birbirine yakın olduğunu anlatan Atilla Atalay'ın bir öyküsünde...  Acaba yorgan altında okuduğumuz kitaplar, kimsenin bilmediği efsunlu ninnilerden mi söz ederdi? Hatırlasana... Uykudayken biz, onlar usulca kalbimizi onarırlardı sanki... Allahım nasıl bir öyküydü ki? Aklım fena halde öyküye takıldı. Yok ama... O an... İnan yataktan kalkmaya, Atilla Atalay'ın kitapları arasında o öyküyü bulmaya hiç mecalim yoktu. Yatakta bir süre yuvarlandım. Sonunda yorgana iyice sarılarak, karşımdaki kitaplığa baktım. İşte oradaydı. Kişi Başına Bir Yalnız... Bana olduğu yerden göz kırpıyordu sanki... Sürüne sürüne kalktım. Kitabı elime aldım. En son sayfalarından birini açtım. Altını çizdiğim cümlerde aynen şöyle yazıyordu: "Adam olmamakla, kurtlar sofrasında yerini başkasına kaptırmakla, çaldırmakla, fakir kalmakla, yalnız ölmekle korkutmasınlar. Lazımsa yani, uyu sen şimdi... Unutma ama uyu... Ondan anlattım ben bunları..."  "Yoruldum ben ağalar, karar verdim, yorgancı olacam." diye aklımdan geçirdim. Du bi... Sabah ola hayrola... Uyumam lazım şimdi.


13 yorum:

  1. Yağmur yağarken pencereden bakmaya, aceleye gelmeyen yemekler pişirmeye, gün ortasında yorganlara sarılmaya heveslenip de çalışma hayatına mola vermiş biri olarak hak edilmiş yorgunluğun tadını anımsadım yeniden. O da güzeldi.

    sevgimle

    YanıtlaSil
  2. iyi uykular tatlı rüyalar :)

    YanıtlaSil
  3. Okadar çalışmadan sonra dinlen enerjini depola ki bugünkü koşturmaya devam et.Hayat tekrardan ibaret ne de olsa.Sevgiler:)

    YanıtlaSil
  4. Kısa bir süre sigortacılık yapmış biri olaraktan söylüyorum. Allah gani gani sabır ve kolaylık versin. Zor iş vesselam.. Yorgancılık fikri bana da sıcak geldi :)

    YanıtlaSil
  5. Teşekürler Gülgün. Sevindim:)

    YanıtlaSil
  6. Elma Kurdu, güzel bir uyku çektim:)
    Sağolun.

    YanıtlaSil
  7. Evet Gülçin, sigortacıyım:)

    YanıtlaSil
  8. Doğru, hayat tekrarlardan ibaret Canan. Ama Muhammet Peygamber'in dediği gibi bu günümüz düne eş olmamalı:)

    YanıtlaSil
  9. Neslice, sigortacıyım. İşime aşığım:)

    YanıtlaSil
  10. meslekdaşız ;) çok zor hemde çook, bilmez miyim..

    YanıtlaSil
  11. Hey sevindim Gülçin:) Her mesleğin zor tarafları var tabii... Ama sevdiğim bir işi yaptığım için mutluyum:) Memleketimdeki 100 kadından 6 sı girişimci. Biri sizsiniz biri benim demek ki:))

    YanıtlaSil
  12. Çok geçmiş olsun Vildan Hanım, inşallah şimdi daha iyisinizdir. Bu aralar feci soğuk, dikkatli olmak lazım. Acil şifalar :)

    YanıtlaSil