Bir noktada toplum netleşiyor: mandalar ve mandalinalar. Taraflar belli. Roller dağıtılmış. Ve kimse bu ayrımın neden yapıldığını sorgulamıyor. Çünkü mesele artık doğru ya da yanlış değil. Mesele, mandalinaların tehdit ilan edilmesiyle birlikte herkesin o oyunun parçası haline gelmesi.
Şiir Hoca, mandalar ile mandalinalar arasında, mandolinin yükselen gürültü içinde duyulmaz hale gelişini de haybeye eklemiyor. Bu oyunda en çok kaybolanlar, sesi en az çıkanlar.
Öykü burada ince ama sert bir ironi kuruyor: Aslında ortada gerçek bir tehlike yok. Ama herkes varmış gibi yaşamaya başlıyor.
İşte bu yüzden hikâye rahatsız edici. Mandalina... Manda... Bir kelime değiştiğinde, bir şey tehdit olarak ilan edildiğinde, gerçekliğin ne kadar hızlı yeniden kurulabildiğini anlatıyor.
Ve insan ister istemez şunu düşünüyor... Gerçekten mandalinalar mı tehlikeliydi? Yoksa birilerinin öyle demesi mi yetti?
Selam Şiir Hoca eşimin arkadaşı Yazıyı okuyunca ilgimi çekti. Öyküyü merak ettim ilginçmiş sevgiyle kalın.
YanıtlaSilParıldayan Çiçek, selam ve sevgimi gönderiyorum Şiir Hoca'ya... Çok severim öykülerini.
Sil