Yanımda kardeşim, arkadaşlarım… Şahane bir sonbahar gecesi. Rüzgâr tam bana göre; nazlı nazlı esiyor. Sezen Aksu, birbirinden güzel şarkılarını ardı ardına söylüyor.
Karşımızda ışıl ışıl İstanbul silueti… Gökyüzünde kocaman bir mehtap, yıldızlar… O anın keyfine varmaya çalışsak da, içimizde bir hüzün, buğulu bir keder. İnsan dediğin zaten böyle, sevinci ve hüznü aynı kalpte taşıyabilen bir varlık.
Peki o kalabalığın içinde benim gibi kendini başka bir yerde hisseden var mıydı? Bilmiyorum. Ama ben bir ara gerçekten oradan “gittim”. Başka bir zamana, başka bir âna ışınlandım.
Yanımda biri vardı. Vazgeçemediklerimden biri.
Bilirsiniz… Ispanağı çok sever. Puf böreğine bayılır. Oktay Rıfat ve Melih Cevdet Anday en yakın arkadaşlarıdır. Büyümüştür, işsiz kalmıştır, aç kalmıştır. Hayatın içine karışmıştır. Ne yârdan geçer, ne serden; ne denizlerden, ne gökyüzünden… Ama geçim derdi peşini bırakmaz. Sokakta yürürken, kendi kendine gülümsediğinin farkına vardığında, kendisini deli zannedeceklerini düşünüp gülümser.
Toparladığım bu cümleler Orhan Veli Kanık’ın dizelerinden izler taşıyor. Neden mi yazdım? Çünkü o anda, sahnede Orhan Veli sözlerinden bir şarkı söyleniyordu. Benim ruhum ise çoktan firar etmişti, Orhan Veli ile yürüyordum. O konuşuyordu, ben susuyordum. Sitemkâr gözlerle bakıyordum.
“Kim söylemiş beni Süheyla’ya vurulmuşum diye?” dedi.
“Kim görmüş, ama kim, Yüksekkaldırım’da güpegündüz Eleni’yi öptüğümü?”
Dudak büktüm. Ellerimi iki yana açtım: “Ne bileyim?” dedim.
“Melahat’i almışım da sonra Alemdar’a gitmişim, öyle mi?”
Başımı üzgün üzgün evet der gibi salladım.
İnanmadığımı fark edince güldü:
“Peki, kimin bacağını sıkmışım tramvayda?” dedi.
Omuz silktim. Sonra elimle Galata Kulesi’ni işaret ettim.
Güldü yine.
“Güya bir de Galata’ya dadanmışız; kafaları çekip çekip orada alıyormuşuz soluğu…”
İki elimle yanaklarımı tuttum. Başımı iki yana salladım. Neredeyse ağlayacaktım.
Gözlerimin içine baktı:
“Geç bunları anam babam, geç… Bilirim ben ne yaptığımı.” dedi.
Saftoriğin tekiyim. Şair ne derse inanırım. İnandım. Hatta bu itiraflarına nasıl sevindiğimi anlatamam.
Gözlerimi kapadım. Tam o anda aklıma başka bir dedikodu geldi:
“Ya Mualla’yı sandala atıp ruhunda hicranını söyletme hikâyesi—”
Diyecektim ki… Hooop! hayal gitti.
Öylece.
Ne oldu sonra biliyor musunuz?
Ah… Bana bir lodos lazımdı şimdi. Bir kürek, bir kayık…
Bir dakika… İşe dönmeliyim.
Kahve molam bitti.

Ne kadar güzel yazmışsın.
YanıtlaSilOkudukça bir kulağıma çalındı şarkıları, esinti geçti bir yanımdan, kokusu geldi usul usul boğazın.
Ellerine sağlık!
Sevgiyle....
Eyvallah Pembe Deniz, beğenmenize çokkk sevindim:)
SilBir Sezen Aksu konseri çekti canım... :)
YanıtlaSilO değil de Vladimir, her yıl bir defa bari açık hava konserine gitmeli:)
SilMehtap,yıldızlar ve Sezen Aksu...hem oradasın hem değilsin...niye bilmem bende şunu mırıldanmaya başladım
YanıtlaSil...Ele avuca sığmazdı deli gönlüm
Bir zamanlar nerdeydi şimdi nerde
İster güneş ol yak beni
Yağmurum ol ağlat beni
Aklım başka
Duygularım başka yerde...
Pınarpare, çok severim o şarkıyı biliyor musunuz? Durun dinleyeceğim şimdi:) Hatta sözlerini hemen buraya geçireceğim:)
SilGüneş Ol Yak Beni - Sezen Aksu
Ele avuca sığmazdı deli gönlüm
Bir zamanlar neredydi şimdi nerde
İster güneş ol yak beni
Yağmur ol ağlat beni
Aklım başka
Duygularım başka yerde
Bi deli rüzgar savurdu beni böyle
Bu mutlu tutsak benim altın kafeste
İster güneş ol yak beni
Yağmur ol ağlat beni
Zincirleri yüreğimin
Artık sende
Yok ağlatmaz asla beni bir gün ayrılık
Pişmanlığım nefret olmaz öfke olmaz
Senden daha acı bir hasret bulunmaz
İster güneş ol yak beni
Yağmur ol ağlat beni
Aklım başka
Duygularım başka yerde
İster güneş ol yak beni
Yağmur ol ağlat beni
Zincirleri yüreğimin
Artık sendeeeee:)))
Ah o yıllar geldi aklıma. İlk gençlik anlarım. Hevesle kasetini dinlerdik Levent Yüksel'in. Bir de sayesin de Orhan Veli'ci olmuştuk. Kısa satırlara uzun duygular yerleştirmek neymiş, o zamanlar öğrenmiştik. Ah Sezen , sen yok musun. Hep senin başının altından çıkıyor bu duygulanmalar...
YanıtlaSilEsrates, Levent Yüksel'in sesini çok beğeniyorum ve Sezen Aksu'nun şarkılarını çok güzel söylediğini düşünüyorum. Keşke daha çok şakı söylese:)
SilŞiir gibi bir anlatım...muhteşem !! yazılanlar da, yazıların canlandırdıkları da...
YanıtlaSilKahve telvesi, mahcup ediyorsunuz beni:) Çok tatlısınız, teşekkür ederim.
SilSezen Aksu'yu da Orhan Veli'yi de çok severim. Sezen'i canlı dinlemek henüz nasip olmadı ama yazı çok keyifli, oradaymış kadar oldum:)
YanıtlaSilNeslihan, her zaman her istediğimiz yere gitmek mümkün olmuyor elbette,
Silama ne diyoruz, hayal et, olur elbet:)) Sevgiler.
Sezen Aksu bu her duygumuza her durumumuza yol arkadaşı...
YanıtlaSilSelam Lale, aynen katılıyorum dediklerinize:)
SilŞahane bir yazı olmuş...Edebiyat tadında...Tebrik ederim.
YanıtlaSilNe yazdı ne yazmadı, çok naziksiniz. Teşekkür ederim:)
Silsezenim...:)
YanıtlaSilSezen'i sevenler kulübü, var mı katılmak isteyen:)
Sil