20 Mayıs 2026 Çarşamba

Sirkler ve Hayaller

 

Çocukken sirk kapısından içeri adım attığım an dünya değişirdi. İp üstünde yerçekimine meydan okuyan cambazlar, havada lobutları dans ettiren jonglörler,  ağzından ateşler saçan o büyüleyici insanlar... Hatırlasanıza, daha neler vardı! Tek tekerlekli bisiklet üstünde akılalmaz dengeler, uçan akrobatlar, şapkadan çıkan dünyalar...

Gösteri bittiğinde benim için eve dönme vakti değil, hayaller kurma vakti başlardı. İçimden yükselen o delişmen sesi dün gibi hatırlıyorum... 

"Evden kaçıp bu karavanlardan birinin içine atlayacağım, onlarla şehir şehir, ülke ülke gezeceğim!" 

Çünkü sirk, o yaşta bana tek bir gerçeği fısıldardı: 

Hayat sadece bizim yaşadığımız o güvenli ama tekdüze odalardan ibaret değildi. Filmlerde gördüğüm, kitaplarda okuduğum  o rengarenk, farklı farklı insanların bambaşka hayatları vardı. "Neden tek  ömürde hep aynı hayatı yaşamak zorundayız ki?" diye düşünür, o sıradanlığa fena halde sıkılırdım.

Yıllar geçti.

Hiçbir karavanın peşinden gidemedim belki ama o her şeyi merak eden, sınırları reddeden çocuğu da hiç büyütmedim. 

İşte tam da bu yüzden, tam üç ay önce  o büyülü dünyaya geri dönüş biletimi aldım. 

Nanananoom! Vakit geldi! 

Bu hafta sonu  Cirque du Soleil – OVO ile doğanın o gizemli, rengarenk evrenine dalacağım. İçimdeki o heyecanlı çocuğun elinden tutup, birkaç saatliğine de olsa o tekdüze hayata tatlı bir mola vereceğim. 

Acaba bu kez gerçekten kaçsam mı? 

Üstelik üç top çevirebiliyorum... Jonglörlük yapabilirim mesela... 

Aaah! Keşke kaçsam, gitsem,  karışsam aralarına:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder