15 Kasım 2018 Perşembe

Günler Bir Bir Geçecek Çok Şeyler Göreceksin... Geriye Baktığında Sen de Sana Güleceksin...



Ukulele  çalışmaya devam ediyorum.


Daha önce kitaplarını hiç okumadığım  memleketimin iki yazarının birinin romanını, 
diğerinin öykü kitabını okudum. 
Tüm kitaplarını okumaya niyetlendim.


        Frank Sinatra'dan Beethoven'a etkileyici müzikler eşliğinde, 
dans ve akrobasinin ahengiyle, Düşen Kimse adlı  müthiş bir performans  seyrettim.  
Danzon, bloğunda işaret etmeseydi bu gösteriye gitmeyi asla düşünmezdim.
Teşekkür ederim.





 O gün sanırım sahiden dellendim.  İstanbul'a gittim. Metroya bindim. Son durak olan Kazlıçeşme'de indim. Yürüdüm... Yürüdüm... 27.200 adım atmışım:) 
İstanbul'u sevmeyen gitsin abicim. Her köşesinin hastasıyım.


Kazlıçeşme'den Sirkeci'ye yürü babam yürü... Eee... Akşam olmuştu tabii...
Gün batıyor. Karşıda Üsküdar görünüyor. Necip Fazıl'ın bir dizesi aklıma düşüyor.
"Her akşam camlarında yangın çıkan Üsküdar."
Yeminle şiirdeki bu dizeyi çok merak ederdim. Acaba nasıl oluyor ki, derdim.
Müthişmiş!
Nasıl olduğunu gördüm ya, feleğe çok teşekkür ederim.



Kadıköy'deki Süreyya  Sahnesi'nin önünden geçerken hep gözüm takılırdı. 
Eylül ayıydı sanırım. İçeriye girdim ve programlara baktım. O ayın tüm biletleri satılmıştı. Sonunda  Kasım ayına, Falstaff'a bilet alabildim. 
Şekspir'in oyunundan uyarlama, Verdi'nin müzikleriyle şahane bir opera. 
Büyülendim.
 Bundan sonra Süreyya Sahnesi'ne ayda bir kez gitmeye niyetlendim.

 Sinemaya gittim. Üç filmi de tüm merakımla, hayranlıkla seyrettim.

Şahidim. Sanatın insanın üzerinde iyilik kışkırtan özelliği var.
Sanatın her dalında emek veren insanlara müteşekkirim. 



not- başlık erdem alkın'ın şarkı sözü... vay canım vay


4 Kasım 2018 Pazar

Muhtelif Meraklar, Dağınık İlgiler, Yarım yamalak Bilgiler:)

Merakları muhtelif, ilgisi dağınık, bilgisi yarım yamalak  biriyim.  
Her şeyi merak edip öğrenmek isteyen bir bünyeye sahibim.
  İyice öğrenip en güzelini yapayım diyemiyorum. 
Her defasında yepyeni ilgilerin cazibesine kapılıveriyorum. 
Hooopp... Dağılıyorum:) 
Allahım yarabbim... Ne çok öğrenilecek konu var di mi?
Mesela...
Mandala yapmayı denedim. Çok sevdim.

Keçe bebek yapmayı denedim. Çok sevdim.

Şimdi ise....  Poi çevirmek istiyorum. 
Yeni Zelanda'da Maori yerlileri Poi ile  kutsal savaş dansı yaparlarmış.
El, kol kaslarını kuvvetlendirmek, esneklik kazanmak, yeteneklerini geliştirmek niyetiyle poi kullanırlarmış. Günümüzde müzik eşliğinde yapılır olmuş.
Aslında sirklerde ateşle yaparlar ya hani bu hareketleri... Öyle işte.
Çok  merak ettim. 
Poi'yi ha deyince bulamayacağıma göre kendi poi'mi kendim yapayım dedim. 
Çorabımın her birine  top koydum. 
Çevirmeye başladım. Aaa! Çok eğlenceli.
Niyetim ateşle poi dansı yapabilmek tabii!!!
İşte videoda görüldüğü gibi:)


YouTube'dan


Niyet Ettiklerim....


Bu iki diziyi keyifle seyrediyorum. Devam edeceğim.


Julia Roberts'in dizisi sırada...   Seyredeceğim.


Çav Bella'yı  ukuleleyle çalmayı deniyorum. Öğreneceğim.


Merakla beklediğim iki film vizyonda. Sinemaya gideceğim.