23 Kasım 2018 Cuma

Bir Bitkiyle Tanışmak. - Küsküt Otu

İlk kez Rabia teyzeden duymuştum. 
- Domateslerimi küsküt otu sarmış, diye söyleniyordu. 

Küsküt otu mu? Neydi ki? Meğer küsküt otu asalak bir bitkiymiş. Misal, yukarıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi, başka bir bitkinin gövdesine sarılarak uzuyor, o bitkinin damar sistemine bağlanarak besinini emiyormuş. "Bitkilerin Bildikleri" adı kitapta küsküt otu için çiftçilerin baş belasıdır, zararlı ot olarak sınıflandırılır diye yazıyordu.  

Aynı diğer bitki tohumları gibi, küsküt otu tohumları da  toprakta çimleniyor, tohumları açılıyor,  toprak üstünde büyüdükçe  genç filiz daireler halinde kendi etrafında ilerliyor, sarılacağı bitkiyi fark ettiğinde ona doğru büyümesini sürdürüyormuş. Ama eğer yanında konaklayacağı, gövdesine sarılacağı bir bitki bulamazsa var ya... Yaşayamıyormuş.  Resmen ölüyormuş. Hangisine acıyacağımı bilemedim iyi mi? Fotoğraftaki küsküt otu  lezzetli domateslere nasıl sarılmış görüyor musunuz? Ohh! Konakladığı domatese yerleşmiş, domatesten besleniyor, gelişip büyüyor, çiçekleniyor. Bu durumda toprakla ilişkisini kesiyor, köksüz yaşamaya başlıyormuş.  Ne yapsın garibim? Kendi mi seçti ki küsküt olmayı? Yooo... Doğuştan böyle. Böyle olacağı tohumunda gizli. 

Küsküt otunu boş saksıya ya da yapma bitkilerin olduğu saksılara ekmişler. Asla büyüyememiş. İlla beslenebileceği komşusu olacak. Sadece komşuda pişer bize de düşer demiyecek, tası tarağı toplayıp komşuya iyice yerleşecek:)

Bitkilerin yaşamları bana acayip büyüleyici geliyor. Küskütün çiçekli dallarının karaciğer, böbrek rahatsızlıklarından, yorgunluk, göz şikayetlerine kadar şifa verici  diye kullanıldığını okuyunca sevindim ne ne yalan söyleyeyim:)

Küsküt otunun macerasını öğrenince, Masal Terapi kitabındaki Hayat Veren Ağacın İki Dalı adlı masal aklıma geldi. Şimdi anlatsam keşke... Denedim... Mümkün değil. O kadar yorgunum ki:)



NOT- fotoğrafları aldığım bu blogta daha fazla bilgi ve fotoğraf var: