discontent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
discontent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2026 Cumartesi

Hoşnutsuz Hallerim....



1989 doğumlu  İspanyol yazar Beatriz Serrano’nun  Hoşnutsuz adlı  ilk romanını büyük bir keyifle okuyordum. 

Madrid’in plaza hayatı, modern dünya sancıları... Anlatım akıcıydı. Ta ki 103. sayfadaki o cümleye çarpana kadar:

"...ve Ukrayna'dan satın aldığı bir bebeği vardı."

Bir an durdum. "Ukrayna'dan satın alınan bebek" mi? Bir çeviri hatası olmalı,  "Evlat edinmek" (adopted) falandır belki diye düşünerek kitabın İngilizcesine baktım: 

"…and a baby they bought in Ukraine." 

Hayır, yazar tam olarak bunu söylemişti: Ukrayna'dan bebek satın almak...

Ukraynalı arkadaşım Tatyana geldi aklıma, bu cümleyi okusa kim bilir ne kadar üzülürdü.

Yazar, modern dünyanın sığlığını, zenginlerin her şeyi bir tasarım objesi gibi görmesini ve parayla her şeye sahip olabileceklerini sanmalarını sert bir dille eleştiriyor olabilir. 

Eleştiri yapmak isterken, bir ülkeyi doğrudan bir pazar yeri gibi konumlandırıp insan onurunu bu kadar nesneleştirmek, acaba eleştirdiğimiz o duyarsız dünyanın bir parçası olduğumuzu mu gösteriyor?



25 Eylül 2025 Perşembe

Saatli Maarif Takvimi ve Kitap ve Saadet :)

 

Arkadaşım Nur, her yıl mutlaka Saatli Maarif Takvimi alır. Bazan  Instagram’da paylaşır. Dün paylaştığı sayfada Naci Kasım’ın  şu cümlelerini okudum... Bayıldım:)

"İyi bir kitap okuyup da ondan, saadetimize yol açan fayda ve güzellik duygusu kazanmamak mümkün değildir. Yalnız bu kazancı hasisin serveti gibi kendimize saklamakla değil, etrafa saçmakla hayatımızı değerlendirebiliriz." 

O  nedenle, son okuduğum kitaptan kazandığım, saadetime yol açan fayda ve güzellik duygumu hasisin serveti gibi kendime saklamak istemeyip, etrafa saçmak istedim.:))

İşte buyrunuz...

Son günlerde okuduğum İspanyol  kadın yazar Beatriz Serrano'nun romanı Hoşnutsuz, otuzlarının başındaki kadın kahramanı Marisa'nın  gözünden  günümüz iş dünyasını, iş arkadaşlarını, modern hayatın bitmeyen koşuşturmasını, ilişkilerdeki kırılgan dengeleri  kara mizah tadında anlatıyor. Bazı sayfalarında kahkaha atarak güldüm:) Çok az kaldı. Sonunu çok merak ediyorum. Hararetle tavsiye ederim:)




NOT- Aynı romanın farklı dillerde yayımlanan kitap kapaklarına bayıldım. Kendime saklamadım. İşte sizinle paylaştım. Arz ederim😆