gazze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gazze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Şubat 2026 Perşembe

Sokak Sanatına İlgim Katmerleniyor...

Aslında her şey, son zamanlarda kendimi sokak sanatının o gizemli ve bazan afacan dünyasına kaptırmamla başladı. Sokaklarda yürürken önünden geçip gittiğimiz o gri duvarların ardındaki hikayeleri, sprey boya kokusunun altındaki felsefeyi merak edince kendimi derin bir araştırmanın içinde buldum. Sanatın sadece steril müze salonlarına hapsedilemeyecek kadar büyük bir ruhu olduğunu fark etmek, bakış açımı tamamen değiştirdi.


Gombrich’in o meşhur "Sanat diye bir şey yoktur, aslında sadece sanatçılar vardır" sözü kulağımda çınlıyor. Araştırdıkça görüyorum ki, binlerce yıl önce mağara duvarına bizon çizen o el ile bugün bir çıkmaz sokağı renklendiren el aslında aynı şeyi fısıldıyor: "Buradayım ve dünyaya bir iz bırakmak istiyorum." Kant’ın dediği gibi, sanat aslında "amaçsız bir amaçlılık"; yani hayatımızdaki o gereksiz şeylerin en gereklisi!

Görünür olma, iz bırakma, mekanı dönüştürme. 
Müze yerine sokak, kömür yerine sprey boya. Ama mesele aynı.
Mağara duvarlarından sokak duvarlarına... 
Aradan binlerce yıl geçti... Değişen teknik, değişmeyen ihtiyaç.

Banksy Flower Thrower mural, yapay zekayla üretilmiş

Sokak sanatı, sadece estetik bir tercih değil, şehri ve kamusal alanı reklam panolarından geri alma mücadelesi. Düşünsenize, Banksy’nin duvarlara çizdiği o çiçek atan maskeli protestocu figürü olmasaydı, sokaklar sadece soğuk beton yığınlarından ibaret kalmaz mıydı?



Ya da Shepard Fairey’in  ikonik tasarımları ve Invader’ın dünyanın dört bir yanındaki binaların köşelerine gizlediği o küçük pikselli mozaikleri... Bu sanatçılar neden anonim kalmakta direniyor, neden bu işi bir suç ile sanat arasındaki o ince çizgide yürütüyorlar? İşte son aylarda tam olarak bu soruların peşindeyim.


Sanatın sadece bir sonuç değil, izleyiciyle tamamlanan canlı bir süreç olduğunu keşfettikçe, artık sokaktaki her stencil veya grafiti bana bir çizimden fazlasını anlatıyor. O sokağın ruhuna bırakılmış bir itirazı görüyorum. Araştırmalarım derinleştikçe bulduğum bu yeni hikayeleri sizinle paylaşmak için sabırsızlanıyorum. 

Kim bilir, belki bir sonraki köşe başında karşımıza çıkacak o renkli çizim, bize dünyanın sandığımızdan daha özgür olduğunu fısıldar.

21 Mayıs 2024 Salı

Amsterdam - 2024 Dünya Basın Fotoğrafları Sergisi

 

Amsterdam'a gittim. 
Denk gelince 2024 Dünya Basın Fotoğrafları sergisini gezdim.
Gene,  dünyadaki acıların fotoğrafları sergisiydi. 

2024 Dünya Basın Ödülü'nü Muhammed Salem'in 
İsrail saldırısında ölen yeğenini kucaklayan Gazzeli kadına odaklanan ve 
"Gazze Şeridi'nde olup bitenleri simgeleyen güçlü ve üzücü bir an" 
olarak özetlediği bu fotoğrafı almış. 
"İnsan hakları bu kefen altında gizli" diye yorumlanmış. 


BİR BABANIN ACISI
Kahramanmaraş'ta meydana gelen depremde, 
enkaz altında hayatını kaybeden kızının elini tutan babanın fotoğrafı.
(Fotoğraf-Adem Altan)


Madagaskar'da demansla ilgili toplumsal farkındalığın eksikliği, 
hafıza kaybı belirtileri gösteren kişilerin sıklıkla damgalanması anlamına geliyormuş.
Dada Paul, yıllardır kızı tarafından bakılıyormuş. 
Önce, aşırı alkol kullanımı nedeniyle, delirdiğini zannetmişler. 
Kızı babasındaki değişiklikleri izlemeye başlamış. 
Demas'la sorunu tespit edince, 
toplumda farkındalık oluşturmak niyetiyle  proje başlatılmış. 
Tornuyla birlikte kiliseye gitmeye hazırlanan Dada Paul.
(Fotoğraf- Lee-Ann Olwage)


SAVAŞ BÖLGESİNDE SEL
6 Haziran 2023'te meydana gelen patlamalar,
Ukrayna Rusya arasındaki  barajın duvarının çökmesine neden olmuş.
Hem Ukrayna hem de Rusya  tarafında 
toplam 17.500 evi sular altında bırakmış, yüzlerce insan ölmüş. 
(Fotoğraf- Johanna Maria Fritz)


BEN HALA SENİNLEYİM
Kuzey Çin'de ölümcül hastalığı olan üç çocuklu genç bir annenin 
"Büyüdüğünüze şahit olamayacağım. 
O zaman yirmi yıl sonra nasıl görüneceğimize dair bir aile fotoğrafı çektirelim" 
niyetiyle bu fotoğraf çekilmiş.
(Fotoğraf- Lioning)