ingiltere kraliçesi 2. Elizabeth etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ingiltere kraliçesi 2. Elizabeth etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Haziran 2012 Salı

Yalanım Yok... Hayalim Çok:)


Ehemm! Ehemm! Övünmek gibi olmasın ama... Ben şimdi İngiltere'deyim. Kraliçe 2. Elizabeth'in tahttaki 60. yılı nedeniyle, İngiltere'nin başkenti Londra'ya bizzat kraliçe ve eşi Edinburg Dükü Philip tarafından davet edildim.  


Düşünebiliyor musun, Kraliçe 2. Elizabeth, Tayland Kralından ve eski İngiltere Kraliçesi Victoria'dan sonra, dünyanın en uzun süreli tahtta bulunan kişisiymiş. 1952 yılından bu yana 12 başbakan görmüş. 86 yaşındaki Kraliçe,  65 yıldır Prens Philip ile evli. 4 çocuk, 8 torun sahibi. 


Duymuşsundur illa ki... Kraliçenin onuruna, Buckingham Sarayı'nın hemen önündeki Kraliçe Victoria Anıtının çevresinde, bugüne kadar Londra'da görülmemiş muazzam bir konser düzenleniyor.  Bütün dünya şimdi bu görkemli konseri izliyor. Bugün uçağım gecikince, konsere geç kaldım tabii... Uçaktan iner inmez taksiye atladığım gibi  "Usta, çek Buckingham Sarayı'na! Kraliçe beni bekliyor. Hızlı gitmezsen çok gecikeceğim, ayıp olacak kadıncağıza!" dedim. Taksi şöförü galiba anlamadı dediklerimi... Hiç acelesi yokmuş gibiydi. Kalabalığı görünce, Buckingham'ın yakınlarında, apar topar indirdi. 


Baktım ki o ne? White Hall kapısında Buckingham Sarayı Süvari Birliği eşliğinde, Kraliçe Elizabeth arabasına kurulmuş, beklemiyor mu beni? Nasıl macup oldum anlatamam. Hemen kraliyet arabasına atladığım gibi, kraliçeyle birlikte konser alanına gittim. Kraliçenin eşi Prens Philip rahatsız olduğu için gelememiş. Söylediklerine göre, bana selam ve sevgisini göndermiş. "Eyvallah, Allah şifa versin" dedim. Prens Charles, oturacağımız protokol bölümüne kadar, kraliçe ile  bana eşlik etti. 

 
Topuklu ayakkabılara hiç alışkın değilim ki... Bir ara tökezledim. Prens Charles'in kolunu tutmasam, inan az kalsın düşecektim. Prens'in karısı Cornwall Düşesi Camilla,  Charles'in kolunda görünce beni, suratı allak bullak oldu, iyi mi? Hayret edilecek şey! Kadının bu kadar kıskancı çekilmez vallahi... "Eyvahh!" dedim. "Dünyanın gözü önünde kendimi rüsva etmeyeyim şimdi." Bünyemi zorla zerafete akortladım. Gülümsedim.  Sağ elimi yüreğimin üstüne koydum. Camilla'ya eğilerek... "Bizde yamuk olmaz ablacım. Prens Charles dünya ahiret abimdir." dedim. Anladı mı anlamadı mı bilmiyorum. En son gördüğümde, şaşakalmış, donakalmış, kalakalmış halde yüzüme bakıyordu. "Don't worry, be happy" dedim kendi kendime...  Camilla'yı olduğu gibi bıraktım. Hemen sahneye  döndüm. 


Of... O ne? Benim gecikmem yüzünden Kraliçe Elizabeth ile ben,  Tom Jones'u dinlemeyi kaçırmışız meğerse...  Ne fena!.. Nasıl canım sıkıldı anlatamam. Şimdi indim bana ayrılan odaya... Taktım kafama bi defa...  Tom Jones'un şarkısını dinleyeceğim. Buyrunuz... Şimdi 72 yaşında olan, bir dev adam o... Tom Jones söylüyor.... Delilah...




31 Aralık 2011 Cumartesi

Bu Yılbaşı Gecesi Neredeyim?



1978'de Orhan Aksoy'un yönettiği Neşeli Günler adlı filmde, Münir Özkul'un canlandırdığı Kazım Efendi'nin, işsiz güçsüz ve bol palavracı kardeşi Ziya unutamadığım tiplerden biridir.  Anlattığına göre Almanya'da safariye çıkmış, tüfeği ateş almayınca, aslanı çakıyla öldürmüştür. Ziya'da palavranın sonu yoktur. Mesela Ziya'nın anlattığına göre hem Demirel hem Ecevit kendisine partilerine katılması için  yalvarmışlardır... Ama Ziya ikisini de redetmiştir. Peki birini seçse ne bakanı olurdu Ziya dersin? Palavra Bakanı olacağı kesindir. Tutunamayan biridir Ziya... Yani hiç bir işte tutunamamaktadır. Mesela bir ara jilet işine kalkışır. Bak şimdi... Ziya'yı bir kahvehanede hayal edelim.  Ziya kahve ahalisi arasında jilet satmaktadır... Anlattığına göre...  En iyi jilet Ziya'nın elindekidir. Çünkü dünyanın bütün  meşhurları bununla tıraş olmaktadırlar. Kimler mi? Kimler olacak... Meselaaa... Başlıyorum Ziya usulü atmasyona... İngiltere kralı... Rahmetli başkan Kenedi... Taçsız kral Pele... Bakenbayer... Kaleci Mayer... Nadye Komanaci... Biricit Bardo... Fenerbahçeli Cemil... Hepsi şöhretlerini Ziya'nın elindeki bu jilete borçludurlar. Evet. Denemesi bedavadır. Hem de hiç para vermeden... İşte böyle palavra ustasıdır Ziya. Sonra elindeki jiletle bir vatandaşı tıraş etmek ister. Adamın suratını kan içinde bırakır. Vatandaş kıyameti koparır. Pişkindir Ziya. Bu kez gene satmak niyetiyle cebinden kanı durdurmak için bir şişe ilaç çıkarır. Çok alemdir Ziya... Çook!


Bu gece malûm yılbaşı... Biliyorum yılbaşını  nerede kutladığımı merak ediyorsundur. Aramızda kalsın ama ben İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth ve eşi Edinburgh Dükü davet ettiği için Buckingham Sarayı'ndayım. Sabah tören alanının White Hall kapısında Buckingham Sarayı Suvari Birliği tarafından karşılandım. Prens Charles arabada bana eşlik etti. Rahatsızlığı nedeniyle eşi Cornwall Düşesi Camilla törene katılamadığı için Prens Charles benden özür üzerine özür diledi. "Aman canımm, ne önemi var. Don't worry! Be happy!" dedim.  Prens mahcup oldu. Yanakları kızardı. Utanarak gülümsedi. Hayır. Şeyi anlayamadım. Benim  Bukingham Sarayı'nda yılbaşı yemeğine katılacağımı Londra'daki Türkler'e kim haber verdi? Neden biliyor musun? Ben ve Prens Charles'i taşıyan konvoy Mall Caddesinden geçerek saraya giderken, yol kenarında bayrak sallayan pek çok insan bana sevgi gösterisinde bulundu. Nasıl gururlandım anlatamam. Şimdi  siyah uzuuun elbisemi giydim. Saçlarımı prenses topuzu yaptım.  Kraliçe yarım saatir aşağıda arabada beni bekliyor. Hemen çıkmalıyım. Palavra mı? Ne yani bu anlattıklarımı  palavra mı sandın? Yok artık! Sen beni galiba Neşeli Günler'deki Ziya ile karıştırdın.  MUTLU YILLAR:)