Ehemm! Ehemm! Övünmek gibi olmasın ama... Ben şimdi İngiltere'deyim. Kraliçe 2. Elizabeth'in tahttaki 60. yılı nedeniyle, İngiltere'nin başkenti Londra'ya bizzat kraliçe ve eşi Edinburg Dükü Philip tarafından davet edildim.
Düşünebiliyor musun, Kraliçe 2. Elizabeth, Tayland Kralından ve eski İngiltere Kraliçesi Victoria'dan sonra, dünyanın en uzun süreli tahtta bulunan kişisiymiş. 1952 yılından bu yana 12 başbakan görmüş. 86 yaşındaki Kraliçe, 65 yıldır Prens Philip ile evli. 4 çocuk, 8 torun sahibi.
Duymuşsundur illa ki... Kraliçenin onuruna, Buckingham Sarayı'nın hemen önündeki Kraliçe Victoria Anıtının çevresinde, bugüne kadar Londra'da görülmemiş muazzam bir konser düzenleniyor. Bütün dünya şimdi bu görkemli konseri izliyor. Bugün uçağım gecikince, konsere geç kaldım tabii... Uçaktan iner inmez taksiye atladığım gibi "Usta, çek Buckingham Sarayı'na! Kraliçe beni bekliyor. Hızlı gitmezsen çok gecikeceğim, ayıp olacak kadıncağıza!" dedim. Taksi şöförü galiba anlamadı dediklerimi... Hiç acelesi yokmuş gibiydi. Kalabalığı görünce, Buckingham'ın yakınlarında, apar topar indirdi.
Baktım ki o ne? White Hall kapısında Buckingham Sarayı Süvari Birliği eşliğinde, Kraliçe Elizabeth arabasına kurulmuş, beklemiyor mu beni? Nasıl macup oldum anlatamam. Hemen kraliyet arabasına atladığım gibi, kraliçeyle birlikte konser alanına gittim. Kraliçenin eşi Prens Philip rahatsız olduğu için gelememiş. Söylediklerine göre, bana selam ve sevgisini göndermiş. "Eyvallah, Allah şifa versin" dedim. Prens Charles, oturacağımız protokol bölümüne kadar, kraliçe ile bana eşlik etti.
Topuklu ayakkabılara hiç alışkın değilim ki... Bir ara tökezledim. Prens Charles'in kolunu tutmasam, inan az kalsın düşecektim. Prens'in karısı Cornwall Düşesi Camilla, Charles'in kolunda görünce beni, suratı allak bullak oldu, iyi mi? Hayret edilecek şey! Kadının bu kadar kıskancı çekilmez vallahi... "Eyvahh!" dedim. "Dünyanın gözü önünde kendimi rüsva etmeyeyim şimdi." Bünyemi zorla zerafete akortladım. Gülümsedim. Sağ elimi yüreğimin üstüne koydum. Camilla'ya eğilerek... "Bizde yamuk olmaz ablacım. Prens Charles dünya ahiret abimdir." dedim. Anladı mı anlamadı mı bilmiyorum. En son gördüğümde, şaşakalmış, donakalmış, kalakalmış halde yüzüme bakıyordu. "Don't worry, be happy" dedim kendi kendime... Camilla'yı olduğu gibi bıraktım. Hemen sahneye döndüm.
Of... O ne? Benim gecikmem yüzünden Kraliçe Elizabeth ile ben, Tom Jones'u dinlemeyi kaçırmışız meğerse... Ne fena!.. Nasıl canım sıkıldı anlatamam. Şimdi indim bana ayrılan odaya... Taktım kafama bi defa... Tom Jones'un şarkısını dinleyeceğim. Buyrunuz... Şimdi 72 yaşında olan, bir dev adam o... Tom Jones söylüyor.... Delilah...








