julia roberts etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
julia roberts etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2022 Cumartesi

MAVRA ZAMANI

"dünyanın bütün
teflon tavalarına..
ve kızlarına"

"bütün evhamlı evhanımlarına
ve kaleci zubi zaretta'ya"

"sesler, yüzler, sokaklar,
    tıfıl, müzdarip fiskeler"


"bu ayaklar beni yürümüyor..
bu eller beni tutmuyor..
bu yürek beni hissetmiyor..
bu beyin beni anlamıyor..
bu vücut beni yarı yolda bırakıyor..
kendi bedenimdeyim,
fakat kendim nerdeyim..
yâni kime nöbetteyim.. bırrr.."


"hayatın naçizane bir kardeşi olarak, 
hayata naçiz oyalanma, dayanma metinleri sunarak.. 
yazarken ne güzelsin.. 
okurken de güzellerdir değil mi.. 
güzeliz, güzeliz."


NOT -
cümleler- metin üstündağ- mavra zamanı adlı kitabından
fotoğraf kareleri- erin brockovich  adlı filmden 

11 Mart 2012 Pazar

Sinemada Dejavu Vaziyetleri - Ye Dua Et Sev Ve Sen Kimsin


Yemeği çok severim. Dua etmeyi çok severim. Eee... Severim yani... Sonra Julia Roberts'i severim. Tamam. Filmin sonlarına doğru Javier Bardem'in az rolü vardı. Dert değil ki. Onun filmde az da olsa var olması, o filmi  sevmem için yeterli sebeptir diye düşünmekteyim. Sonra... Harikulade şehirleri gezmeyi ve egzotik seyahatlere çıkmayı sevmez miyim? Of, bayılırım ne yalan söyleyeyim. Bana gökyüzüne çıkacaz de, hemen merdiven dayayan cinstenim. Makarnaya, hele hele domates soslusuna asla dayanamam.  Hüplete hüplete, tabak tabak yerim.Yerken tanıyamazsın beni. Kendimi kaybederim. Eee.. İyi de "Ye, Dua Et, Sev" adlı bu filmi neden sevmedim?  Bırak sevmeyi, filmi seyrederken nedense rahatsız bile oldum diyebilirim. Tuhaf şey! Kim bu filmin yönetmeni, kim yazmış bu filmin senaryosunu kuzum? Bu kadar sevdiğim şeyi bir araya getirip, sevmediğim bir film yapmayı nasıl becermişler? İnan ki bu durumu henüz çözemedim. Şaşırdım vallahi... Hayretler içindeyim.

 

NOT: Hımm.. Ama bir şey itiraf etmeliyim. Bu filmi seyrettikten sonra üşenmedim. Makarna pişirdim. Söylemesi ayıp olmasın ama koca bir tabak domatesli makarnayı hüplete hüplete yedim. Bu notu filme haksızlık olmasın diye yazıyorum. Bu filmin bende makarna yeme hissi uyandırmasını sevdim ne yalan söyleyeyim. Bak  pişirip yediğim makarnanın fotoğrafını çekip buraya ekledim.


Az önce baktım. Yukarıdaki yazıyı 20 Kasım 2010'da yazmışım. Bu hafta aynı durum gerçekleşti. Dejavu gibi bi şi... Bak şimdi...


Dedektiflik filmlerini severim. Komedi filmlerini de severim. Eee... Severim yani... Komedi Dükkanı'nın takipçisi değildim.  Dert değil ki... Tolga Çevik'li filmleri hep sevmişimdir. Organize İşler'deki Süpermen Samet'e bayılmıştım.  Vizontele'deki Nafiz Doğan'a da öyle... Sonra... İçinde İstanbul olan filmlere kafadan taraftarımdır...  İstanbul'u seyrederken  filmin kusurlarını asla  görmem.  Eee... İyi de "Sen Kimsin?" adlı bu filmi neden sevmedim? Bırak sevmeyi, eğer sıranın sonunda olmasam, ara verilmeden filmi bırakıp çıkmayı düşündüğümü bile söyleyebilirim. Tuhaf şey! Bu kadar sevdiğim şeyi bir araya getirip, sevmediğim bir film yapmayı nasıl becermişler? İnan ki bu durumu henüz çözemedim. Şaşırdım vallahi... Hayretler içindeyim.

 
 

NOT: Filmi seyrettikten sonra makarna pişirmedim tabii.. Bu notu filme haksızlık olmasın diye yazıyorum. Aşağıdaki kareyi görünce, bu filmin bende top yuvarlanan yokuşta koşma isteği uyandırdığını söylemeliyim.