kayahan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kayahan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Şubat 2012 Cuma

Kahve Molası - Bir An Mevsimler Arası Seyahat


Vay canına sayın seyirciler! Sabahtan beri nefes nefese çalışıyorum. Dur durak yok. Telefonlar, gelenler, imzalar, çapariz hasarlar...  Hava soğuk. Gri.  Gün kısa. Karanlık az sonra bastıracak. Eli kulağında. Peki, söyler misin, kış ne zaman biter? Nisan'ı mı bekler? Aylardan en zalimini. T.S.Eliot'un "Nisan, ayların en zalimidir." diye meşhur dizesi  vardır ya hani. Bilirsin kim bu dizeyi söylüyorsa hemen  ardından Orhan Veli'nin "Beni bu havalar mahvetti." dizesini ekler. Şimdi bu Şubat ayazında "Gelme kış gelme, yağma kar yağma, köylümü kentlimi soğukta koyma" diyeceğim yerde nereden çıkardım bu dizeleri diye düşünüyorsun değil mi? Az önce biraz nefeslenmek için balkona çıktım. Karşımda gıpgiriii deniz. Şimdi yerinde olmayan tahta iskeleyi gözümün önüne getirdim. İskelede hüzünlü bir kız çocuğu hayal ettim. Bir an gerilere gittim. O vakitler sanırım ömrümün Nisan ayındaydım.  Anlıyorsun değil mi ömrümün ilkbaharı. Evet. Evet... Öyle olmalı. Zalim Nisan... Ruhları şekilden şekile sokan... Akıl kaydıran... Hüzne boğan... Sırtımda çiçekli bir elbise. İskelenin ucunda oturuyorum. Herşeye, herkese sırtımı dönmüşüm. Havada deniz kokusu. Nereden takılmışsa bir şarkı dudaklarımda.  Ayaklarımı melodinin ritminde sallayarak usulca bir Kayahan şarkısı söylüyorum. "Sularda yorgun akşam, ben yangın telaşlarında. Çırpınır kalbim çırpınır. Gemiler geçer. Uzak bir beyaz hüzün soluklanır." O vakitler dünyayı başıma yıktığını düşündüğüm minnacık dertlerimi, korkularımı, kalp ağrılarımı düşündüm. Güldüm kendime. Evlerin ve fabrikaların ışıkları uzaktan göz kırpıyor. Rüzgârın acı ayazı yanaklarımı ısırıyor. Hayallerim yanıp sönüyor. Kar atıştırıyor... Gene geçmişin bir Kayahan şarkısı dudaklarımda dilleniyor. "Alıcı kuşlar gibi başımın üstünde dönüp durmayın. Kolkola girip yalnızlığımı vurmayın yüzüme kar taneleri. Ahhh özledim hemde çok özledim ezberledim beklemeyi. Yollar benim umudumdur yolları kapatmayın. Yağmayın yollarıma durun kar taneleri..." Haydi toparlanmalıyım... Şimdi ilkbaharın hicaz taksimlerinden geçip, Şubat'a yakışır bir şeyler söylemeliyim. Bugün haftanın son çalışma günüm. Masamı toparlayıp yola dökülmeliyim. Ahh!.. Bilirim... Merhametlidir Şubat... İnce fikirlidir.  Ben iyisi mi ömrümün daha gerilerine gidip, akabinde bugüne döneyim. "Odunun var mı yakacak? Evin var mı barınacak? Kış geldi. Kar yağacak. Yoksullar ne yapacak?" diye söyleyeyim Ne güzel okul şarkılarım vardı benim. Acaba bu şarkılar halen öğretiliyor mu okullarda? Tamam. Bunlar döküldü şimdi parmaklarımdan... Enginde yavaş yavaş günün minesi soldu. Çooktaan bugün  akşam oldu. Amaa... Dinle... Duyuyor musun? Telefon çalıyor. İşe dönmeliyim.