Harikûlade bir kitap adı... Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi... Hey! Yüreğime nasıl ılık ılık aktı anlatamam. Resmen kitabın adına tav oldum. Dedim, ben kitabı almalıyım. Sonra yazarını düşündüm. Ziya Osman Saba... Şair değil miydi? Edebiyat derslerinde öyle öğrenmemiş miydik? Kapakta -Bütün Öyküleri- diye yazıyor. Bu benim cahilliğim, öyküleri de varmış demek ki. Ne güzel... Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi nasıl bir öykü acaba? Du bi... Önce Ziya Osman Saba kimdi, bi gugıllıyıvereyim.
1910 Beşiktaş doğumluymuş. Cahit Sıtkı Tarancı ile Galatasaray Lisesi'nden çok sıkı arkadaşlarmış. Hemen ölüm yılına baktım. Ruhuna rahmet... Ah! Çok genç... 47 yaşında dünyamızdan göçmüş.
Kitabın arka kapağına göz gezdirdim. Kitabın ilk öyküsü olan Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi'nden alıntı küçük bir paragraf var:
"Burada her şey, herkes birbirine gülümsüyor.
Hiçbir ihtiyar, hiçbir çirkin, hiçbir düşünceli insan resmi yok.
Adeta bu fotoğrafhaneye sevinçsiz hiçbir insan ayak atmamış.
Yahut fotoğrafçı, bir muvaffakiyet sırrı olarak, makinesinin
karşısında candan gülümseyemeyecek müşterisinin fotoğrafını
çekmemiş."
Evdeyim. Az sonra kitabın sayfasını aralayacağım... Usulca Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi'nin mecrasına akacağım.

