raymond carver etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
raymond carver etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2026 Cumartesi

Fil Meselesi...


Son günlerde Raymond Carver’ın yazdığı her şeyi okuyorum.

Onun öykülerinde büyük olaylar yok, çarpıcı kırılmalar yok. Gene de çoğu  öyküsünde bir yerden, insanın en savunmasız noktasına dokunmayı beceriyor. Anlattığı her şey tuhaf bir şekilde tanıdık geliyor. Sıradan hayatlar, görünmeyen yorgunluklar, kimsenin açık açık dile getirmediği o sessiz yükler.

Carver’ın öykülerinde kahraman da yok.Sadece hayatı idare etmeye çalışan, bir günü daha sağ salim atlatmanın peşindeki insanlar var.

Belki de bu yüzden, geçenlerde bir arkadaşımla konuşurken onu hatırladım. Hani bazı insanlar vardır, kendini bir anda sorumlulukların ortasında bulur. O da onlardan biri.

Her ay düzenli olarak nafaka ödüyor. Çocukları var, istekleri bitmiyor. Annesi, kardeşi… Birinin borcu bitmeden diğerininki başlıyor. Telefonu çaldığında genelde iyi bir haber gelmiyor.

Dışarıdan bakınca, hayat işte, denebilir. Ama bilirsiniz… Bazı hayatlar gürültü çıkarmadan, sessizce ağırlaşabilir.

Onu dinlerken Carver’ın “Fil” adlı öyküsü geldi aklıma. Oradaki adam gibi… sürekli veren, sürekli taşıyan.

Carver’ın hikâyesindeki fil elbette gerçek değil. İnsanın omzuna çöken, görünmeyen, ama her adımda kendini hissettiren bir ağırlık.

Arkadaşıma baktım. Onun da fili var. Belki kimse görmüyor. Belki o da pek dillendirmiyor.

En tuhafı ne biliyor musunuz? Bazan o yükün, onun kimliğine dönüştüğünü hissediyorum. Şikayet bile etmiyor çoğu zaman. Sanki sırtındaki fili indirse, geriye anlatacak bir hikayesi kalmayacak.

Düşünüyorum da… kimlerin sırtında fil var? Yoksa bazı insanlar bu yükü taşımak için mi seçiliyor?

Cevabı bilmiyorum. Ama şunu görüyorum... Bazı insanlar kendi hayatını yaşamıyor, başkalarının hayatını sırtında taşıyor.

Ve belki mesele o fili indirmek değildir. Belki mesele, o ağırlıkla devrilmeden yürümeyi öğrenmektir.

Hatta belki… Bazı insanları ayakta tutan şey, sırtlandıkları o yüktür.

19 Eylül 2021 Pazar

Raymond Carver'ın Öykülerinden İlk Cümleler

 

Raymond Carver'ı, Katedral adlı kitabında yer alan öyküleriyle tanıdım. Halis öykü bulmanın çok zor olduğunu iyi bilirim. Bu öykülere  var ya, tek kelimeyle bayıldım.  En kısa zamanda anlatmalıyım. Geç oldu.  Yarın pazartesi.  İyisi mi, bu kitabındaki öykülerinin ilk cümlelerini yazmakla işe başlayayım...

"İşten arkadaşım Bud, Fran'le beni akşam yemeğine çağırdı." - TÜYLER

"Wes o yaz Şef adında, tedavi görmüş bir alkolikten, Eureka'nın kuzeyinde mobilyalı bir ev kiraladı." ŞEF'İN EVİ

"Sandy'nin kocası üç ay önce işten çıkarıldığından beri kanepeden kalkmamıştı." MUHAFAZA

"Strazbourg'da üniversitede okuyan oğlunu ziyaret etmek için yola düşen Myers, birinci sınıf vagonda Fransa'yı kat ediyordu." KOMPARTIMAN

"Kadın cumartesi öğleden sonra arabayla alışveriş merkezinden pastaneye gitti." KÜÇÜK, İYİ BİR ŞEY

"Benim bir işim vardı, Patti'ninse yoktu." VİTAMİNLER

"J.P ile ben, Frank Martin'in içkiyi bırakma tesisindeki ön varandadayız."  NEREDEN ARADIĞIM

"Kadının adı Miss Dent'ti ve o akşamın ilk saatlerinde bir adama silah doğrultmuştu." TREN

"Caryle zor durumdaydı." ATEŞ

"Minnesota plakalı eski bir steyşın vagon, pencerenin önündeki boş park yerine giriyor." AT BAŞLIĞI

"Şu kör adam, karımın eski bir arkadaşı, geceyi bizde geçirecekti. " KATEDRAL


26 Ağustos 2021 Perşembe

Ve Kitap ve Sigorta ve Uçmak...


Raymond Carver adını ilk kez benim öğretmen kardeşten duydum.  "Oku illa. Seveceksin" demişti. Hem kardeşim hem öğretmen ya...  Derhal dinledim. 

İlk kez 1989 yılında basılan, Ayça Sabuncuoğlu tarafından İngilizce aslından çevrilen Katedral'i dün gece okumaya başladım. Raymond Carver, 1938 Amerika doğumluymuş. Kısa öykü yazarıymış. Oldum bittim öykücüyüm. Elbette şiir, roman, deneme kitaplarını da çok severim. Lakin öykünün yeri ayrı. Halis öykü uçurur beni. Nitekim, kitaba adını veren  211. sayfadaki Katedral'le okumaya başladım.  Sahiden uçtum.

O değil de, bu yazıyı asıl yazma sebebim nedir biliyor musunuz? Epeydir içinde sigorta- sigortacı cümleleri olan kitapları arıyorum. İşte buyrunuz. Biri Katedral'de çıktı. 

"Robert'a küçük bir sigorta poliçesi ve madeni yirmi Meksika pezosunun yarısı kalmış. "

Bu cümleyi gördüm ya. Bir daha uçtum:)


NOT- İçinde sigorta ya da sigortacı geçen cümleler olan kitaplar veya filmler biliyorsanız yazar mısınız bana? Uçarım:)