sirtaki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sirtaki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Nisan 2017 Cumartesi

Bu Hafta Neler Yaptım?


Sinemada iki film seyrettim.


Sirtaki kursumu tamamladım.


 Dikiş makinesi aldım. Dikiş dikeceğim... 
(Ben ve dikiş dikmek öyle mi? 
Hahha! Du bakalım:)


Sabah erkenden İstanbul sokaklarındaydım. 
Herkesler İstanbul'dan kaçmak istiyor... 
Ben ise en içine dalmak istiyorum. 
Büyülüyor beni İstanbul.
Hastasıyım!


Evliya Çelebi... En bayıldığım adamlardan biridir.
Evliya Çelebi'nin Acayip ve Garip Dünyası'nı okuyunca,
 kendisine sevgim iyice katmerlendi.
Bir ara yazacağım. 
Gene du bakalım:)


8 Mart 2017 Çarşamba

Geçen Hafta Neler Yaptım?

            İrlandalı Kız'ı bininci kez bilgisayarımda, 
        İstanbul Kırmızısı'nı ilk kez sinemada seyrettim.


Memleketimin eski bir şehrinin eski sokaklarını arşınladım.


   Dünyanın bir köşesinde El Greco'nun tek tabloluk sergisine denk geldim.


 Soloup'un grafik romanı Ayvali ile Ahmet Rasim'in İki Güzel Günahkar'ını okudum.



Ömrümde örgü örmemiştim. 
Rengarenk yünleri görünce dayanamadım, her renginden satın aldım. 
Ve örgü örmeyi öğrenirken tüm renkleri kullanmaya başladım. 


Sirtaki kursuna başladım. Sirtaki'nin İstanbul'lu ortodoks arnavut kasaplarının dansı olduğunu öğrendim. 1964 yılında çevrilen Zorba adlı filmden sonra sirtaki dansı ünlenmiş. Kim "bu bizim müziğimiz" derse desin, ben bayılıyorum bu müziğe ve dansa... Hastasıyım! Biz Zorba'nın müziğiyle çalışmıyoruz. Giannis Poulopoulos'un yukarıdaki şarkısıyla çalışıyoruz. Heyyy! Daha yeni yeni öğreniyorum. Öğrenirken kendimden geçiyorum. Hasapikoymuş aslında bizim oynadığımız dansın adı... Ağır kasap... Ağır ritimler... Çok güzel... İçmeden sarhoş olur mu insan? Olur vallahi... Çakırkeyif çıkıyorum kurstan.  "Peki kurs bitti diyelim. Çevrende senden başka kimse bilmiyor. Kiminle oynayacaksın," diyorlar. Ne gam! Derste gönlümce vakit geçiriyorum. Aleksi Zorba gibi gamsızlaşıyorum. Dünyaya ilk kez bakıyormuş gibi hayretle, dünyaya son kez bakıyormuşum gibi minnetle bakıyorum. Acısıyla tatlısıyla keyifli bir ömür sürmemiz gerektiğini hatırlıyorum.