“Bisikletin pedalı yalnız tekerlekleri
değil döndürmez, anılara da tat verir. Cahit Sıtkı, faşizmin kara bulut misali
Avrupa’ya yayıldığı sırada, Paris’te Fransız radyosunda spikerlik yapmış.
Türkçe olarak faşizm belasını anlatmıştır.
Ve bir gün faşist saldırganlar Cahit Sıtkı’nın bulunduğu bölgeye doğru
gelince, bisikletine atlayarak kaçacak, yolda uçakların makineli ateşine
tutulmasına rağmen bu vartayı atlatacaktır. Cahit Sıtkı’nın hayatını kurtaran bu “bisiklet”in
şiirle de yakın bir ilgisi olduğunu düşünüyorum. Çünkü şiir yazmak da bisiklete
binmek gibidir. Sekiz yaşında bisiklete binmeyi öğrenirseniz, 80 yıl binmeseniz
de 88 yaşında yine binebilirsiniz. Şiir de böyle bir şeydir. Bir kez yazmaya
başladınız mı, uzun yıllar kalemi ele almasanız bile, şiir bir gün gelir sizi
bulur. Ayrıca bisiklet kullanana da, şiir yazana da ehliyet gerekmiyor.”
Refik Durbaş/Şair Bisiklete Binerse
