Christopher Nolan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Christopher Nolan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ocak 2015 Cumartesi

Türkülerim Ve Filmlerim -1 -


"gökte uçan teyyare
selam söyle o yare
ben kendime yar buldum
baksın başına çare"




  
 "ben varmam çarıklıya
tarlası ayrıklıya
mevlam kısmet eylesin
boynu kravatlıya"


 

20 Ekim 2013 Pazar

Dönüyor Aman Dünya Başım Duman...

Dün gece... Niyetine girdim. Beş Batman filmini, yine yeni yeniden seyretmeye heves ettim. İkisi Tim Burton'ın Batman ve Batman Dönüyor. Üçü Christopher Nolan'ın Batman Başlıyor, Kara Şövalye ve Kara Şövalye yükseliyor. Tamam. Hazırım. Odayı kararttım. Nananaanooom! Seyretmeye başladım. İyi ama... İkinci filmin sonunda saat gece yarısı üçü gösteriyordu. Dayanamadım yattım.


Sana bir şey söyleyeyim mi, süper kahramanlar arasında sanırım en çok Batman'i seviyorum. Bikere ona bahşedilen özel güçleri yoktur. Batman kendiliğinden uçamaz, görünmez olamaz, binlerce ton ağırlık kaldıramaz. Karanlık bir kahramandır o. Gülümserken bile kederli görüntü verir. Süperman gibi pırıl pırıl, tertemiz Metropolis'te yaşamaz. Belki  kapkara, kirli, yozlaşmış, çürüyen bir şehir olan Gotham'ın mutsuz insanlarından biri olduğunu düşündüğüm için,  Batman herdaim bana melankolik bir adam hissi geçirir.


Bugün hava nasıl güzeldi anlatamam. Uyandığımda güneş pırıl pırıl parlıyordu. Oysa... Daha dün... Şakır şakır yağmur yağıyordu. Anladım ki... Şehre bir film gelmiş. Mevsim akdeniz olmuş, dedim. Gülümsedim. Hemen süslendim püslendim sinemaya gittim. Filmin adı Yerçekimi'ydi. Üç boyutlu bir film. Epeydir bu filmi bekliyordum. Koltuğuma kuruldum. Gözlüklerimi taktım. Işıklar karardı. İster inan ister inanma... Filmin başlamasıyla, anında uzayın o büyüleyici mecrasına aktım. Filmin konusunu boşverdim. Üç boyut görüntüleri içinde, bu filmden bencileyin hayalperest bir bünyenin etkilenmemesi mümkün değil. Bayıldım filme. Peki ya Sandra Bullock... Kaç yaşında bu kadın?  Sanal ansiklopediye şimdi baktım. Tam 49 yaşında. Vay canına sayın seyirciler! Valla film kadar, Sandra Bullock'un görüntüsü ve performansından da etkilendim. 

 
Arabama bindim. Eve dönüyordum. Yüreğimin bir yarısında Batman... Gotham şehrine gidesim, Batman'ın kapısını çalasım var. Diğer yanında Yerçekimi filminin  o şahane görüntüleri. Ne dersen de... Astronot olasım, uzaya çıkasım var. Öyle özenti biriyim işte. Tam o anda radyoda bir misket havası çalmaya başlamadı mı? Üstelik Neşet Ertaş söylüyor. Ruhuna rahmet... "Aman ben yandım yandım yandım yandım. yandım. Ellerin memleketinde aldandım  kaldııııım."  Yeminle, Ankara'yla uzaktan yakından ilgim yok. Nedir bu böyle? Allahım nasıl şahane bir türkü bu anlatamam.  Ne vakit duysam içim kıpır kıpır ediyor. Nasıl halim biliyor musun? Direksiyon başında hem türkü söylüyor hem omuzlarımı öne arkaya sallıyorum. O anda arabayı yolun kenarına çekesim, arabadan fırlayıp, şıkır da şıkır oynayasım var. Öyle böyle değil. 

Dünya dönüyor. Mevsimler geçiyor. Tatil bitiyor. Benim... Başım içmeden duman. Amaann! "Aman desinler desinler şeker yesinler. Şu Hayal Kahvem kafayı iyice yemiş desinleeeer:)


NOT- Başlık Yaşar'ın şarkı sözü.

29 Temmuz 2012 Pazar

Şehrime Batman Geldi. Hazırlıklarımı Tamamlamak Üzereyim.

Tepedeki çimenlikte yalınayak dolaşarak
Yemyeşille masmavinin ortasında uzanarak
Hayaller kurarak
Rüzgara savurarak
Vazgeçmek birdenbire
    Herşeyden vazgeçmek...



Tepedeki çimenlikten seyreylemek şu alemi
Küçülmüş ufacık olmuş
insanların alemi
Bir buluta  tutunup
Bir kuşun kanadına takılmak
Vazgeçmek birdenbire
Herşeyden vazgeçmek



Sadece gökyüzü   Sadece sen ve ben
Sadece sevgi
  Hepsi bu
Sadece gökyüzü  Sadece sen ve ben
Sadece sevgi
Hepsi bu 


Batman Kara Şövalye Yükseliyor bu hafta şehrime geldi. Mevsim değişti, birdenbire sonbahar oluverdi sanki... Batman Başlıyor'u az önce tekrar seyrettim. Of, Şahaneydi!.. Sonra Batman Kara Şövalye'yi tekrar seyredeceğim. En favori Batman filmimdir. Gene bayıla bayıla seyredeceğime eminim. Nacizane buradan bu üçlünün ve diğer sevdiğim filmlerin yönetmeni Christopher Nolan'a mahsus selam ederim.
 
Film afişlerinin altındaki sözleri elbette ben yazmadım. Ah, keşke yazaydım:) Bulutsuzluk Özlemi'nin, Tepedeki Çimenlik adlı o dünyalar güzeli şarkısının  sözleri... Bu kez Batman afişleriyle, bu şarkı sözlerini eşleştirdim. 

Şehrime Batman geldi. Öyle hemen gidip seyretmek istemedim. İlk iki filmi tekrar seyrediyorum. Üzerine Batman Kara Şövalye Yükseliyor'u seyrederek cila çekeceğim. Bu üçlünün ardından, acaba hangi yönetmen bir daha Batman'i çekmeye cesaret edebilir? Ne zaman? Kimbilir? Bu zevki harcayamam... Tüm heyecanım ve tüm merakımla, hazırlıklarımı tamamlayıp, gidip seyredeceğim. Sonraa... Anlatacağım elbette. Diyeceğim ki...  Batman'ın son filmi... Böyleyken böyle:)


6 Ağustos 2010 Cuma

Terazinin Bir Kefesinde Sil Baştan, Bir Kefesinde Başlangıç!



Şimdi söze nasıl başlasam? Acaba nasıl anlatsam? Biliyorum kimbilir ne çok gülecekler bana.. İnanmayacaklar hatta.. Bak şimdi.. Christopher Nolan'ı bilirsin.. Ünlü ingiliz yönetmen.. Ben şahsen filmlerinin hastasıyımdır.. Mesela o Batman filmlerinin güzelleri Batman Başlıyor.. Ve Batman Kara Şövalye.. Ya karısının intikamını almaya uğraşan, ama bu arada kısa sürelerle hafıza kaybı hastalığı olduğu için, yaşadıklarını hatırlamak amacıyla, polorid makine ile durumları tespit edip üzerlerine notlar yazan bir adamın gizem dolu hikayesi Akıl Defteri.. Ya peki Prestij'e ne demeli? İnan ki bu filmi tam manasıyla favorimdir.. Şaşırtıcı bir filmdir.. Bu kez bir sihirbazın karısı, gösteri sırasında ölür.. Adam gösterideki diğer sihirbaz arkadaşını suçlar.. Müthiştir.. Her biri şahane filmlerdir.. Neyse uzatmayayım, Christopher Nolan'ın son filmi Inception yani Başlangıç'ın bizim şehre geldiğini duyunca, koşa koşa sinemaya gittim ne yalan söyleyeyim.. Koltuğuma yerleştim.. Ve filmi başından sonuna beğeni ile seyrettim.. Hani sinemada tam filmin en heyecanlı yerinde ara vermiyorlar mı? Sinir oluyorum.. Benden başka filmlere ara verilmesinden muzdarip olan kimse yok mu kuzum, imza mı toplasak ne yapsak bilmiyorum.. Neyse.. Şimdi filmin eleştirilerini okudum.. Başlangıç'ı seyredenler, bu filmde hep Matrix, Ocean's Eleven ya da ne bileyim Dark City'den bir şeyler bulmuşlar.. Aynı derinlik, benzer felsefe deyip hep bu filmlerle mukayese etmişler..

Hımm.. Ben sade bir seyirciyim.. Sana bir şey söyleyeyim mi, Başlangıç bana göre var ya son zamanlarda seyrettiğim en etkili duygusal filmlerden biri.. Ben bu filmi seyrederken aklıma hep Sil Baştan adlı film geldi.. Her iki filmde de uyku halinde hafızaya müdahale var.. Sil Baştan'da hafızada istenmeyenleri silme, Başlangıç'ta ise hafızaya bilgi ekleme ya da istenilen bilgileri öğrenme çabası var.. Her ikisinde de bir şekilde uyku haline geçiliyor.. Sonraaaa... Film yeni vizyonda.. Seyretmeyenler çoktur.. Açık verip filmin büyüsünü bozmak istemiyorum.. Hımm.. Benim anlatmak istediğim ne biliyor musun? Dinle bak.. Bir şey itiraf edeceğim.. Bugün sinemada Başlangıç'ı seyrediyordum ki.. Nasıl hoş bir film.. Tamm.. Tam karısının anılara hapsedilmesi sahnesinde... O ne? İki damla yaş pıtırdamıyor mu gözümden.. İnanamadım.. "Yok artık!" dedim kendime.. "Şaşırdın mı sen?" dedim demesine ama elimde değildi ki.. Elledim.. Islanmış yanaklarım.. "Hoppala!" diyorsun değil mi? Hoppala ya.. Yooo... Christopher Nolan gene yapmış yapacağını bence.. Filmin duygusal temasını acayip etkili geçiriyor seyirciye.. Diyeceksin ki var mı bu filmi seyredip ağlayan senden başka kimse? Hımm.. Yok galiba... Ne bileyim? Tamam Başlangıç aksiyon sahneleri çok olan bir film.. Macera filmi bile denebilir.. İyi de, zaten kuru kuru romantizme karnım tok ki benim.. Valla Christopher Nolan o karmaşa, gizem , hareket içinde bir romantizm, bir duygu aktarıyor ki anlatamam sana.. Zaten diğer filmlerini de belki bu sebeple hep çok sevdim.. Duygusallığı kendi tarzında işliyor ve yeni filmlerini hasretle bekletiyor.. Elimde değil.. Artık Başlangıç benim duygusal filmler listemin başlarına eklenmiştir.. Terazinin bir kefesinde Sil Baştan.. Bir kefesinde Başlangıç.. O kadar sevdim yani bu filmi.. Bu kadar diyeyim sen anla beni..