Tavan Arasındaki Deli Kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tavan Arasındaki Deli Kadın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mart 2018 Perşembe

Her Zaman Acemi Olmayı Becerebilir Miyim?


Tamam. Çoktan kabul ettim. Tuhaf biriyim.  Merakım çok, ilgim dağınık, bilgim yarım yamalak, sadakatim yok. Şimdi  edebiyatta kadınlık vaziyetleri üzerine  kendi kendime okumalar yapıyorum ya... Allahım yarabbim... Nasıl kaptırıyorum kendimi...  Nasıl iştahlı iştahlı, nasıl tüm ilgimle, nasıl dünyada başka bir iş yokmuş gibi okuyorum anlatamam.  Beni bir görseniz... Bazan sinirlenip evin içinde homurdana homurdana volta atıyorum, bazan kendimi geçmişte yaşayan kadın yazarların yerinde hayal ediyorum, Abartıyorum. Duygularımı abartıyorum. Okumalarımı abartıyorum. İşte az önce elime şu kitapları aldım. Bana Bilgiçlik Taslayan Adamlar, Etin Cinsel Politikası, Tavan Arasındaki Deli Kadın. Hepsini çılgınca merak ediyorum. Lakin... Biliyorum kendimi... Birini okurken ilgim dağılacak, diğerini okumaya başlayacağım. Bu durumda bilgim yarım yamalak olacak. Bir zaman sonra... Edebiyatta kadınlık vaziyetlerine sadık kalmayacağım da... Seziyorum... Edebiyatta erkeklik vaziyetlerini merak edeceğim... 

Ne mi yapayım? Bakın bu durumda ne yapacağımı çok iyi bilirim.  Hemen bir şairin sözlerini tekrarlarım ... Derim ki... "Efendimiz acemilik. Bir taş alacaksınız, yontmaya başlayacaksınız. Şekillenmeye yüz tutmuşken atacaksınız elinizden. Bir başka taş, bir başka taş daha... Sonunda bir yığın yarım yamalak biçimler bırakacaksınız. Belki başkaları sever tamamlar." Turgut Uyar sanki beni teselli etmek için söylemiş bu sözleri.... Lakin ben de şairin tanımına uymak için elimden geleni yapıyorum.  "Ama her taşa sarılırken gücünüz, aşkınız, korkunuz yenidir, tazedir. Başaramamak endişesinin zevkiyle çalışacaksınız." Anlatabiliyor muyum? Tıpkı böyle.