Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynarken eski hamam içinde; biz ne sağa baktık, ne sola; demir çarık, demir asa düştük yola. Var varanın, sür sürenin, baykuşu çoktur viranenin, yedi köyün ağası, şişman teyzenin aynası... Kuru idim, ıslandım; sel beni neyler! Islandım, kurudum yel beni neyler! Param yok, pulum yok; el beni neyler! Dostu, düşmanı araladım, bedavadan bir kayık kiraladım. Fış fış kayıkçı; kış kış kayıkçı, kayıkçının küreği, akşama fincan böreği, sabaha bayram çöreği, yesem yesem doymasam, Kaf dağına gitsem gelmesem, zemzem ile yıkasalar, kına ile gömseler. Yok yok kayıkçı, aman çabuk kayıkçı; evde benim etim var, bir yaramaz kedim var, kedim eti yerse, anam beni döverse, vay başıma, hay başıma, neler geldi, neler geçti şu talihsiz başıma... Bir varmış, bir yokmuş; Allah'ın kulu çokmuş. Develer tellal iken, pireler berber iken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallarken memleketin birinde bir adam yaşarmış.
Ben ben iken, deve tellal, kediler hamal iken, sansar muhtar, tilkiler berber iken, kurbağa tüccar, yılanlar urgan, hırkalar yorgan iken, güzel babam beş yaşında, bendeniz hımbıl onbeşimde var yok iken, keçilerin sakalını koyunlar kırpar, sinekler saz çalarken, annem su içer, develer elekten geçer iken, eşek kılavuz, karga arpa biçerken, ülkenin birinde, onun da uzak mı uzak bir köyünde bir adam yaşarmış.
Duyduk duymadık demeyin, masal masal matladı, hopladı patladı. Kurbağa sıçradı, karga kardeş damdan atladı, tombul tilki hopladı, mırmır kedi mırladı. Masal masal matitas, kaynananın başı tas, merdivenden çıkamaz, masallarda uçamaz. Evvel zaman içinde, uzak bir diyarda kendi halinde, oyunbaz bir oğlan yaşarmış.
NOT: Levent Cantek'in derlediği Anadolu Masalları kitabındaki unutmaya yüz tuttuğumuz masal tekerlemeleri ile Dead Man filminin karelerini eşleştirdim.



