Hikayesi Norveç coğrafyasının olağanüstü güzel karlı manzaraları
eşliğinde ilerleyen Fortıtude adlı diziyi seyrediyorum. Şiir gibi görüntüler... Polisiye... Psikolojik gerilim... Her bölümü ilgiyle takip ediyorum. Bu bölüm de bitti. Az sonra bir diğerini seyredeceğim. Mısır patlatmak için mutfağa gittim. Yürürken, son zamanlarda seyrettiğim dizilerin genelde İskandinav ülkelerinde geçtiğini düşündüm. Elbette benim seçimim. Hepsi polisiye, gerilim. Niye Kuzey Avrupa ülkelerinde polisiye bu kadar ilerde acaba?
Derler ki İskandinav ülkelerinde dünyanın en mutlu halkları
yaşar. Kaliteli eğitim ve sağlık, iş imkanları, refah düzeyleri, işsizlik
yardımları, özgürlük, adalet, demokrasi anlayışları, temiz hava, güvenli gıda,
sakin huzurlu hayat falan... Hay canına sayın seyirciler... Yani dediklerine
göre bu İskandinavyalılar'da her şey var... Sadece... Dert yok... Tasa yok..
Heyacan yok... Hiç sorun yok. Anladım... Ne hayal etsinler yani? Hayatlarına biraz
hareket gerek, öyle değil mi?
Bir elimde patlamış mısır, bir elimde gazoz... Umrumda mı dünya? Oturacağım. Dizinin devamına akacağım. Aaa! Acaba ben de mi İskandinavyalılaştırdıklarındanım:)







