Leylâ Erbil adını duymaz olur muyum? Elbette
biliyordum. Evvel zaman içinde, Karanlığın Günü adlı romanını okuduğumu hatırlıyorum. O kadar. Sonra peşini bırakmışım. Ta ki, Süha Oğuzertem'in yayına hazırladığı Leylâ
Erbil'de Etik Ve Estetik kitabına denk gelene kadar.
Leylâ Erbil'de Etik Ve Estetik, Leylâ Erbil'in edebiyatta ellinci, yaşamdaki
75. yılını kutlamak amacıyla 2006 yılında yapılan bir sempozyumun derlemesiydi.
Satın aldım. Yooo... Okumadım. Önce yazarın bir kitabını daha okuyup, sonra
kendi düşüncelerimle sempozyuma katılan yazarların ve akademisyenlerin
düşündüklerini karşılaştırmak istiyorum.
Leyla Erbil'in 1971 yılında yazdığı ilk romanı
Tuhaf Bir Kadın'ı dün akşam okumaya başladım. Daha ilk sayfalardan içine çekti beni, cümleleri peşi sıra savruldum. Ve
ben Tuhaf Bir Kadın'ı çok sevdim. O kadar çok sevdim ki, kitabı elimden
bırakmak istemedim. Kucağımda uyuyup kalmışım.
Du bi... Bugün çok işim var. Çıkmalıyım. Sonra anlatacağım.
.jpg)