Ben… Tam aynen böyle başlayacaktım ki cümleme… Benim (!)… Elim tutuldu kalakaldım. Bak ne anlatacağım... Birkaç gün önceydi. Bana (!) bir elektronik posta geldi. Mektup söyle başlıyordu:
“sen sen sen
dünya sen”
Ben (!) asla yalan söyleyemem.. Önce Hayal Kahvem’deki benim (!) yazılarımı okuyup seven biri, beğenisini böyle ifade ediyor zannettim. Sevindim. Amaa… Okumaya devam edince benim (!) şafak bir attı ki sorma gitsin… Donakaldım… Ben (!) var ya resmen şaşakaldım… Çünkü bana (!) gönderilen mektup tuhaf bir cümleyle devam ediyordu. Diyordu ki:
“sen yazarken hep BEN BEN BEN
kimsin sen?
kimsin sen?
komiksin”
Bu kadar... Anlam veremedim. Yoo… Ben (!) mümkünmertebe bardağı dolu yanından gören biriyim. Ben (!) önce gözlerime inanamadım tabii… Bana gönderilen bu mektubun, benim (!) elektronik posta kutuma yanlışlıkla gönderilmiş olabileceğini düşündüm. Yooo… Mümkün değildi… Kesinlikle mektup banaydı (!)… Çünkü mektup benim (!) adıma hitaben başlıyordu. Ben (!), bana (!) gönderildiği besbelli olan bu mektuba asla cevap veremedim. “Bana (!) ne demek istiyorsunuz?” diye sormaya cesaret edemedim. O da bir daha bana (!) başka bir şey yazmadı. Acaba bana (!) nasıl bir mesaj yollamak istemişti? Ben acaba çok mu benle (!) ilgili yazılar yazıyordum? Acaba ben (!) yazdığım yazılarda, dünyayı ben (!) yarattım edası mı çiziyordum? Bilmiyorum. Bunları düşününce nasıl betim benzim soldu anlatamam!.. İyi ama Hayal Kahvem benim (!) bloğum değil mi? Benim (!) tabii ki benimle (!) ilgili ya da benim (!) görüşlerimi anlatan yazılar yazmam doğru değil mi?… Kimin okuduğu kitapları yazacağım? Benim. (!)… Kimin seyrettiği filmleri yazacağım? Benim. (!)… Kimin gittiği festivalleri, sergileri, gezileri anlatacağım? Benim. (!)… Kimin acılarını, sevinçlerini anlatacağım? Benim. (!)… Ben (!) söylemem icap eden her şeyi yazıyorum işte… Söyler misin ben (!) daha ne yapabilirim? Yooo… Vallahi benim (!) hiç suçum yok bu olanda bitende… Benim yapım böyle… Hem nereden biliyoruz ki? Bir ben (!) vardır bende (!) benden (!) içeri belki de o yazdırıyordur böyle… Eee… Söyler misin, kim çözmüş kendini ki ben (!) çözeyim? Sana bir şey söyleyeyim mi? Şimdi allak bullak oldum. O kadar kafam karıştı ki benim… Çünkü "ben" (!) ile "bencil" (!) arasında üç harf mesafe olduğunu çok iyi bilirim. Allahım, ben kimim? Yoksa ben; hep “ben ben ben” diyen, bencil (!)biri miyim? Edip Cansever’in şiiri geldi aklıma… “O ben ki… Bir kadında bir çocuk hayaleti mi... Bir çocukta bir kadın hayeleti mi… Yalnızca bir hayalet mi yoksa…” Ben kimim? Of! Beni (!) benden (!) alan o mektup sahibine bir çift sözüm var benim (!)! Benden (!) söylemesi… Yazılarıma aynen devam edeceğim! Ben (!)… Ben (!)... Hey! Belki de çok beğeniyor benim (!) yazılarımı... Ben (!) yanlış anladım belki... Olabilir mi? Of! Of! İyisi mi MFÖ'den bir şarkı dinleyeyim ben (!)... Hangi şarkı mı? Hangisi olacak? Tabii ki "Ne bileyim BEN?"
