pastırma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pastırma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ağustos 2012 Çarşamba

Gastimonu Gastimonu, Ben Geleyom!

"atcem deyon atameyon
depcem deyon depemeyon
at gayri, dep gayri
gastimonu gastimonu dep dep dep"

Az sonra ofisten çıkacağım. Bu gece valizimi topladığım gibi erkenden uyuyacağım. Yarın üç arkadaş Gastamonu'ya, şeyy, Kastamonu'ya gideceğiz biz.  Dilek, Şeraza ve Ben... Bu kez organizasyon Dilek'e ait. Otobüs biletlerimizin saatlerine, nerede kalacağımıza hep Dilek karar verdi. Ben Kastamonu'ya daha önce gitmedim. Az önce haritaya baktım. "Aaa! Ben Kastamonu'yu içerlerde bilirdim. Meğer işte orada, Karadeniz kıyısında bir şehrimizmiş." dedim. Kastamonu hakkında küçük bir araştırma yaptım. Yeşillikmiş. Ormanlıkmış. İnsanları melek gibiymiş. Ne güzel!.. Valla bi de yazanların yalancısıyım... "Ayı çıkabilüür, daş düşebülüür." şeklinde levhaları varmış. Plakası desen 37. Kışın kayak yapılabilen, yazları denize girilebilen bir şehir... Ilgaz Dağı Kastamonu'da öyle mi? Vay canına sayın seyirciler! "Ilgaz Anadolu'nun sen yüce bir dağısın. Baharda yer yüzünde güzellerin bağısın" diye ezberlediğim şarkı Kastamonu'yla ilgiliydi öyle mi? Coğrafya bilgim var ya resmen sıfır benim... Ne fena!.. Sonra ömrümde duymadım. Kastamonu evliyalar şehriymiş. Ne hoş! Tarihi binaları, evleri çokmuş. Peki ya yemekleri? Of... İşte yemeklerini var ya sular seller gibi bilirim. Allahım, ben nasıl böyle iştahlı biriyim?  Bak şimdi... Vedat Milor, televizyondaki yemek  programında anlatmıştı  tamam mı? İnan seyrederken ağzımın suları akmıştı.  Du bi... Eksper aradı. Bir müşterimin hasarı vardı. Hemen arabama atlayıp gitmeliyim...


Şimdi evdeyim. Küçük sırt çantamı hazırladım. Az önce bilgisayar başına oturdum. Kastamonu'nun gezilecek yerlerini arkadaşlarım hazırlasın valla. Ben nerede ne yenilirin derdindeyim. Utanıyorum söylemeye ama... Yalanım yok, fena halde iştahlı biriyim. Hatta obur bile diyebilirim. İnsanın sevmediği yemek olmaz mı?  Hoşlanmadığı bari bir çeşit  yemek olur illa.. Benim var ya.. Düşünüyorum... Düşünüyorum... Sevmediğim tek bir yiyecek gelmiyor aklıma... Feciyim. Hele memleketime has yöresel her yemeğin var ya, tek kelimeyle hastasıyım. Lezzet uzmanı Vedat Milör Kastamonu'da  nerelere gittiyse, o yerlerin izini süreceğim. Kastamonu usulü, "cörül cörül" pastırmalı ve etli ekmeğin, incecik pastırmanın, tiritin, ecevit çorbasının, pekmezli incir tatlısının tadına bakmaya niyetliyim. Tamam. Ben artık yazıyı burada keseyim. Kısmet olursa, Kastamonu'dan naklen yayına devam edeceğim. 



13 Ekim 2011 Perşembe

İzmit'ten Trene Binip Kayseri'ye Mantı Yemeye Gitmeyi Hayal Etmek...


Geçen hafta trenle ilgili yazı yazınca, o kadar heves ettim ki trenle seyahat etmeye. En son ne zaman trene bindiğimi düşündüm. Düşündüm... Düşündüm... Hatırlayamadım yeminle. Memleketimde bir şehirden diğerine trenle gitmeyi nasıl arzu ediyorum anlatamam. İstanbul'a değil ama. Daha uzun bir yola. Mesela canım pastırma ya da bir kaşığa 40 tane sığan mantıdan yemek için Kayseri'ye gitmek istese, İzmit'ten Kayseri'ye tren var mıdır ki? Yolculuk kaç saat sürer peki? Gece binsem trene. Şöyle muhabbeti yerinde insanların oturduğu bir kompartımana denk gelsem.. Hatta yanımda bağlamam da olsa. Henüz çok öğrenemedim ama... Boşveeer!.. İyi bağlama çalıyormuşum mesela. Hayal bu ya!.. Ben çalsam, hepbirlikte türkü söylesek. Hangi türküler var Kayseri ile ilgili ki acaba? İlla Kayseri türküsü olmasın canım. "Çemberimde gül oya, Gülmedim doya doyaaa" diye başlıyormuşuz. Sonra yolculardan biri Ege'li olduğu için, bir efe türküsüne geçiyormuşuz. Vuruyormuşum bağlamamın tellerine... "Şu Dalma'dan geçtin mi? Soğuk sular içtin mi? Efelerin içinde, Yörük de Ali'yi seçtin mi?" diye çevreyi rahatsız etmeden, usul usul çalıp söylüyormuşuz. Hatta Ege'li yolcu dayanamayıp kalkıyormuş yerinden de, "Hey gidinin efesi, efelerin efesiii" diye dizini yere vura vura hem türküyü söyleyip hem de oynuyormuş. Of ya! Şahane olur vallahi. Şimdi ben bu hayalde Karadeniz türkülerine hiç geçmesem keşke. Yoksa kendi hayali yazdıklarımdan, kendim etkileneceğim gene... Bulacağım bir deli horon müziği... Ayağımı yere vura vura oynayacağım... Evi ayağa kaldıracağım. Of ya! Trenden nasıl geldim ben deli horona? Hey!! Aklıma ne geldi biliyor musun? Kemençe çalmayı öğrensem mi acaba?