"atcem deyon atameyon
depcem deyon depemeyon
at gayri, dep gayri
gastimonu gastimonu dep dep dep"
depcem deyon depemeyon
at gayri, dep gayri
gastimonu gastimonu dep dep dep"
Az sonra ofisten çıkacağım. Bu gece valizimi topladığım gibi erkenden uyuyacağım. Yarın üç arkadaş Gastamonu'ya, şeyy, Kastamonu'ya gideceğiz biz. Dilek, Şeraza ve Ben... Bu kez organizasyon Dilek'e ait. Otobüs biletlerimizin saatlerine, nerede kalacağımıza hep Dilek karar verdi. Ben Kastamonu'ya daha önce gitmedim. Az önce haritaya baktım. "Aaa! Ben Kastamonu'yu içerlerde bilirdim. Meğer işte orada, Karadeniz kıyısında bir şehrimizmiş." dedim. Kastamonu hakkında küçük bir araştırma yaptım. Yeşillikmiş. Ormanlıkmış. İnsanları melek gibiymiş. Ne güzel!.. Valla bi de yazanların yalancısıyım... "Ayı çıkabilüür, daş düşebülüür." şeklinde levhaları varmış. Plakası desen 37. Kışın kayak yapılabilen, yazları denize girilebilen bir şehir... Ilgaz Dağı Kastamonu'da öyle mi? Vay canına sayın seyirciler! "Ilgaz Anadolu'nun sen yüce bir dağısın. Baharda yer yüzünde güzellerin bağısın" diye ezberlediğim şarkı Kastamonu'yla ilgiliydi öyle mi? Coğrafya bilgim var ya resmen sıfır benim... Ne fena!.. Sonra ömrümde duymadım. Kastamonu evliyalar şehriymiş. Ne hoş! Tarihi binaları, evleri çokmuş. Peki ya yemekleri? Of... İşte yemeklerini var ya sular seller gibi bilirim. Allahım, ben nasıl böyle iştahlı biriyim? Bak şimdi... Vedat Milor, televizyondaki yemek programında anlatmıştı tamam mı? İnan seyrederken ağzımın suları akmıştı. Du bi... Eksper aradı. Bir müşterimin hasarı vardı. Hemen arabama atlayıp gitmeliyim...
Şimdi evdeyim. Küçük sırt çantamı hazırladım. Az önce bilgisayar başına oturdum. Kastamonu'nun gezilecek yerlerini arkadaşlarım hazırlasın valla. Ben nerede ne yenilirin derdindeyim. Utanıyorum söylemeye ama... Yalanım yok, fena halde iştahlı biriyim. Hatta obur bile diyebilirim. İnsanın sevmediği yemek olmaz mı? Hoşlanmadığı bari bir çeşit yemek olur illa.. Benim var ya.. Düşünüyorum... Düşünüyorum... Sevmediğim tek bir yiyecek gelmiyor aklıma... Feciyim. Hele memleketime has yöresel her yemeğin var ya, tek kelimeyle hastasıyım. Lezzet uzmanı Vedat Milör Kastamonu'da nerelere gittiyse, o yerlerin izini süreceğim. Kastamonu usulü, "cörül cörül" pastırmalı ve etli ekmeğin, incecik pastırmanın, tiritin, ecevit çorbasının, pekmezli incir tatlısının tadına bakmaya niyetliyim. Tamam. Ben artık yazıyı burada keseyim. Kısmet olursa, Kastamonu'dan naklen yayına devam edeceğim.



