18 Ağustos 2009 Salı

İp Kopmadan Önce - Eda Şen

İp Kopmadan Önce adlı kitabın yazarı benim arkadaşım Eda Şen'dir. 17 Ağustos depreminde tek evladı- kızı Andaç'ı, eşi Mutlu'yu kaybettikten sonra bu kitabı yazmıştı. Yaşadıklarını paylaşmak ve içini dökmek niyetiyle, deprem öncesinde eşi ve kızıyla çıktıkları tatili, dönüşte yaşanan depremi, deprem sonrası başına gelenleri samimi bir dille kaleme almıştı. Bazen rahat koltuklarımızda oturup dünyada olup biten savaşları, depremleri, afetleri seyrediyorken, hep ateş düştüğü yeri yakar atasözümüz gelir aklıma. Deprem yaşamamış bir insana- ki Allah yaşatmasın bir daha- neler olup bittiğini anlatmak mümkün değil. Ani beklenmedik bir ölüm insanı nasıl şaşkına çevirir bir düşün! Hele ölüm aynı anda sadece bir değil iki kere vurduysa insana nasıl bir silkeleyip sarsacaktır bir hisset! Ya üzerine hem evin hem araban da kalmışsa deprem afetinin ayaklarının altında, depremlerden deprem beğen kendi ruhunda! Kabullenmesi zor bir vaziyet!

Ama bazı insanlar çok güçlü oluyorlar biliyor musun? Eda işte o güçlü, sağlam, kuvvetli kadınlardan. Eda deprem öncesi benim müşterimdi. Evi ve arabaları bizde sigortalıydı. Deprem teminatları vardı. Hasarlarını aldı. Depremden sonra Türkiye'de kalamadı. Hiç bir yere sığamıyordu. Acısı çok büyüktü. Bir süre Kanada'ya gitti. Nereye gidersen git, kafanın içindekiler seninle geldiği müddetçe, başka yerlere kaçmakla sadece mekan değiştirmiş oluyorsun maalesef. Eda anladı bunu ve yapamadı gurbette. Memlekete döndü. Tam nereye yerleşeceğini düşünüyorken, benim bir elemanım askere gitmişti. Araba kullanmayı bilen birine acil ihtiyacım vardı. Eda'ya benimle çalışmasını ve kalıcı konutuna yerleşmesini teklif ettim. Neden olmasın dedi ve kabul etti. Hem Yuvacık'a yerleşti hem de bizim ofiste çalıştı. Tam beş sene çalıştık birlikte. Hayat devam ediyordu işte bir şekilde. Gene gülüyor insan, gene kahkaha atıyor, gene mutlu olacak bir şeyler buluyor hayatında. Eda hayatı olduğu gibi kabul eden bilge kadınlarımızdan. Belki biz deprem yaşayanlar biraz normal değiliz. Farklı bakıyoruz belki hayata. İnsan bir kere geliyorsa dünyaya ve elinizde olmayan sebeplerden hayatın akışı bir anda değişebiliyorsa, gözlerinizle görmüş, hissetmişseniz ölümü bu kadar yakınından hayat oyun gibi gelebiliyor insana kimi zaman.

Eda şimdi Ayvalık'a yerleşti. Şahane arkadaşları, ailesi, dostları var. Sağlığı yerinde. Eşi ve kızıyla ilgili anıları capcanlı. Onları anılarında yaşamayı seviyor. Sürekli haberleşiyoruz... Biz de ofisimizde kimi zaman Eda ile anılarımızı anlatıp, bol bol dedikodusunu yapıyoruz. En son Değirmendere'ye geldiğinde ofisçe kızkıza bir geceye gitmiştik. 80'ler Nostalji gecesiydi ve ne kurtlarımızı dökmüş, ne şarkılar söylemiştik hep birlikte. Eda pozitif enerji geçirir çevresindekilere ve hayattaki duruşuyla güçlü bir kadın örneğidir!
Yukarıdaki fotoğraf bizim büroda çekilmişti. Oturan Özlem, ayaktakiler Berna ve kırmızı saçlı arkadaş ise Eda. Ben niye yokum bu fotoğrafta? Hep bana çektiriyorlar fotoğrafları olur mu ama:)

9 yorum:

  1. Kizkiza eglence gecesini bir yerlerden hatirliyorum sanki vildan teyzecim:))Harika bir nostalji gecesiydi gercekten(bagaj vakasini hatirlamazsak), cok guzel vakit gecirmistim hepinizle...ilerde bunu ayrica kaleme alin da fotograflarini gondereyim ben de:))

    YanıtlaSil
  2. Çok uzun zaman oldu ipler kopalı..Güzel günlerdi yaşadıklarımız..Bir şans eseri buldum bu blogu, zaten her şey rastlantısal değil mi şu dünyada.. Rastlantı eseri tanışmıştık Andaç ile. Güzel günlerdi..Hemde çok. Annesi Eda Şen'e selam gönderiyorum sizin ile..Sağlıcakla kalın.

    Seçkin.

    YanıtlaSil
  3. Merhaba Seçkin
    Gerçekten hayatta rastlantılarla neler gelişebiliyor bazen! Eda şu anda internet olmayan bir yerde olduğu için ne benim yazdığımı ne de sizin yazdığınız yorumu görmedi. Sizin yorumunuzu okudum. Çok selam söyledi size. En kısa zamanda yazacak hem yorum hem de güzel yazılarını Bloğuma koymak istiyorum. Belki sayenizde başlamış olur:) Teşekkürler ilginize!

    YanıtlaSil
  4. Kübracım evet sen de vardın çılgın hanımlar arasında:) Yoksa arabamda yer kalmamıştı da bagajda mı götürmüştük seni:) Yapmışızdır!
    Güzel bir geceydi değil mi hep birlikte eğlenmiştik. Sen bi dön memlekete, Eda da gelince Değirmendere ye gene yaparız kısmetse!

    YanıtlaSil
  5. sevgili eda ne iyi yapmış da yazmışsın..tez vakit okumalıyım kitabını..sevgiler....

    YanıtlaSil
  6. Harika bir yazı..Edayı çok güzel
    anlatmışsınız..

    Eda ile çok güzel bir 5 yıl
    geçirdik...Deprem sayesinde Eda ile
    tanıştık.Keşke daha önce
    tanışma imkanımız
    olsaydı..yüce Rabbim bir daha yaşatmasın
    o acı günleri..
    Edacım seni çok seviyorum..biz herzaman
    varız..güzel yazılarını bekliyoruz.

    YanıtlaSil
  7. sevgili vildan teşekkür ediyorum sana.aradığında bodrumda birşeyler karalıyordum bende acı, sancılı geçen günün ardından..10 yılda yazdıklarım epey birikti aslında ama toparlayamadım birtürlü.işle birlikte hep farklı kulvar gibi gördüm nedense.sen iyi beceriyorsun bu işi.ama kışın yoğunlaşacağım ve seninle bol bol kahve içeceğiz.benimki sade olsun lütfen:))

    YanıtlaSil
  8. Hoşgeldin Eda! Yazılarını merakla bekliyorum...
    Sana bir blog kurmalıyız hemen bence:)Ne döktürürsün kimbilir? Kolay gelsin!Şimdi iftardan sonra çayımı içiyorum canım senin şerefine:)

    YanıtlaSil
  9. sevgili seçkin çok kısa tanıştık seninle vildan bana söyleyince anımsadım.evet yaşam böyle işte istemediğimiz bir sürü şey yaşıyoruz.çok klişe ama yaşam herşeye rağmen devam ediyor.yaşam şeklin değişiyor bununla yani yaşadıklarında birlikte yaşamayı öğreniyorsun başkada şansın yok zaten.10 yıl sonunda sende epey yol almışsındır.okul vs bitmişdir sanıyorum.yaşam yolun hep açık ve istediğin gibi olsun..sevgimle kal

    YanıtlaSil