24 Aralık 2011 Cumartesi

Fikrimin İnce Gülü... Has Bahçemin Bülbülü


İnan bana bilmiyordum. Şimdi sanal ansiklopediden öğrendim. Adalet Ağaoğlu'nun Fikrimin İnce Gülü adlı romanından Tunç Okan tarafından sinemaya uyarlanan, başrolünü İlyas Salman'ın oynadığı Sarı Mercedes adlı film, 29. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En iyi yönetmen"," En iyi kurgu", "En iyi ikinci film" ödüllerini kazanmış. Vay canına sayın seyirciler! Nereden aklıma geldi şimdi bu film durup dururken?  Ne bileyim? Hafıza tuhaf bir kutu diyorum ya... Bugün lafımın arasında "fikrimin ince gülü" dedim. Sonra bunun ne anlama geldiğini düşündüm. Sonra Adalet Ağaoğlu'nun romanı geldi aklıma... Sonra bu film... Çok iyi hatırlıyorum. Bir yolculuk filmiydi. Almanya'da göçmen işçi olarak çalışan Bayram, kazandığı paraları harcamamış, sinekten yağ çıkarırcasına biriktirmişti. En ufak ihtiyaçlarını bile ertelemişti. Çünkü çocukluğunda köye gelen bir siyasetçinin arabasından ve adama gösterilen hürmetten etkilenmişti. Böyle bir arabası olursa farklı muamele görebileceğini fikir edinmişti. İşte seneler sonra köyüne giderken, çocukluğundan beri hayalini kurduğu Mercedes otomobili satın alacaktır. Aklımda kaldığı kadarıyla filmin başrolü sanki  İlyas Salman'ın  değil, resmen Mercedes otomobilindi. Çünkü Bayram, yol boyunca  şarkı misali,  adeta "Fikrimin ince gülü... Has bahçemin bülbülü... O gün ki gördüm seni...  Yaktın beni ahh beni..." diyerek sevdalandığı, Bal Kız adını verdiği arabasıyla sürekli dertleşmekteydi. Tutkuyla bağlıydı Mercedes'ine Bayram... Bir yeri çizilecek diye ödü kopuyordu. 


Filmi seyrederken için için üzülüyordum Bayram için...  Trajikomik olaylar neticesinde arabasının Mercedes amblemi çalınıyor, çiziliyor, kapısı göçüyor, lambası kırılıyordu. Balkız'ın  tipi dağılıyor, boyası dökülüyordu. "Yazık" diyordum kendi kendime. Acıyordum Bayram'a... Göçmen işçi geliriyle Alamanya'da zar zor para biriktirerek Mercedes almıştı. Köyündeki amcasını ölmeden görmek, sözlüsü Kezban'la evlenmek istiyordu. Havalı girecekti ya köyüne Bayram... Mercedes'i her hasar aldığında içim acıyordu.  Sigortacılığımın ilk yıllarıydı. Neredeyse atlıyıverecektim beyaz perdeye... Bayram'ın otomobilini köyüne girmeden çalıştığım servislerden birinde hayrına onartacaktım. İyi ama Mercedes'in kaportası çöktükçe, boyaları döküldükçe, Bayram'ın da boyaları dökülüyor, gerçek yüzü ortaya çıkıyordu. Hiç saf  biri değilmiş meğerse Bayram... Almanya'ya gidebilmek için bir arkadaşının sağlam raporunu çürük olarak değiştirmiş ve arkadaşının hakkını kullanarak işçi olmuş misal... Sonra sevdiceğini arkasına bakmadan bırakıp gidebilmiş... Otomobilin boyaları döküldükçe Bayram'ın iç yüzü  ortaya çıkmıştı çıkmasına ama ben gene Bayram'a acımaya devam etmiştim. Çünkü kaportası göçmüş bir otomobille köye vardığında hayalleri de çökecekti. Görülen o ki hayat hiç Bayram'ın  fikirleri mecrasında akmamıştı. Bilakis kendi çıkarları için başkalarını nasıl harcadığını farkedecekti. Köyün girişindeki bir çobandan hayalleri için harcadığı herkesin kendisinden nefret ettiğini öğrenecekti. Zaten tarihi kazı  yapıldığı için köy boşaltılmıştı. Köyde kimseler yoktu. Üstelik senelerce hayalini gerçekleştirmek için hayatını hep ertelemişti. Koskocaman bir yalnızlık ve vicdan azabı kaplayacaktı Bayram'ı... Üç yol ağzında öyleece  kalakalacaktı... Artık hiçbir yolun ucunda, kimse Bayram`ı beklememekteydi. Ne fena! Heey! Nerden geldim şimdi ben buralara? Fikrimin ince gülü diyordum. Of, ben gene neler neler anlattım? Hoppala:)


20 yorum:

  1. bu filmin hatırladığım tek sahnesi ambleminin çalındığı sahne, galiba vapurda giderken çalınıyordu :) sen nasıl hatırlıyosun bunları, helal olsun diyorum.

    YanıtlaSil
  2. bu kadar ödül almış demek. ama ben de severim sarı mercedesi. bayramın halleri acıklıdır ya da zaten i.salman bana hep hüzünlü gelmiştir.bak şimdi, yeniden seyretmek istedim..

    YanıtlaSil
  3. filmi izlemedim ama başlık çekti beni.. çok severim fikrimin ince gülü şarkısını , hem de çok ..

    YanıtlaSil
  4. Helal olsun Men de Boor:) Ben tam hatırlayamadım doğrusu nerede çalındığını... Ama yolun başlarındaydı sanki...

    YanıtlaSil
  5. Buket, kitap okunasıdır. Adalet Ağaoğlu'nu özlemişim meğer. Du bi..
    Ölmeye Yatmak'la bir kaç gün önce göz göze gelmiştik:)

    YanıtlaSil
  6. Hımm... Keşke dinleseydik sizden Merve:))

    YanıtlaSil
  7. Ah, ah iyiydi bu İlyas Salman ama sonra alkolün etkisinden mi bilemem cıvıttı sanki. Ama sarı mercedes i kim hatırlamaz :)

    YanıtlaSil
  8. Yahu nereden hatırlattın şimdi:) Filmi yine izleyesim geldi. Öyle severim ki bu filmi... İlyas Salman'ın en başarılı, en gerçekçi tiplemeyi "karakter" olarak canlandırdığı filmdir... Tunç Okan'ı ise bilenler "Otobüs" filminden de bilecektir. Hani Avrupa'ya kaçak olarak girmeye çalışan, bunun için de köhne bir otobüsle yolculuğa çıkan ve dolandırıcı tarafından "birazdan geliyorum" deyip şehrin ortasında öylece otobüsün içinde bırakılan adamların hazin hikâyesi... Neyse uzattım ve bu güzel hatırlatma için teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
  9. Ya o üç yol ağzında çöker kalırsın yalnızlığın rüzgar uğultusu olur kulağında ya da o yollardan birisinde kaybolur gidersin. Hayat bu değil mi zaten? Kitabın sertliğini yakalayabilmiş bir filmdi.

    YanıtlaSil
  10. "Sarı renk uzak mesafelerden görülebilirliği yüksek bir renktir. Bu nedenle bazı ülkelerde taksiler ve okul servisleri sarı renktedir."

    veee
    "Mercedes İspanyolca konuşulan ülkelerde kullanılan bir kadın ismidir İspanyolca anlamı ise mars gezegenidir"
    demiş vikipedia..

    bu da psikolojik anlamı:
    http://www.webhatti.com/burclar-alemi-ve-astroloji/71197-renklerin-psikolojik-anlamlari.html

    hoşçakal

    YanıtlaSil
  11. Sahi mi Bolat, öyleyse eğer İlyas Salman için çok üzülürüm.

    YanıtlaSil
  12. Sahi Cüneyt, Tunç Okan'ın Otobüs filmi de ne filmdir ama... Amcamlar Almanya'ya işçi olarak gidenlerdendi. O film çok etkilemişti beni. Filmler insana ayna oluyor değil mi?

    Ben ne düşünüyorum biliyor musunuz? Sinemaya meraklı olanlar kötü insan olamazlar. Çünkü misal bu filmde Bayram'ın sonunu gören biri, arkadaşına katakulli yapabilir mi:)

    Cüneyt hazır sizi bulmuşken sorayım, sizin sergi şimdilerde nerelerde? Duyuralım, ne dersiniz:)

    YanıtlaSil
  13. Selam Halil, ne güzel yazmışsınız...
    "Ya o üç yol ağzında çöker kalırsın yalnızlığın rüzgar uğultusu olur kulağında ya da o yollardan birisinde kaybolur gidersin. Hayat bu değil mi zaten?"

    İbretlik bir film gerçekten. Sağolun.

    YanıtlaSil
  14. Selam Infantulus, bu ansiklopedik bilgiler için teşekkür ederim. Yazı tamamlandı sayenizde. Ne güzel:)

    YanıtlaSil
  15. Filmin çekilişinin çok olaylı geçtiğini çok uzun bi rzaman yayıldığını anımsıyorum, olabilecek her tür aksaklığı yaşamışlardı.

    YanıtlaSil
  16. Selam Vladimir, "Fikrimin ince gülü" beni bu filmi yazmaya götürdü ya çok seviniyorum:)Ne güzel! Hep birlikte hatıramış olduk. Sağolun.

    YanıtlaSil
  17. Tekrar merhaba,

    Sergi Ocak'ta Sancaktepe'de olacak Vildan... Sonrasında İstanbul ayağında başka bir belediyenin ya da kurumun sanat galerisinden teklif gelmezse (aslında var ama netleşmedi) Türkiye'yi gezmeye başlayacağız. Gerçi Gülçin mailinde belirtmiş (geç gördüm mailini yoldaydım, öncesinde Ankara'daydım ailemle, sonra dönmem gerek artık dedim, "işler beni bekler" ve şimdi İstanbul'dayım:) Şubat-Mart gibi de sizde olacağız muhtemelen...

    Bakalım nasıl olacak?

    Hoşça kal.

    YanıtlaSil
  18. Selam Cüneyt, evet sergi İzmit'e doğru geliyor galiba:)) Şahane!!
    Gülçin yazmış akşam... Altınokta başkanı Pınar'da çok sevindi:) Ne gerekirse yardıma hazırız Cüneyt. Herşey daha güzel olacak:) Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  19. iki-üç gün önce seyrettik ama sen pek bi güzel anlatmışsın!!!

    YanıtlaSil
  20. Selam İspenç Tavuk, sigortacı sigortacı seyrettiğim filmlerden:)

    YanıtlaSil