enternal sunshine of the spotless mind etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
enternal sunshine of the spotless mind etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2019 Çarşamba

"Dertleşme Durumu"

"bir insan, öteki insanla neden, nasıl, niye, niçin, ne zaman, nerede, kim için, ne kadar arkadaş olur.. dürtüleri mi dürter, yalnızlık mı köpürder..  öncesiz ve sonrasız bu muallak yolculukta bir ben, çıldırmamak için mi öteki ben'e, bir nevi şıracının şahidi bozacı gibi yazılır.. bir ben, öteki bende ne arar.. yankı mı, onay mı, ayna mı, paratoner mi, tahammül gücü mü, yalnızlık ve sıkıntı savar mı.. bir ben öteki beni gerçekten, doğru ve tastamam anlayabilir mi.. var mı yeryüzünde böyle bir iklim.. atlı kaç gün, yayan kaç gün sonra varılır ve neresinde kalınır"



"bir insan bir insanla neden dertleşir.. dost denilen hatırı sayılı kişiler, hayatın tampon bilgeleri midir.. bir insan bir insanı ne kadar dinler, nereye kadar anlar.. dertleşmek bir benin, öteki ben huzurunda verdiği töleranslı bir özeleştiri veya pişmanlık hali midir.. arkadaş arasında arkadaş ve dost ismi verilen hatırı sayılı kişiler, nasıl, ne zaman, neye ve kime göre seçilir.. nihayet insanlar, düşünen hayvandır da denilebilir.. düşünen ve konuşan bu hayvanlar, kendi kendilerine düşünüp konuşurlarsa, diğer düşünen ve konuşan hayvan topluluklarınca, deli addedilebilirler..  ve bir ben, öteki ben'e düşündüklerini anlatmazsa, sıkıntıdan patlayabilir, çıldırabilir mi yoksa.. paylaşmak, suça, karamsarlığa, sevgiye, düşünceye, acıya, dayanmaya, eğlenmeye bir nevi suç-kaç ortaklığı mı yapmaktır"                                  


paragraflar -  metin üstündağ/denemeyenler                                               
filmler/ silbaştan ve varolmanın dayanılmaz hafifliği

11 Mart 2015 Çarşamba

Onu Aklımdan Attım, Peki Ya Kalbimden ?


 

Üç gündür griple tuhaf bir ilişki içindeydim.  Hani o dünyalar güzeli film var ya… Enternal Sunshine Of The Spotless Mind… Neydi Türkçesi? Sil Baştan… Hah işte… Ben sanki Sil Baştan adlı filmdeki Clementin’dim…  Grip ise hayatımdan çıkarmak istediğim…

Ne yani, çok mu zorlama oldu örneğim?  Yeminle, üç gündür o kadar bunalttı, o kadar haksızlığa uğramışlık hissi yarattı ki, grip'in adını bir daha asla anmamak için onunla ilgili her şeyi hafızamdan sildirmek niyetindeydim.

Abartmak gibi olmasın, griple ortak tükettiğimiz her eşyayı  yok edesim bile vardı ne yalan söyleyeyim.   Meyve suyu bardağı, çay bardağı, limonluk, çarşaflar, yastık kılıfları, sıcak su torbası, battaniye, ısı ölçer…  Bu düşüncelerle  nasılsa uyuyakalmışım.

Az önce içimde bir boşluk duygusuyla uyandım.   Yatağın baş ucundaki, beyaz renkli toparlak gövdeli sehpanın üzerinde duran radyoyu açtım.  Gipsy Kings  müziği odayı doldurdu. Bomboleo’yu söylüyordu. Kollarımı iki yana açıp bir süre gerindim. Latin müziği için bünyede enerji içeceği tesiri yapar diye haybeye söylemiyorlar demek ki… İyi hissettim.

Ama başka bir  his daha vardı içimde… Anlam veremediğim.  Ayağa kalktım. Müziğin ritminde salınarak mutfağa gittim. Çay demledim.  Canım istedi. Çay bardağımın yanına birkaç pötibör bisküvi ekledim.  Koltuğa oturdum.  Çaydan bir yudum içtim. Koku almaya başlamışım. Miss! Bisküviden bir parça ısırdım. Ağzımın tadı gelmiş. Nefis.  

Ilık, şekerli paşa çayı  ve pötibör bisküvi… Çocukluğumda annem her şey olduğumda bana verirdi… Şey olduğumda… Bir şey olurdum. Bütün bedenim tir tir titrerdi. Sırtımda tüylerimi ürperten serin bir esinti gezerdi. Gene de çok terlerdim.  Annem incecik bir tülbenti belimden yukarıya  şefkatle iterdi.  Kaybolmuş zamanlar gibi…  Yemek yemek istemezdim. Paşa çayı ve bisküvi…  Ben bir şey olduğumda annem verirdi. İyi gelirdi. Neydi?  Bir adı vardı. Unuttum şimdi.


2 Kasım 2012 Cuma

Kasım Akşamında, Eylül Akşamı'nı Dinleyesim Geldi.


 
 hiçbir neden yokken,
ya da biz bilmezken tepemiz atmış
ve konuşmuşuzdur..
.
 



 onca neden varken
ve tam sırası gelmişken
hiçbirşey yapmamış
ve susmuşuzdur...
aynı anda aynı sessiz geceye doğru
içim sıkılıyor demişizdir

  



aynı sabaha uyanırken
kimbilir
aynı düşü görmüşüzdür
olamaz mı?
olabilir. 





onca yıl sen burada
onca yıl ben burada
yollarımız hiç kesişmemiş
şu eylül akşamı dışında



 

  

belki benim kağıt param,
bir şekilde, döne dolaşa
senin cebine girmiştir
belki aynı posta kutusuna,
değişik zamanlarda da olsa,
birkaç mektup atmışızdır





 ayın karpuz dilimi gibi 
batışını izlemişizdir deniz kıyısında
 






  aynı köşeye oturmuşuzdur köhnede
belki de birkaç gün arayla
olamaz mı?
olabilir.





  bostancı dolmuş kuyruğunda
sen başta ben en sonda
öylece beklemişizdir...
 





  sabah 7:30 vapuruna
sen koşa koşa yetişirken,
ben yürüdüğümden kaçırmışımdır
 




aynı anda başka insanlara,
seni seviyorum demişizdir....
mutlak güven duygusuyla,
başımızı başka omuzlara dayamışızdır
olamaz mı?
olabilir.

 





 onca yıl sen burada
onca yıl ben burada
yollarımız hiç kesişmemiş
şu eylül akşamı dışında


Video ve Şarkı - Bülent Ortaçgil
Fotoğraf - Sil Baştan (Enternal Sunshine Of The Spotless Mind)