Hafta sonu Masumiyet Müzesi'ne gittim.
Sanki müzede değil, hayal dünyamda gezinmekteydim.
Binanın alt katına usulca indim.
Pek çok kitap ve eşya arasından Füsun'un küpesini seçtim.
Küpenin tekini kutusundan çıkardım.
Sol kulağıma taktım.
Aynada kendime baktım.
Kalakaldım...
Çünkü;
"Onun kalbinden ve aklından geçen her şeyi hissedip anlayabileceğimi,
onun ağzından konuşabileceğimi,
onun ne hissettiğini daha o hissederken anlayabileceğimi,
"o" olabileceğimi de şaşkınlıkla seziyordum."
Gerçekten!
Sanki müzede değil, hayal dünyamda gezinmekteydim.
Binanın alt katına usulca indim.
Pek çok kitap ve eşya arasından Füsun'un küpesini seçtim.
Küpenin tekini kutusundan çıkardım.
Sol kulağıma taktım.
Aynada kendime baktım.
Kalakaldım...
Çünkü;
"Onun kalbinden ve aklından geçen her şeyi hissedip anlayabileceğimi,
onun ağzından konuşabileceğimi,
onun ne hissettiğini daha o hissederken anlayabileceğimi,
"o" olabileceğimi de şaşkınlıkla seziyordum."
Gerçekten!
not- tırnak içine aldığım cümle, masumiyet müzesi romanından alıntıdır.
.
