osman sınav etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
osman sınav etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2012 Cumartesi

"Nasılsın" - Uzun Hikaye


"- nasılsın?"

- anladığın ve algıladığın kadarım işte.. ne bir eksik ne bir fazla.. nasıl hissettiriyorsan öyle'yim.. nasıl hissettiriyorsam öyle'yim..  biraz'ım, galiba'yım, sanki'yim, belki'yim, acaba'yım.. gibi'yim.. herhangi bir insan teki'yim.. her hangi bir ruh hâliyim.. nefis manzaralı, bir hayat eti'yim, eki'yim.. nasıl olsak, hoş olur




"- nasılsın?"

-  gerçekten mi, soruyorsun.. iş olsun diye mi.. kaç kişi, birisinin, gerçekten iyi olup olamadığını merak ediyor ki.. önyargı ve dedikodu varken.. kim kimin iyiliğini istiyor ki.. kim kimin kötülüğü üzerine, iyilik bina etmiyor ki.. şimdi'yim ve burada'yım.. öyleyse nasıl'ım.. ölümden önce, doğumdan sonra'yım.. ölmeyecek kadar iyi, yaşamayacak kadar kötü'yüm.. kendi kendim bir yere kadar gittim, kendim gelene kadar, kendimin yerine bakıyorum.. kinetik enerji'yim, potansiyel iyiyim.. bir işaret bekliyorum




"- nasılsın?."

- "nasılsın" kelimesi, güzel türkçemizde bir soru olup, "nasılsın" diye soran dost ve müşteri şahıslara, duruma uygun, doğru ve yanlış cevaplar verilir.. bu cevaplar da kendi aralarında bir kaça ayrılabilirler..... nasıl olsam hoş olur.. bezgin, mutlu, göçebe, vurdum duymaz, kumral, sıska, bir düzine, dul, yaşlı, sosyalist, kel, laz, yeşil, karamsar, atletik, vesaire.. nasıl olsak hoş olur







"-nasılsın?"

- tahmin edemeyeceğin kadar iyi'yim.. bundan iyisi, şam'da kayısım.. dar geldi bu yaş bana.. alışamadım, şığışamadım.. sağlığınıza duacıyım..... herkes iyi olmadan ben hiç iyi olamıyım.. peki ben ne yapıyım





"nasılsın?"

- boş ver şimdi.. ne sen, sormuş ol, ne de ben cevap vermiş olayım.. gel, hiç tanışmıyormuş gibi yapalım.. den dan'ım, dan dun'um.. vakit dolduruyorum





"-nasılsın?"

-  ne bu, yahu.. yeni bir tarikat mi kurdunuz.. niye her rastladığınıza bu soru'yu soruyorsunuz.. nasılsın olay'ına karşı'yım ağa.. gıcık yapıyor, allerji kapıyorum.. dur kaçma.. 






NOT: Bugün beğeniyle  seyrettiğim  Uzun Hikaye adlı filmle ilgili bazı karelerle, Metin Üstündağ'ın  Ömür Törpüsü adlı kitabının "-nasılsın?." adlı bölümünün bazı paragraflarını eşleştirdim. Heey, bana "nasılsın?." mı diyorsun? Yok artık:)



16 Mayıs 2009 Cumartesi

Emine Işınsu ve Küçük Dünya


1938 doğumlu Türk Edebiyatının değerli yazarı Emine Işınsu, Ankara Dil Tarih Cografya Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı ve aynı okulun Felsefe bölümünü bitirmiş. Okurken bir dönem AFS bursuyla Amerika'ya gitmiş. 17 yaşındayken ilk şiir kitabı İki Nokta basılmış. 1963 senesinde en tanınmış romanı Küçük Dünya yayımlanınca artık romana yönelmeye başlamış. Romanlarında insan psikolojini öne çıkaran yazar, romanlarını daha çok kadının tutsaklığı ve Türklerin tutsaklığı konularında yazacaktır. Son dönem yazdıklarında ise tasavvufun ünlü simaları Yunus Emre, Hacı Bayram Veli, Niyazi Misri'yi ele almış.


En sevilen kitabı Küçük Dünya'da; kendi küçük dünyasında , annesinin baskısını üzerinde fazlaca hissederek yaşamaya çalışan Nur, üniversiteyi bitirir bitirmez kendisini çok seven Ferit ile evlenir ve Şanlıurfa'ya gelin gider. Şehrin otantik ve mistik havası Nur'u çok etkiler. Örf ve adetlerin fazlaca hayata tesir ettiği bu şehirde gene daralmaktadır. Kocasının arkadaşı Murat'la iyi bir arkadaşlık kurar. Bu arkadaşlık zamanla aşka dönüşür. Ancak hiçbir zaman kelimelere dökülmeden yaşanan bir aştır bu. Bu kitap Türk Edebiyatının en güzel romanlarından biridir. Kitabın arkasında şöyle bir not yazmaktadır:
"Gidip de dönmez baba bir gün, yarım kalır, kalış o kalış...Delicesine bir yağmur yağıyordur, birden bir şimşek çakar, karar verilir, veriliş o veriliş... Hayal kırıklığının dile gelemeyeni, hem de gurura bulananı beterdir, biliniş o biliniş... Cebreder gündelik hayat, nefessiz bırakır, boğuntu o boğuntu... Yanı başındadır, dokunamazsın, lal dilini çözemezsin, arafta kalırsın temelli, duruş o duruş... Sorular yerli yerindedir de hep, cevaplar muallâktadır nedense, ahval o ahval..."

Küçük Dünya'dan başka, Azap Toprakları, Tutsak, Sancı, Ak Topraklar, Çiçekler Büyür, Canbaz, Kaf Dağının Ardında ve son olarak önce televizyon için senaryo, daha sonra romanlaştırılan Atlı Karınca adlı kitapları mevcut olan Emine Işınsu'yun Küçük Dünya adlı ilk romanı Osman Sınav tarafından televizyona aktarıldı.


"Rahmet,bolluk ayıdır Nisan. Her düşen damla bereket demektir. Ya gönüle düşen damlalar? Bir sedefkarın elinde vücut bulur kimisi, kimi bir neyin nağmelerinde ya da bir resimde... Meryem bir nevi usta-çırak ilişkisi içinde "sedefkar dost"unun yanında yepyeni bir dünyaya adım atıyor. Bencillikten,yalandan uzak, samimi,gerçek bir dünya! Nisan Yağmuru ,Işınsu'nun güçlü kadın karakterleri arasına Meryem'i de ekeleme imkanı bulacağınız,bir solukta okuyacağınız bir roman..."