13 Nisan 2024 Cumartesi
Seyretmek ve Okumak İstediklerim...
Mak Mek Mak Mok
10 Nisan 2024 Çarşamba
Arz Ederim:)
9 Nisan 2024 Salı
Punk'çı oldum. Amaaa Hopepunk'çı:)
"Hopepunk" kelimesini duydum, önüne arkasına bakmadan kitabı kaptım. Hopepunk umut dolu bir bilimkurgunun alt türüymüş. Becky Chambers'in Küçük Öfkeli Gezegene Yolculuk adlı kitabı hopepunk edebiyat tarzıymış. Oh! Nasıl sevindim anlatamam.
Canımıza yetti, fantastik edebiyatın karanlığın en dibine yol alan anlatısı. Şiddetin her türlüsünün fink attığı, iç karartan, iyilerle kötülerin değil, kötülerle daha feci kötülerin kapıştığı kitaplar, filmler falan.... Yani... Anneciim... Grimdark:)
Grimdark insanın ne dehşetli, ne zalim olduğunu anlatılırken, hopepunk, aksine insan canlısının iyilik yapma potansiyelini ortaya çıkaran edebiyat tarzıymış.
Daha fazla yazmayayım, ilgilenenleri şu linke davet edeyim.
İsmail Yiğit, gerçekten büyük emek vererek, çok ayrıntılı, değişik bilgilere gönderme yaptığı şahane bir araştırma yazısı hazırlamış. Bayıldım. Böyle buyrun:)
https://www.bilimkurgukulubu.com/genel/inceleme/umut-dolu-bir-bilimkurgu-alt-turu-hopepunk/
31 Mart 2024 Pazar
Kokulu Şiir
"Melih Cevdet'in bir misafirlikten, temiz bir yataktan, derin bir uykudan söz ettiği bir şiiri vardır, bilir misiniz? Çok sevdiğim, çok etkilendiğim bir şiirdir. Bence kokusu vardır o şiirin. Ilık bir oda kokar, bir bahar sabahı pencereleri açılıp havalandırılan bir oda kokar, bembeyaz çarşaflar nasıl kokar bilirsin. Sonra patiska kokusu. Tertemiz, yumuşak bir yastık. Ve derin bir uyku. Hep öyle bir eve yatılı çağırılayım istedim. Çoğu kez izinli çıktığım kendi evimde, kendi odamda bile, kimi zaman bu şiiri okur, başka odaları, başka hayatları düşünürdüm. Hep başkası olmak istedim. Bir başkası. "
Murathan Mungan/İskambil Destesi /s.29
Kendimi Eylediğim Zamanlar
28 Mart 2024 Perşembe
"Oh, Papatya Son Bir Defa Bana Bak"
Oh, papatya
Son bir defa bana bak
Seninle kim kalacak ışıklar kapanınca?
Benden çok uzakta (Teoman şarkısı)
"Ben ölüme hayranlık duyan birisiyim.
Tesellim ve sükûn buluşum hep "İyi ki ölüm var." cümlesi ile olmuştur.
Sonsuz bir yaşamı korkunç buluyorum, fazla uzun bir yaşamı da kendi adıma ürpererek, fazla da uzatmadan, ancak kısaca aklımdan geçirebiliyorum.
Şimdi şu camdan, şehirden ve ağaçlardan, yollardan, asfalttan şu daha en az otuz yıl hüküm sürecek genç ve iştah dolu insanlardan ayrılmanın yolunu bana sunan o büyük kapıya hep şükranla bakıyor ve gideceğim düşüncesi ile kalabiliyorum.
Yani bende ölüm değil, Allah korusun ölmeme, geç ölme korkusu var.
Kalıcılık ise başka bir züğürt tesellisi, dünya kalıcı değil ki insan ya da eser kalıcı olsun"
NOT:
Şule Gürbüz'ün Hasan Cömert'le yaptığı 2013 tarihindeki söyleşisinden:
https://www.sabitfikir.com/soylesi/edebiyatdisi-olume-hayranlik-duyuyorum
24 Mart 2024 Pazar
Epifani Nedir?
Gerçi bazı deneyimler de insana bildiğini unutturuyor. Epifanin de cinsi var. Bazısı daha neşeli, bazısı daha kederli, bazısı acı bir sezdiriş. Bazısı da o anı nükteyle geçiştirip yürüyebilmenizi sağlayan tatlı bir parlayış gibidir. Bütün bunların hakikaten bir parça olduğunu, ufak armağanlar olduğunu hissetmek ve o yakınlığı duyduğunuzda dile çevirebilmek eşsizdir..........
Epifani ya da ince farkına varışlar sonuçta yapıları gereği çok kırılgan ve hassas şeyler. Şimdi çok kırılgan ve hassas bir şey zaten insana çok güç yaklaşır. O da kendi gibi birine yaklaşmak ister. O küçük ilham perilerine, musalara bir temas etmesi sükunette, sessizlikte, siz onları dinlemeye kulaklarınızı açmışken, o hayhuyun içinden sıyrılmışken buna daha yakındır ama az evvel konuştuğumuza geliyor hep. İnsan bunu istiyor mu? İnsan buna meyilli mi? O duyduğunu ya da fark ettiğini değerli buluyor mu? ................."
Şule Gürbüz / Kitap-lık Dergisi 185. sayı Söyleşi: Nil Sekman



