26 Nisan 2026 Pazar

Ve Mandalina ve Manda ve Mandolin


Düşünün… Bir gün birileri çıkıp “mandalinalar tehlikeli” dese. Önce gülersiniz. Sonra düşünürsünüz. Sonra… bir bakmışsınız, herkes buna göre konuşuyor.

Prof. Dr. Şiir Erkök Yılmaz’ın Eşekarısı adlı kitabındaki 1977 yılında yazdığı “Evvel Zaman İçinde Değil” öyküsü, tam da bu dönüşümün hikâyesi. Masum bir şeyin nasıl tehdit haline getirildiğini, üstelik bunun nasıl bu kadar kolay kabul gördüğünü anlatıyor.

Bir noktada toplum netleşiyor: mandalar ve mandalinalar. Taraflar belli. Roller dağıtılmış. Ve kimse bu ayrımın neden yapıldığını sorgulamıyor. Çünkü mesele artık doğru ya da yanlış değil. Mesele, mandalinaların tehdit ilan edilmesiyle birlikte herkesin o oyunun parçası haline gelmesi.

Şiir Hoca, mandalar ile mandalinalar arasında, mandolinin yükselen gürültü içinde duyulmaz hale gelişini de haybeye eklemiyor. Bu oyunda en çok kaybolanlar, sesi en az çıkanlar.

Öykü burada ince ama sert bir ironi kuruyor: Aslında ortada gerçek bir tehlike yok. Ama herkes buna göre hizalanarak yaşamaya başlıyor.

İşte bu yüzden hikâye rahatsız edici. Mandalina... Manda... Bir kelime değiştiğinde, bir şey tehdit olarak ilan edildiğinde, gerçekliğin ne kadar hızlı yeniden kurulabildiğini anlatıyor.

Ve insan ister istemez şunu düşünüyor... Gerçekten mandalinalar mı tehlikeliydi? Yoksa birilerinin öyle demesi mi yetti?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder