29 Mart 2011 Salı

Zagor Yoksa "İşinin Ehli Hayalkırıkçısı" Mı?



Allahım! Bu gördüklerim gerçek olmasın lütfen! Zagor... Sevdiğim çizgi roman kahramanı... Zagor... Toz kondurmam tırnağının ucuna... Olamaz! Lütfen aramızda kalsın, olur mu? Kimseye söyleme.. Ama... Zagor var ya... Don Kişot'u bilmiyor...  İnanamıyorum gözlerime... Zagor... Kitap okumaya vakti olmadığını söylüyor... Bugün satın aldığım macerasını okuyordum. Bir an bu kareleri gördüm ya... Tepeden tırnağa mosmor oldum. Olamaaaz! Hayallerimin yıkıldığı an... Bittim... Resmen bittim... Yıkıldım. Yerlerdeyim.  Numan Serteli'nin haikusu, Zagor'un bu haline tam denk düşmüyor mu şimdi? "işinin ehli.. hayalkırıkçısıyım.. son müşterim sen"  der ya hani... Of! Zagor'un son müşterisi ben miyim bilmiyorum ama işinin ehli hayalkırıkçısı olduğu çok doğru... Yapılır mı bu bana? Söyler misin  Esrarengiz Atlı adlı macerada, nedir Zagor'un  bu hali şimdi? Yooo... Kabus olmalı... Tamam. Anladım. Rüyadayım. Az sonra uyanacağım...



Heyy! Buldum! Zagor budur işte! Bu Zagor karesi var ya bünyeme ilaç gibi geldi valla! Bakar mısın, Zagor kitap okuyor! Oh! Çok şükür Tanrım... Gerçekten çok teşekkür ederim. İnan bana az kalsın  hayalkırıklığından öte dünyaya göçecektim. Yoksa... Kitap okumayan birine nasıl tahammül edebilirdim?  Mümkün değil... Çizgi roman kahramanı da olsa, ben  kitap okuyanı severim. Acaba Zagor sinemayı bilse, sever miydi? Severdi bence... Evet, tabii severdi. Dur ben bir koşu gidip su içmeliyim. O kadar korktum ki, dilim damağım kurudu, inanmazsan yemin bile edebilirim. Tamam. Şimdi maceranın kalanını okumaya devam edeyim.  Heyy! İnanmıyorum... Zagor ve Sarışın Tehlike... Neee? Şöyle bir karıştırdım sayfaları... O ne? Zagor Blondie'den dayak mı yiyor? Yok artık! Pes! 


Tamam! Gene bilmeden bir şey yaptım. Belli ki yüksek makamlar tarafından cezalandırılıyorum. Peki. Şimdi  Zagor'un bu macerasının kapağını kapatacağım. Ve bu akşam  Zagor'un Sarışın Tehlike adlı macerasını okumayacağım.  Hani Sıtkı Sıyrıl acıyı tarif ederken, Zagorsever bünyenin acısını anlatır da, en iyi acı tarifinin çizgi romanların yarım kalmış macerası olduğunu söyler ya, işte o acıyı dibine kadar hissedeceğim. Zagor aynı çizgi roman macerasında, nasıl bu denli hayal kırıklığına uğratabilir beni? Of! Gene bir haiku söyleyeceğim işte şimdi... "ahmakıslatan değilim dedi.. inandım o yağmura..ve ıslandım tam bir ahmak gibi" diyeceğim demesine ama... Zagor... Of! Yapamam! Toz konduramam valla.. Sevmek ne feci bir şey değil mi? Acı veriyor insana.  Sanırım depresyondayım. Feci... Şeyyy! Yoo... Dayanamayacağım valla... Çok merak ediyorum... Zagor ve Blondie... Yooo... Hemen okuyacağım hemen... Hiç beklemeden! Duramam... Hemen! Aman Allahım! O neeee?Yooo... Zagoooorrr!!!!

2 yorum:

  1. Adamcağızın dünyayı kurtarmaktan başka aktivitelere vakti kalmıyordur haliyle :) Emekli olunca bol bol okumuştur ama, merak etmeyin siz.

    YanıtlaSil
  2. "Çok gezen mi biliiiiir, çok okuyan mı?" diye bıyık altından gülerek soran ve cevabını, "Yahu tabii ki çok gezen bilir, tam da benim gibi," diye verirken garip bir gururla otuz iki dişini şangırdatan o divane ademoğulları gibi, Zagor da bir boş vermişliğin, divaneliğin, kendini bilmezliğin, 'adam sende'ciliğin müdavimidir bu macerada belli ki. Ne ki, okuduğu da bir Sefiller, Savaş ve Barış, Anna Karanina, Suç ve Ceza değildir. Açık sayfanın sağ alt köşesine bakarsanız, kitabın resimli olduğunu görürsünüz. Umalım ki, Zagor çocuk kitabı okuyarak ısınma turları atmakta olsun, umalım ki sonraki maceralarda Franz Kafka'nın Değişim'ini veya Dava'sını okusun. Dere tepe gezmesin de biraz adam olsun, adam olsuuuun!

    YanıtlaSil