1 Ocak 2011 Cumartesi

Kızlar İçin " Zagor Baltası" Ne İşe Yarar?


Sıtkı Sıyrıl, "Zagor Baltası Yapıyoruz" başlıklı yazısını "Gerçekçi olalım dostlar. Zagor gibi hastası olduğumuz süper bir kahramanın yanına, taştan yapılmış güdük bir baltayı hiç yakıştırmamıştım. "Aa, evet yaa" dediğinizi duyar gibiyim.  Evet, işin bir sürü detayı var. Zagor bu güdük dediğimiz baltayı abuk subuk yerlerde bile, bir taş, bir sopa ve biraz sarmaşık bulup yapabiliyor, bu anlamda bu silah her yerde. Ayrıca bu balta nice düşmanını yere yıktı, ergonomik, hafif, kullanımı kolay…" diye anlatmaya başlamış. Kendisi hocamdır. Zagor uzmanlık alanıdır. Zagor Baltası'nın  nasıl yapıldığını, açıkça itiraf etmeliyim ki Sıtkı Hoca'nın bloğundaki ders notlarından öğrendim. Demek ki neymiş bu silahı her yerde yapabiliyormuşuz bir... Sonra ergonomik, hafif, kullanımı kolaymış iki... Eee... Bu balta nice düşmanı yere yıkmış..yani yıkmalı... üüççç! Bu yazıyı okuyunca bunları anlıyoruz öyle değil mi? 
 

Tamam, ben de Kız Zagor Baltası yapmaya niyet edince bu maddeleri göz önünde tuttum. Zagor Baltası'na nerede ihtiyacımız olacağını bilemeyiz, öyle değil mi? Farzet ki mutfaktayım. Sokak kapısının dışarıdan  zorlandığını duydum. Durum hiç tekin değil. Hemen gardımı almalıyım. Elimde Zagor Baltam olsa korkmayacağım. Yok ama. Eee, ne yapacağım bu durumda? Bak şimdi... Derhal  koca bir patatesi kaparım. Kabak soyacağı ile altına bir dakikada minikçe delik açarım. Hemen köşeye dayalı oklavayı dizimde ikiye kırarım. Yarısını patatesin altına açtığım deliğe sokarım. Ya üzerimdeki kazağın ucundan çekeceğim iplikle ya da  çekmecedeki  kurdeleyle patatesi  oklavaya hızla bağlarım. Bak hayallerimden birini anlatıyorum zannetme gene. İnan ki  bu anlattıklarım tamamen doğru. Zaman tuttum. Patatesten Kız Zagor Baltası yapma süresi  tam üç dakika sürdü. Hemen sokak kapısının arkasına geçtim. Kapının dışarıdan halen zorlanmakta olduğunu farkettim. Elimdeki patatesten imal ettiğim Zagor Baltası tam da Sıtkı Sıyrıl'ın anlattığı gibi, ergonomik, hafif ve kullanımı kolay oldu.  Aman Allahım! Kapı usulca açılıyor. Kötü adam şaşırarak benimle göz temasına giriyor. Oh, hazır bir hedef bulmuşum... Baltanın etkisini  Zagor'un klasik, "omuzun üzerinden ters sıyırtmaç" hareketi eşliğinde  gerçekleştirmenin tam zamanı. Kocaman bir THUD efektiyle patatesten yapılma Kız Zagor Baltası'nı hedefin bıngıldağına ekleştiriyorum. Hey! Atalarımın bütün bıyıklıları ve eli hamurluları aşkına! Doğruymuş. Kötü adamın bıngıldağının çatladığına ve içinden pekmez aktığına kendi deneyimlerimle şahit oldum.

Sıtkı Sıyrıl diyor ki,  “Zagor bu baltayı beş dakikada nasıl yapabiliyor?” “Bu ufacık balta gördüğümüz kadar etkileyici mi gerçekten?” "gene bir çizgiroman kolpasıyla mı karşı karşıyayız?" gibi soruların cevabını bulmak ve Zagor’un balta motivasyonunu biraz olsun çözebilmek için bir balta yapmaktan başka çare yoktur" Çok haklı. Ne yalan söyleyeyim  Zagor Baltası yapmadan önce tüm bu soruları ben de aklımdan geçirmiştim. İşte patatesten Kız Zagor Baltası nasıl yaptığımı ve nasıl tecübe edildiğini açık açık anlattım. Üstelik patatesten imal edilen bir Kız Zagor Baltası'yla Darkwood ormanında olduğunu düşünsene. Karnın acıktı misal. Yak ateşi. Koy kabuklu patatesi kor ateşin içine. Pişsin  mis kokulu odun ateşinde. Sonra mı? Ne olacak? Hapur hupur ye. Fena mı yani? Bende muhtelif Kız Zagor Baltası çeşitleri mevcut. Yukardaki fotoğrafta gördüklerinin birini patatesten, birini taştan yaptım. Bil bakalım ortadakini hangi malzemeden yaptım? Şaşıracaksın! Mum! Ortadaki Kız Zagor Baltası'nı taş şeklindeki  mumdan yaptım. Dün gece elektrikler kesildi bir ara. Yılbaşıydı ya. Koydum mumdan yaptığım Kız Zagor Baltası'nı masaya. Ellerimi dayadım yanağıma. Ateşini yaktım. Seyrine baktım. Yaaa!

"Asla Kız Zagor Baltası çantamda olmadan bir yere gidemem." diyorum ya sana... Kız Zagor Baltası o kadar faydalı ki. Gördüğün gibi kullanıyorum her ihtiyacım olduğunda. Senin de Zagor Baltan varsa, gidelim mi Darkwood Ormanı'na kampa? Ne dersin? Hey, kaçmak yok! “Nehirde yüzen kütük üzerinde birbirini devirmece” oynayacağız ama!!




16 yorum:

  1. Küçükkten biz de arkadaşlarla patatesten yapmıştık, o günlere gittim birden :). Acısını bile hisettim diyebilirim. Patates denip geçilmemeli cidden morartabiliyor!

    Ayrıca baltalardaki kurdeleler sabah sabaha gözler açılmamışken kahkahayı bastırdı :)

    YanıtlaSil
  2. Moraran kolum ve annemin Zagor ciltlerinden birini misafir çocuğa boyama kitabı olarak vermesi dışında pek bir anım yok çünkü pek sevmem çizgiroman olarak Zagor'u ne yazık ki.

    YanıtlaSil
  3. Keşke tersini söyleyebilseydim! Çizgiromanlarda hep fantastik ya da bilimkurgu ile harmanlanmış olanları sevmişimdir; Spawn, Sandman, Spider-Man, Wolverine,...

    Bir de asıl uzak durmam biraz da sanırım Western doğasından dolayı, Western filmlerini de hiçbir zaman sevememişimdir. Back to the Future serisinde bile en az izlediğim Bölüm III'tür :).

    YanıtlaSil
  4. Keşke tersini söyleyebilecek bir yapıda olsam, biraz dilim sivridir de o yüzden affına sığınıyorum:)

    Ama başka şeylerde uzlaşsak kahve arası gibi mesela ya da sadece çizgiroman özünde, belki Moon gibi gibi olağanüstü filmlerde; olmaz mı? :)

    YanıtlaSil
  5. Ben de sadece ortayolu bulalım diye söylemiyorum zaten; şöyle bir gözgezdirince blogda hemen gözüme çarptı. Dedim ya bilimkurgu severim, hem böylesini sevmemek zaten sinemaya hakaret olurdu.

    YanıtlaSil
  6. Bilimkurgu olmasına rağmen naif bir film, bir o kadar da derin. Hani bu tat sinemanın bu kapısının otesinde bulunmaz. Naif, iddiasız dedik ama bilimkurgu özünden oldukça da zengin.

    Ayrıca politik yanının biraz da 1984'un distopyası ile bağ kurduması nedeni ile beğendiğim bir film.

    YanıtlaSil
  7. Aslında bir şeyi sevmezsem defalarca şans veririm, sırf bu yüzden şıra denen zıkkım defalarca denememe rağmen artık gördüğümde kaçasım gelir.

    Tamam Zagor'u aynı kefeye koyamam, kahve yanında boşta olsam ve önümde olsam en azından alır bir karıştırırım içersini.

    Ama Zagor'u sevevem ne yazık ki. Biraz uzun bir konu benim açımdan aslında. Öncelikle Western teması üzerinde yükselmesi. Western teması bana her zaman insan vahşiliğinin kanlı sayfalarını hatırlatır. O yüzden Zagor'da ister istemez payını alıyor.

    Bir de Zagor ile bizim çizgiroman kuşamızda ne yazık ki ağırlığı olan Karaoğlan ile benzeştiririm. Karaoğlan'ın milliyetçi arkaplanı benni bu çizgiromandan uzak tutmuştur. Ne alakası var diyebilirsin! Açıkcası uzun zaman oldu ikisinide okumayalı o yüzden balık hafızamdan somut bir örnek veremem ama dediğim gibi balık hafızamda bu ilişki kuruyorken Zagor'da bana uzak.

    Ayrıca ne güzel bir uzlaşmak yakalamışken tekrar Zagor'dan bahsediyoruz ki:). Her ne kadar yukarıdakileri yazmış olsamda kırmak istemem, o yüzden tekrar affınıza sığınıyorum.

    Fıkrayı ne yazık ki bilmiyorum.

    YanıtlaSil
  8. Sevgili HK,
    Mum zagor baltanız çok orijinal bir fikir. Zagor özellikle azılı düşmanı Baron Bela Rakosi ile mücadele ederken çok işe yarar bir silah olurdu bu. Ferri Amca'ya haber versek mi acaba? :))

    Bu yazınızı Sıtkı Sıyrıl yeni kitabına almazsa eğer, çok yazık olur :)) Burdan kendisine sesleniyorum :)) Ahyaaaaak!!

    YanıtlaSil
  9. İnat mı?
    Son 4-5 yılını bir şekilde Lazların yanında ve baskısı altında geçirmiş biri olarak artık doğal bağışıklık geliştirdim denebilir:).

    Bence sakıncası yok, her konuda Zagor'un ismi geçebilir. Ki blogun izlenenler listemdeyken daha çok geçecek o vakit:)

    YanıtlaSil
  10. Tehdit ediliyorum; sanırım kapıya pencereye bol bol sarımsak asmam gerekecek! :)

    YanıtlaSil
  11. Öncelikle ben Zagor okumadım demedim ki hatta eski ciltleri hala durur memlekette.

    Ama severdim de ondan mı arşivlerdim?
    Hayır ne yazık ki. Çizgiroman hobimdir, buldukça arşivlerdim. Aldıklarımı da mutlaka bir kere okumuşumdur ki bu da defalarca şans demek sevmem adına ama cevabı hala aynı, sevemedim :)

    YanıtlaSil
  12. Deplasmandayım tevazu göstermenize gerek yok bu konuda. Canıma okuyabilirsiniz. Tartışırız ustrupluca. Herşeyin tadı ayrı :)

    Soruna gelince aklıma muhtelemel bir kaç sebeb geliyor;
    1)Profil ayarlarınızdaki eposta adresi değişmiş olabilir
    2)Eğer yorum takibi için dediğim yerde başka bir servisten mesela yahoo, hotmail den bir adres kullanıyorsanız spam a dusebilir.
    3)İlişkisini olmaması lazım ama kontrol panaleli/ayarlar/yorumlar da eposta adresinde bir sorun olabilir.
    4)Pek ihtimal vermesem de blogger servisinde bir sorun olabilir ya sizin adrese gelmiyordur ya da yorum yazdığınız bloglarda bir sorun vardır. Blogger hata bildirimi yapmak gerekebilir.

    YanıtlaSil
  13. Me deNek, sevgili HK. Siz yeterki duman işaretleriyle bir haber gönderiniz, yeter :))

    YanıtlaSil
  14. Biraz uğraştırdı ama çözdüldü ya mühim değil.

    YanıtlaSil
  15. teşekkür ettim yazı için )

    YanıtlaSil
  16. Merhaba,
    ben bu yazıyı kaçırmışım yahu. Elinize sağlık, şahane olmuş hepsi. Hatta sağdaki orjinal forma epey yaklaşmış. Çıraklık, olgunluk, ustalık dönemi gibi olmuş sıralama :)

    Artık mozaik pastadan sonra da yün&şiş ile örerek balta yapmanızı bekliyorum :)

    Sevgiler, selamlar...

    YanıtlaSil