Bu fotoğrafı kuş gözlem topluluğundan bir arkadaş çekmiş. Bayıldım.
Bakar mısınız? Şehrin bir üst geçidinin altında, paslı bir borunun adeta dala dönüştüğü yerde yan yana dizilmişler… Kim çizdiyse ellerine sağlık demeliyim.
Sarı gövdeleri, siyah başları, beyaz yanakları ve göğüslerinden kravat gibi aşağı süzülen ince siyah çizgileriyle bunlar büyük baştankaralar :)
Büyük baştankaralar hakkında bir makale okumuştum. İngiltere’de şehirde yaşayan baştankaraların, süt şişelerinin folyo kapaklarını delip kaymağa ulaşmayı öğrendiklerini ve bu yöntemi kısa sürede birbirlerine öğrettiklerini fark etmişler. Bu davranışın yıllar içinde kuştan kuşa yayılması, bilim insanlarının “kültürel öğrenme” dediği şeye en sevimli örneklerden biri olmuş. Yani bu küçücük kuşlar yalnızca hayatta kalmıyor; birbirlerinden öğreniyor, bilgiyi yayıyor, hatta kendi küçük şehir kültürlerini oluşturuyorlarmış.
Bilim insanlarına göre bu davranışlar genetikle değil, öğrenmeyle yayılıyormuş. Yani bilgi bir kuştan diğerine adeta “beyinden beyine” aktarılıyormuş.
Aaa! Acaba şehrin bu alt geçidinin altında genel kurul toplantısı mı var?
İyi sosyalleşmiş, deneyimli baştankaralar, çaylaklara “folyo kapak nasıl açılır”, “en iyi kırıntı nerede bulunur” gibi şehir derslerini jet hızıyla nasıl aktaracaklarını mı konuşuyorlar acaba?
Ah canlarım ne tatlılar !
YanıtlaSil