18 Mart 2026 Çarşamba

Hasar Arabada Değil Hatırada...

 

Sigortacılıkta bazen dosyalar değil, hikayeler açılır. Bazı dosyalar vardır, kapatırsın. Bazıları vardır... Kafanın içinde açık kalır.

Ali abiyle yıllardır çalışırım. Öyle sigortalı değil, aile gibi. Gözüm kapalı kefil olacağım adamlardandır.

Bir gün aradı. Gece evine gelmiş, site otoparkı doluymuş. Arabayı dışarı bırakmış. Sabah geldiğinde sağ ayna ve ön sağ çamurluk hasarlıymış. Klasik: hasar... Park halinde çarpıp kaçmışlar. Geçmiş olsun, dedilk.

Dosyayı açtık. Anlaşmalı servis, beyan, eksper… süreç ilerledi. Sonra  red geldi.

Sigorta şirketinin red gerekçesi neydi?  Bu hasar park halinde olamaz.

İtiraz ettik. Uzun uzun anlattık. Hatta işi büyüttüm.  Olay yerine gittim. Ali abiyi çağırdım. Geldi. Arabayı aynı şekilde park ettik. Bir baktım… Ayna tamam. Ama çamurluk… bir tuhaf. İçime sinmedi. Arabayı çok iyi bildiğim bir servise  götürdük.

Cevap netti... Bu hasar park halinde olmaz! Şaştım kaldım.

İçeri girdim. Ali abi oturuyor. Abi, dedim, hiç beklemedenTahkim’e gideriz diye düşünüyordum ama baksana bizim ustalar da sigorta şirketiyle aynı şeyi söylüyor… Emin misin sen abi? dedim.

Sakindi... Kılını kıpırdatmadı... Kapının önünde çarpılmış buldum, dedi.  

Utandım ne yalan söyleyeyim... Koskoca Ali abi... Yıllardır görmemiştim. Çok yaşlanmış.

Başka bir yere sürtmüş olabilir misin abi? dedim. Yok, dedi.  Eşiniz kullanmış olabilir mi? Belki sürtmüştür bir yere. Siz de hasarlı halde park yerinde görmüşsünüzdür mesela, dedim. Çok sakin... . Yok, dedi. 

Sonra ekledi: Ben aslında hasarsızlığı bozmak istememiştim.

O an anladım.

Bu hasar bir yalan beyan hikayesi değildi. Bu… eksik bir hatıra hikayesiydi.

Bazan insanlar gerçeği saklamaz. Sadece farklı hatırlar.

Biz dosyayı kapattık. Ali abi ertesi gün konut sigortası için telefon etti.

Kendime bir not düştüm:

Sigortacılıkta en zor şey hasarı anlamak değil.

İnsanı anlamak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder