Aslında Nick Hornby’ın kendisi de tam bir taraftar. Resmen bir Arsenal delisi. Kitabında şöyle diyor:
“Sonraları kadınlara nasıl aşık olduysam, futbola da öyle aşık oldum: Ansızın, açıklanamaz bir şekilde, üzerine kafa yormadan, getireceği acı ve kafa karışıklığını bir nebze bile düşünmeden.”
İnsan kendini futbola nasıl bu kadar kaptırabilir? İnanın, anlamaya çalışıyorum. Kitabı okuyorum, filmi izliyorum... Bu tutkuya şahit oluyorum. Şaşırıyorum. Hayrete düşüyorum.
Futbol sevgisini bu kadar iyi anlatan başka bir yazar var mı, bilmiyorum.
Kitabı okuyup ardından filmini izleyince şunu çok net anlıyorum: Futbol bazı insanlar için gerçekten aşk gibi. Ama bu aşkın içinde epeyce hüzün de var.
Hani insanlar bazan iki ellerini yanaklarına dayayıp, “Ne olacak bu takımın hâli?” derler ya… İşte tam o hâl.
Bir de bazı futbolcuların maç sırasında ağladığını görmüş müydünüz? Fotoğraflara bakınca insanın içi burkuluyor. Ne yalan söyleyeyim, onları öyle görünce ben de çok üzülüyorum. Hatta bazen ağlamamak için kendimi zor tutuyorum.
Aaa! Şaka yapmıyorum. Gerçekten:)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder