17 Mart 2026 Salı

Sinemayı Hep Sevdim...


Ortaokula o yıl başlayacaktım. Yeni bir eve taşınmıştık.

Bu ev bir açık sinemanın bahçesindeydi.

Yok  canım daha neler!” demeyin sakın. Gerçekten öyleydi.

Bizim taşındığımız apartman, sinemaya bitişik bir binaydı. Birinci katta oturuyorduk. Üst katların değil, yalnızca bizim katın sinema salonuna doğru uzanan kocaman bir balkon çıkıntısı vardı. Adeta bir loca…

Film seyretmeye bayılırdım.
Ve o balkon, bana armağandı.

Gözlerim o zamanlar fena halde bozuktu, tam beş numara. Bu durum film seyretme hevesimi zerre azaltmazdı. Sinemada haftada iki kez film değişirdi. Her akşam aynı filmi seyretmekten bıkmazdım. 

Annem gözlerimin bozukluğunu her gece film seyretmeme bağlardı. Çok kızardı.

 Ben de hemen seyrettiğim filmlerden ezberlediğim birkaç repliği taklit ederdim:

Mesela bir anda Türkan Şoray oluverirdim. Elimi dramatik bir hareketle gözlerimin üzerine götürür, başımı yana eğer ve keder dolu sesle haykırırdım:

Aman Tanrım! Nayııır! Artık göremiyorum… Göremiyorum…
Kör oldum ben! Ah Tanrım… Nedennn? Nedennn bennn?
O kadar bedbahtııım ki!!!

Ya da Aysecik olurdum. Annemin önünde diz çöker:

- Teyzeciğim… Sizi çok sevdim… Size anne diyebilir miyim? derdim.

Annem dayanamaz, kızmaktan vazgeçer… Hatta kimi zaman kahkahayla gülerdi;
- Şımarık kız! Haydi yatağa! derdi.

Yatar gibi yapardım. Sonra gizlice balkona kaçardım. Görünmez bir köşeye tüner, gizli gizli, sanki ilk kez seyreder gibi büyük bir iştahla, o geceki filmi seyrederdim.. 

Annemden saklı yapıyorum ya Yarabbim o ne şahane bir histi!.. 

Neden anneden gizli çevrilen işler, insana bu denli haz verirdi ki? 

Heyy! Çocukluk ne güzeldi:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder