Son günlerde o kadar iştahsızım ki sorma. Anlatılacak gibi değil. Yemek önüme hazır gelse misal, elimin tersi ile itiyorum. Bu benim tarzım değil. Öncelikle her türlü yemeğe saygı duyarım. Nimettir diye düşünürüm. Sonra emek verilmiş ve önünüze sunulmuş değil mi? Emeğe illa ki hürmet gerekir. Ayrıca iştahlı biriyimdir. Yemek ayırmam, ne bulursam siler süpürür yerim... Hal böyleyken şimdi yemeğe isteksiz bakıyorum ya bünyemi rahatsız ediyor halim, ne yalan söyleyeyim. Yooo, yemek pişirmek konusunda gene fazlasıyla iştahlıyım. Hatta abarttım. Yemek pişirmede obur davranıyorum diyebilirim. Daha önce yapmadığım, denemediğim öyle yemekler yapmaya başladım ki, yakında yemek bloğu hazırlayabilirim. Hiç deniz börülcesiyle yemek pişirmiş miydin? Ben pişirmemiştim. Oysa ne güzel ve ne kolay bir zeytinyağlı yemek oluyormuş deniz börülcesiyle.. Haşladığın deniz börülcesini sarmısak, limon ve halis zeytinyağla harmanlıyorsun. Nefaseti yerinde, lezzeti fevkaladenin fevkinde bir salata geliyor önüne... Öyle böyle değil. Bir çatal ucuyla ağzıma attım. Hımm... Mükemmel. Eskiden olsa siler süpürürdüm, ev ahalisine kalmazdı yemin ederim. Şimdi bir çatal ucu yetti. O kadar. Peki televizyondaki yemek programından öğrenip izini sürdüğüm Konya usulü vişne tiridine ne diyeceksin? Büyük bir hevesle özellikle markete gidip vişne kompostosu aldım. Kare ekmekleri usulune uygun pişirdiğim şekerli vişne suyuyla ıslattım ve üzerlerine çekirdekleri çıkarılmış vişneleri yerleştirdim. Verdim fırına... Bir pişti ki... Oy oy oy... Görüntü şahane... Çatal ucuyla aldığığım vişne tiridini ağzıma attım... Of! Lezizz... Leziz olmuş tek kelimeyle... İyi ama gerisi gelmiyor gene. O kadar. Hoş iyi oldu. Kilo verdim. Gene de beslenme bozukluğu yaşamak istemiyorum anlatabiliyor muyum? Beslenme bozukluğu iyi gelmez bünyeme.
Dur şimdi... Aklıma ne geldi biliyor musun? Ben unutayım yemek konusundaki beslenme bozukluğu durumumu. Başka bir beslenme bozukluğu çeşidine geçeyim. Murathan Mungan'ın bu konuda bir yazısı vardı. Nasıldı? Şöyle... Beslenme bozukluğunun çeşitleri var diyoruz ya en yaygın olanı neymiş biliyor musun? Başkalarının başarısızlığından, mutsuzluğundan zevk almak. Bu tür beslenme bozukluğu olan insanlar, başkalarının başarısızlıklarıyla beslenirlermiş. Yapılanların iyi, olumlu yönlerinden çok olumsuz yönleri bu insanları keyiflendirirmiş. Hatta öyle olurmuş ki, bu durum artık kötü niyet halinden çıkar bir görme biçimi, dünyaya bakış hali olurmuş. Ellerinden başka bir şey gelmezmiş artık biliyor musun? Bu nedenle de kendileri gibi mutsuz, dertli, karamsar insanlarala birlikte olmayı tercih ederlermiş. Kişisel yetersizlerini hep memleketin koşullarıyla açıklama yoluna giderlermiş. Elbette memleketin koşulları sebebiyle olumsuz giden durumlar olacaktır. Ancak herşeyi bu şekilde açıklamak ne kadar doğru? "Bu memlekette bu kadar olur, daha fazlası olmaz" a göre hayatlarını kurunca, "memleketin her türlü şartlarına karşı" başarılı olanlara iyice düşman kesilirlermiş. Of, ne feci!
Bir başka beslenme bozukluğu çeşidi de, sadece kendi yarattıklarından beslenme durumu... Düşünsene sadece kendi yaptıklarıyla yetinen, başkalarının yaptıkları işlerden heyecan duymayan, başkalarının başarılarına sevinemeyen insanlar vardır ya... Sadece kendi dünyasında yaşayan... Murathan Mungan'ın dediği gibi sonunda kendi karikatürü olan insanlar. Allah saklasın... Öyle olmayayım da!
Bu tür insanlar için açılan "Beslenme Dükkanları" olduğunu biliyor muydun? Öyle dükkanlarmış ki buraları ayaküstü insan paralanır, insan harcanır ve çıtır çıtır insan yenirmiş. Herkes birbirini kendi önünde bir engel gibi görürür ya hani... Bu yüzden "bir araya gelince birbirlerine yiyecek gözlerle bakarlar, yüreklerinde bütün beklentilerini yoklarlar. Nefretler bilenir, hınçlar körüklenir, hırslar tazelenir" diyor Murathan Mungan. Sonunda evlerine yorgun argın, mutsuz, perişan döneceklerdir tabii. Sabah baş ve mide ağrısı, pişmanlık duygularıyla uyanan insanlar yani... Of... Feci insan halleri... Yazarken içim fena oldu inan ki...
Yoo... Ben bunlara dahil olmayayım da bildiğimiz yemek yeme konusunda beslenme bozukluğundan muzdarip olayım ne yapayım yani? Bu durumum bile hoşuma gitmedi. Nedir bu? Birden acıktığımı hissettim... Karnım acıktı... Yemek istiyorummm... Ağza atılacak bir şey yok mu?
