4 Haziran 2026 Perşembe

Gerçek Serçe Hikayesi...

Geçenlerde izlediğim bir videoda çok ilginç bir şey öğrendim. Tarihte bazan iyi niyetle alınan kararların ne kadar büyük sonuçlar doğurabileceğini biliyordum ama bu örnek gerçekten şaşırttı beni. Birkaç gramlık küçücük bir kuşun, milyonlarca insanın hayatını etkilemiş olabileceği hiç aklıma gelmezdi.

1958 yılında Çin’de Mao Zedong yönetimi tarafından başlatılan “Dört Zararlı Kampanyası” kapsamında fareler, sinekler, sivrisinekler ve serçeler ülkenin düşmanı ilan edilmiş. Neden?  Hastalıkları azaltmak, tarımsal üretimi artırmak ve ülkeyi daha verimli hale getirmek... Yetkililere göre özellikle serçeler tarlalardaki tahılları yiyerek büyük ekonomik kayıplara neden oluyormuş. 

Bait bir hesap yapmışlar...  Daha az serçe, daha fazla ürün!

Kararın ardından milyonlarca insan seferber edilmiş. İnsanlar günlerce davul, tencere ve teneke çalarak serçelerin yere konmasını engellemişler. Kuşlar bitkin düşene kadar havada kalmaya zorlanmış. Yuvalar dağıtılmış... Yumurtalar ezilmiş... Ve kısa süre içinde yüz milyonlarca serçe öldürülmüş.

Başlangıçta bu büyük bir başarı gibi görünüyormuş. Ve fakat bilirsiniz, doğanın kimsenin hesaba katmadığı bir tarafı vardır. 

Serçeler yalnızca tahıl yemiyormuş ki,  aynı zamanda çekirge, tırtıl ve yaprak bitleri gibi tarıma zarar veren böceklerle de besleniyormuş. Serçeler ortadan kalkınca böcek popülasyonları kontrolden çıkmış. Dev çekirge sürüleri tarlaları istila etmiş.  

Sonuç korkunç olmuş. Tarımsal üretim çökmüş. Kıtlık yayılmış. Ve milyonlarca insan açlık nedeniyle hayatını kaybetmiş.

Elbette yaşanan trajedinin tek bir nedene indirgenemeyeceği söyleniyormuş.  Ancak serçelere karşı yürütülen kampanya, felaketi büyüten en önemli hatalardan biri olarak kabul ediliyormuş.

Bu hikâyede beni en çok etkileyen şey, insanların doğayı ne kadar kolay kontrol edebileceklerini düşündükleri anda aslında ne kadar büyük hatalar yapabileceklerini bir kez daha görmek oldu. Bazan küçücük, önemsiz  gibi görünen bir canlının, minicik serçegillerin koca bir ekosistemin dengesini ayakta tuttuğunu anlıyorum. 

Kendimi Eylediğim Zamanlar...

 
Gülerek duygulanmak istedim. Eski bir film seyrettim. Çok sevdim.

Okuyabilir miyim acaba diye düşünüyordum, bayıldım. 98. sayfaya geldim bile. Filmine hazırlanıyorum:)

Cam mozaikle kuş yapmaya devam ediyorum.

             İki günlüğüne Roma'ya gittim. Çok yürüdüm. Sadece bir adet Invader mozaiği avlayabildim.

Bebek roka ile tanıştım. Güzelliğe bakar mısınız? Ne güzeller!