kimlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kimlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Haziran 2026 Perşembe

"Var Olmayan Çocuklar"

 

Fotoğraf: Kiana Hayeri /   Yer:  Kenya- Afrika

Fotoğrafta, Kenya'ya döndükten sonra evlerinde görüntülenen Edith Magomere Ingasiani ile dokuz yaşındaki kızı Blessings Iminza yer alıyor. 

 Edith,  on binlerce Kenyalı kadın gibi ev işçisi olarak çalışmak üzere  Suudi Arabistan'a göç etmiş. Edith  ülkedeki  evlilik dışı ilişkilere yönelik katı yasalar nedeniyle hamileliğini gizlemek zorunda kalmış.     2016 yılında kızını tek başına dünyaya getirmiş. 

Evli olmayan annelerin çocuklarına doğum belgesi verilmemesi nedeniyle Blessings resmî kimlik kazanamamış. Bu yüzden okula gidememiş, sağlık ve vatandaşlık gibi temel haklardan yararlanamamış, hatta annesiyle birlikte ülkeyi terk etmesine bile izin verilmemiş. Edith, yıllarca bürokratik engellerle mücadele etmiş. Anne ve kızı, sekiz yıl süren çabanın ardından ancak 2024 yılında Kenya'ya dönebilmişler.

Fotoğraf, Körfez ülkelerine çalışmaya giden göçmen ev işçilerinin yaşadığı sömürüyü ve resmî kimliği olmadığı için en temel haklarından mahrum bırakılan çocukların görünmeyen dramını gözler önüne serdiği için ödüle değer görülmüş. 

***************

2026 World Press Photo Sergisi'ndeki bu fotoğraf bana Aziz Nesin'in 1977 yılında yayımlanan Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz romanını hatırlattı. Yazar, Osmanlı'nın son döneminden Cumhuriyet'in ilk yıllarına uzanan süreçte, nüfus kayıtlarındaki bir hata nedeniyle resmî kayıtlarda  bir ölü  bir diri görünen Yaşar Yaşamaz'ın trajikomik hikâyesini anlatır.



Yaşar, nüfus kayıtlarındaki çelişkiler nedeniyle resmî kayıtlarda "ölü" kabul edilir. Yaşadığını kanıtlamaya çalıştıkça bürokrasi onu yeni çıkmazlara sürükler. Okula gidemez, iş bulamaz, evlenemez, mirasını alamaz ve en temel haklarını kullanamaz. Devlet, yükümlülük söz konusu olduğunda onu "var",  haklarını kullanacağı zaman ise "yok" sayar. Aziz Nesin, mizahın diliyle aslında çok ciddi bir gerçeği anlatır: Kimliği resmen tanınmayan bir insan, haklarını da kullanamaz.

Kiana Hayeri'nin fotoğrafındaki Blessings'in hikâyesi, beni bu yüzden Yaşar'a götürdü. Annesi Edith, Suudi Arabistan'da çalışırken onu dünyaya getirmiş. Ancak evlilik dışı doğduğu için Blessings'e doğum belgesi çıkaramamış. Resmî kayıtlarda var olmayan bir çocuk olarak büyümüş. Okula gidememiş, ülkeyi terk edememiş ve en temel haklardan mahrum bırakılmış.

Aziz Nesin'in romanının yayımlanmasının üzerinden yaklaşık elli yıl geçmiş. Onun hiciv yoluyla anlattığı sorun, bu kez günümüzde dünyanın başka bir köşesinde, gerçek bir yaşam öyküsü olarak karşıma çıktı.

Bu benzerlik beni küçük bir okuma yolculuğuna çıkardı. İnternette dolaşırken, Avukat Sezen Malik Abuy'un "Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz Romanı Ekseninde Türkiye'de Devlet-Vatandaş İlişkileri" başlıklı makalesine rastladım. Bir edebiyat eserini hukuk penceresinden okuyabilen insanların varlığını fark etmek bana iyi geldi. Bazan bir roman, hukuk kitaplarının anlatamadığını anlatabiliyor, bazan da hukuk, bir romanın satır aralarındaki gerçeği görünür kılıyor.

Abuy, Aziz Nesin'in romanını yalnızca bir bürokrasi hicvi olarak değil, devletin vatandaşını doğru biçimde tanıma yükümlülüğü ve temel haklar açısından değerlendiriyor. Kimlik kaydındaki tek bir hata, Yaşar'ın eğitimden mirasa, çalışmadan adalete erişime kadar bütün yaşamını etkiliyor. Makalenin en güçlü mesajı ise şu: Devletin en temel görevlerinden biri, vatandaşın kimliğini doğru biçimde tanımak ve haklarını güvence altına almaktır.

Kiana Hayeri'nin fotoğrafı da tam olarak bunu anlatmıyor mu? Bakınca anne ve kızını görüyoruz, gerçekte ise kimliği tanınmadığı için eğitim, sağlık ve vatandaşlık gibi en temel haklardan mahrum bırakılan bir çocuğun hikâyesine tanıklık ediyoruz. Fotoğrafın gücü, istatistiklere dönüşmüş bir sorunu tek bir insan hikâyesi üzerinden görünür kılmasında yatıyor.

Sanırım Kiana Hayeri'nin bu fotoğrafı bu yüzden ödüle değer görüldü. Çünkü bize, bir insanın görünmez olmasının her zaman gözle ilgili olmadığını,  bazan tek bir resmî kaydın yokluğunun bile bir insanı toplumun dışında bırakabildiğini hatırlatıyor.

Bir Dünya Basın Fotoğrafı beni yarım yüzyıl önce yazılmış bir romana, o roman ise bir hukuk makalesine götürdü. 

Sanatın en güzel yanı da bu galiba... Tek bir kare, bazan benim gibi bir fani için uzun bir düşünce yolculuğunun başlangıcı olabiliyor.



FOTOĞRAFÇI - Kiana Hayeri -  1988 doğumlu.  İran'ın Tahran şehrinde büyümüş. Genç yaşta Kanada'nın Toronto şehrine taşınmış. Kültürel ve dilsel engelleri aşmak için fotoğrafçılığa yönelen Hayeri'nin çalışmaları, savaşın harap ettiği ülkelerde göç, ergenlik, kimlik ve cinsellik gibi konuları sıklıkla ele alıyormuş ve şu anda Saraybosna'da yaşıyormuş.

AVUKAT - Sezen Malik Abuy- 1978 Kırklareli doğumlu. 13 yıl serbest avukat olarak çalıştıktan sonra, 2013 yılında kamuda çalışmaya başlamış. 2020 yılında yazdığı makalenin altındaki bilgilere göre 1Kırklareli İl Özel İdaresinde Hukuk Müşaviri pozisyonunda çalışmaya devam ediyor.  Kırklareli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku dalında yüksek lisansa devam etmekteymiş. 

Acaba şimdi ne yapıyor:) Acaba memleketinin bir yerinde makalesinden nasiplenen birinin olduğunu biliyor mu:)    makale