can yücel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
can yücel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ekim 2020 Cumartesi

Bu Sorular Dursun Mu Bi Burada?

 

"Şıpıdık terliklerini çıkarınca gördüm.
Amma  küçükmüş ayakları şu nisan yağmurunun."

 Bugün öğrendim bu dizeleri. Büyülendim. Mütemadiyen tekrarlıyorum. 
Araştırdım, lakin emin değilim.
Sahiden  Can Yücel'in dizeleri mi?



Soldaki Gloria'yı yıllar önce seyretmiştim. Müthişti.
Sağdaki  Gloria'yı az sonra seyredeceğim.
Felek bir kıyak yapsa. Konusu aynı olsa mesela.
Acaba olabilir mi?


11 Ağustos 2012 Cumartesi

Sen Gideli...



"Sen gideli hastalar oldu liman
Karantinalara girdi.
.............
Sen gideli
Sağır-dilsiz okulunda öğretmenim ben."

Can Yücel



21 Mayıs 2012 Pazartesi

Ağlamak Gerekiyorsa Biriniz Ağlasın... Ben İse...


Uyumuşum… Az önce o sesi işittim. Kirpiklerimi araladım… Hemen ayağa kalktım.  Çıplak ayaklarımla taşlara basa basa…  Yüreğimin pırpırını çoştura çoştura… Yumruk yaptığım ellerimle uyku mahmuru gözlerimi oğuştura oğuştura… Sanki o ses beni çağırıyormuş gibi... Hatta o ses benden yardım istiyormuş gibi... Nasıl çocuksu bir telaşla balkon camının önüne koştum anlatamam. Duyduğum ses doğruymuş… Camlardan  pıtır pıtır sular akıyordu. Yağmur göz yaşı döker gibi yağıyordu. Çarpıldım bu büyüleyici manzaraya... Sanki yaz mevsiminin başında değilmişik… Sanki sonbaharmışık.. Sanki yeşilmişik… Sazmışık… Anlatabiliyor muyum? O anda...  “Ağlamak gerekiyorsa biriniz ağlasın.. Biriniz akşam olsun yeniden.. Biriniz yağmuru dansa kaldırsın.” dizeleri geldi aklıma… Ben… Dayanamadım. Çıktım balkona...  İlkin çıplak ayaklarımla balkona biriken sulara bastım.  Sonra… Ben… Ne yaptım biliyor musun? Sanki yağmur tutmuştu ellerimden benim… Yağmur yağdıkça…  Bir de geceydi ya… Nasıl sessiz ve ıssızdı ortalık… Yağmur… Islattı beni tepeden tırnağa… Sanki balıklar gibiydik sessiz ve karanlık… Sanki yüzüyordu saçlarım yüzüyordu nefesim… Dayanamadım...  "Ağlamak gerekiyorsa biriniz ağlasın…" diye  avazım çıktığı kadar bağırdım.  "Biriniz akşam olsun yeniden…"  Ben… Ben ise… Az önce... Ve... Gece gece.... Yağmuru dansa kaldırdım.  


NOT:  Mevlana İdris ve Can Yücel dizelerini kullandım. 

2011

27 Ekim 2011 Perşembe

Kahve Molası - Ben Haddimi Bilirim.


Aaa! Tamam. Şimdi önümdeki işlerden kafamı kaldıracağım, kahvemi koklaya koklaya hüpleteceğim. Zaten iki günlük dünya. Çalış babam çalış. Bu ne?  Of! Sana bir şey söyleyeyim mi, canım var ya, fena halde şiir çekti! "Nasıl bir histir bu?" diye soracak olursan... Acıkmak, susamak, dahası ne bileyim nefes almak gibi.... Eğer şiir sevmiyorsan... Benim gibi şairlerin menzilinde dolanmaktan hoşlanmıyorsan... Biliyorum anlamayacaksın beni, "gene abartıyorsun." diyeceksin.  Umrumda değil. Böyleyken böyledir hislerim. Haydi bakalım... Geliyor... Sâlah Birsel'le başlıyorum... Diyor ki: "Şiirlere uzaktan yakından... Dik dik bakmakla olmaz... Boynuna sarılmalı... Gerdanına zülüf akıtmalısın..." Ben şairlere inanırım. Hey, tam istediğim gibi bir başlangıç... Şahane... "Ezberine çekmeli kimisini... Kimisinin içine boşaltmalısın... Aktan karadan... Aklına yatırmalısın..." Tamam. Böyle işte... Ruhumu gölgeye çektim. Dinleneceğim. Şiirlerle ruh akordumu düzeltmek hevesindeyim. Du bi.. Kahvemden bi yudum içeyim. Tamam.  Hey! Dışarıda inceden yağmur mu yağıyor ne? "Yağmur düşünceye yağıyor." der ya Sabahattin Kudret Aksal.. Yoksa yağmur düşüncelerime mi yağıyor sahiden? Yoo... Yağmurlu, karanlık düşüncelerde dolaşmak hevesinde değilim. Hemen  Can Baba'nın dizeleriyle şairlere küçük bir selam edivereyim... "o çocuklar, o yapraklar, o şarabi eşkiyalar... onlar da olmasalar benim gayri kimim var?" deyivereyim. Daha fazla şiirlerle gezinemeyeceğim. Kahve molam bitti. İşe dönmeliyim. Gene şairlerin menzilinde gezindim. Kendi çapımda bazı sözler söyledim. Uzatmadan Murathan Mungan'ın dizelerine geçivereyim... İşte  final... "Bazı sözler karanlıkta söylenir... Bazı sözler hiçbir zaman." Şair  ne der? "Şiir benim azrailim." Yoo... Ben ömrümde şiir yazmadım. Şair değilim. Bir kez olsun şiir yazmayı denemedim.  Şairlerin karşısında saygıyla boynumu eğerim. Ben haddimi bilirim. Çağırılıyorum. Gitmeliyim.


13 Ağustos 2011 Cumartesi

Ağlamak Gerekiyorsa Biriniz Ağlasın.. Ben ise.....


Uyumuşum… Az önce o sesi işittim. Kirpiklerimi araladım… Hemen ayağa kalktım.  Çıplak ayaklarımla taşlara basa basa…  Yüreğimin pırpırını çoştura çoştura… Yumruk yaptığım ellerimle uyku mahmuru gözlerimi oğuştura oğuştura… Sanki o ses beni çağırıyormuş gibi... Hatta o ses benden yardım istiyormuş gibi... Nasıl çocuksu bir telaşla balkon camının önüne koştum anlatamam. Duyduğum ses doğruymuş… Camlardan  pıtır pıtır sular akıyordu. Yağmur göz yaşı döker gibi yağıyordu. Çarpıldım bu büyüleyici manzaraya... Sanki yaz mevsiminin ortasında değilmişik… Sanki sonbaharmışık.. Sanki yeşilmişik… Sazmışık… Anlatabiliyor muyum? O anda...  “Ağlamak gerekiyorsa biriniz ağlasın.. Biriniz akşam olsun yeniden.. Biriniz yağmuru dansa kaldırsın.” dizeleri geldi aklıma… Ben… Dayanamadım. Çıktım balkona...  İlkin çıplak ayaklarımla balkona biriken sulara bastım.  Sonra… Ben… Ne yaptım biliyor musun? Sanki yağmur tutmuştu ellerimden benim… Yağmur yağdıkça…  Bir de geceydi ya… Nasıl sessiz ve ıssızdı ortalık… Yağmur… Islattı beni tepeden tırnağa… Sanki balıklar gibiydik sessiz ve karanlık… Sanki yüzüyordu saçlarım yüzüyordu nefesim… Dayanamadım...  "Ağlamak gerekiyorsa biriniz ağlasın…" diye  avazım çıktığı kadar bağırdım.  "Biriniz akşam olsun yeniden…"  Ben… Ben ise… Az önce... Ve... Gece gece.... Yağmuru dansa kaldırdım.  


NOT:  Mevlana İdris ve Can Yücel dizelerini kullandım. 


12 Ağustos 2011 Cuma

DİKKAT Köpek Var!


Hani bazı sitelerin ya da evlerin bahçelerine "Dikkat Köpek Var" tabelası asarlar ya, o kadar sinir olurum ki anlatamam.. Keşke yanımda bir tebeşir olsaydı diye düşünürüm.. Neden mi? Can Yücel'in o güzeller güzeli kara mizah şiirini yoksa hiç işitmedin mi? Bak şimdi...

"BİZE DE DERLER ÇAKICI

Yanımda tebeşir gezdiriyorum devamlı
Bu mutena semtteki konakların bahçe kapılarına asılı
O (iki nokta üst üste)
BU EVDE
KÖPEK
VAR
Levhalarının altına selatin harflerle kocaman bir
DOĞRUDUR
Yazmak için"
Gördün mü? Gene bir şair yetişti imdadıma... Hangi söz, sinirlerime bu kadar hicivsel merhem sürer! Can Yücel, yattığın yerde nur ol e mi? Sevgiler!
 
 

Şairler Şehri Hayalim ve Can Yücel


Bir ara hiç unutmam… Şiir çarpmasına uğrayacağımı bile bile…  Turgut Uyar, Edip Cansever ve Cemal Süreya şiirleri arasında dolansam diye heves etmiştim. “Hiçbir şey umrumda değil diyorum… Aşktan ve umuttan başka…” dizelerinin şairi  Turgut Uyar’la başlamıştım ilkin. Sonraaa… Ne yazık ki vakit kalmamıştı diğer şairlerin kapısını çalmaya... Beklenmedik bir işim çıkmıştı. Şiir yolculuğuma devam edememiştim de gerisin geri dönüvermiştim. Olmazdı ki böyle şairleri yarı yolda bırakmak! Hatırlasana...  Ne derdi Cemal Süreya? “Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu… İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük.” Eee… Ben bir tek Turgut Uyar’ın şiirlerinin kapısını çalmayla  kalsam, Cemal Süreya’nın hatırı kalacaktı. Sadece Turgut Uyar'la Cemal Süreya'nin  şiirlerine uğrayayım desem, bu kez Edip Cansever’in  boynu bükük kalmayacak mıydı? Eyvah! Kuşkusuz kalacaktı.  Of! Ben ne yapmıştım böyle? Nasıl boyumdan büyük,  muazzam bir işe kalkışmıştım. Hemen vazgeçmiştim hemen... Ani bir karar değişikliğiyle Can Yücel’e atlayıvermiştim. 

  
Hep ne hayal ederim biliyor musun? Öbür dünyada bir şairler şehri olmalı…  Düşünsene, şairler şehri varsa eğer... Bu dünyadan göçen şairler, illa ki o şairler şehrine yerleşmiştirler. Hey! Gördün mü? Kendim hayal etmiş kendim inanmıştım gene…  Düşündüm bu hayal üzerine… Şimdi o şairler şehrinde, sevdiğim tüm şairler komşudurlar ya... Sanırım Edip Cansever'le Cemal Süreya, ancak Can Yücel dizelerini yazarsam  bana sitem etmezlerdi.  Çünkü Can Yücel  tüm babaCANlığıyla  şair komşularına "Haydi ulan, üzmeyin kızı! Bekleyin sıranızı..." diye onlara seslenirdi.  Ve bence Edip Cansever'le Cemal Süreya sıralarını memnuniyetle Can Yücel'e verirlerdi. “Fazla yokuşa sürmeden, hemen atlayayım Can Yücel şiirlerine o halde...” demiştim. O güzeller güzeli sevdalı dizeleri…  “Sen gideli hastalar oldu liman…… Sen gideli… Sağır- dilsiz okulunda öğretmenim ben.” der ya hani... Of!  Ya şu şiirine ne demeli? “Ellerimde bir göz yaşı… gözlerim boş gidiyorum… Ne bileyim bir damlanın böyle deniz olduğunu. Şaştım… mavi bir fal gibi açılınca önümde.”  Ne müthiş değil mi? Her şair ayrı dünya… Ayrı tat… Ayrı lezzet… Ama dikkatini çekerim. Böylesine etkili aşk şiirlerinin şairi Can Yücel'i kızdırmaya asla gelmez… Çünkü nasıl ağzı bozuktur, nasıl küfürbazdır anlatamam! Söyleyeceğini bodoslama söyler…

Kibar Hırsızın Türküsü
Anamın ipiyle indim gökdelen damınızdan
Kelebek gibi girdim kelebek camınızdan
Taksinize mülkünüze dairenize
Heceleyerek üzerinde ayak ve el uçlarımın
Belledim seyyarenizi ve kelimelerinizi
Gözlerinize baktım, mukaddes ciltlerinize, büfelerinize
Vesairenize..
Şiir fenerimle de baktım, son çığlık!
Aşk yokmuş sizde beş paralık!
Gidiyorum ben boşçakallar
Sıçmışım ortalık yerinize
Kıçımın fosforuyla aydınlanın siz artık.

Tamam. Ne denir başka?  Ağzı bozuk diye Can Yücel’in şairliğinden kuşkulanmak mümkün mü? Asla… Eğip bükmeden sözcükleri savuruyor. Veee…  Can Yücel’in şiirleri beni derinden etkiliyor. Şimdi nereden aklıma geldi bütün bunlar biliyor musun? Bugün Can Yücel’in ölüm günü. Şair tam on iki yıldır Datça’nın koynunda dinleniyor.  Ruhuna rahmet Can Yücel“Sen gideli hastalar oldu liman… Karantinalara girdi..." İyi uykular!


11 Ağustos 2011 Perşembe

Dünya Öküzlerin Boynuzları Üstünde Mi Durur Acaba? Yooo...


Dünya öküzlerin boynuzları üstünde dururmuş,
Her kıpırayışında öküz, deprem olurmuş..
Oysa dünya, halkların omzu üstünde durur
Kıpırdasın da gör!

CAN YÜCEL

1 Mart 2011 Salı

Bize De Derler Çakıcı...


Hani bazı sitelerin ya da evlerin bahçelerine "Dikkat Köpek Var" tabelası asarlar ya, o kadar sinir olurum ki anlatamam.. Keşke yanımda bir tebeşir olsaydı diye düşünürüm.. Neden mi? Can Yücel'in o güzeller güzeli kara mizah şiirini yoksa hiç işitmedin mi? Bak şimdi...

"BİZE DE DERLER ÇAKICI

Yanımda tebeşir gezdiriyorum devamlı
Bu mutena semtteki konakların bahçe kapılarına asılı
O (iki nokta üst üste)
BU EVDE
KÖPEK
VAR
Levhalarının altına selatin harflerle kocaman bir
DOĞRUDUR
Yazmak için"

Gördün mü? Gene bir şair yetişti imdadıma... Hangi söz, sinirlerime bu kadar hicivsel merhem sürer! Can Yücel, yattığın yerde nur ol e mi? Sevgiler!

12 Ağustos 2010 Perşembe

Sakin Bir Derenin..İçindeymişik.. Yeşilmişik.. Sazmışık..




Bir çift yaprakmış dalında yumuşacık
Tutmuşum tutmuşum ellerinden senin

Düşmüşüz yavaşça bir sakin derenin
İçindeymişik yeşilmişik sazmışık

Balıklar gibiymiş sessiz ve karanlık
Yüzermiş saçların yüzermiş nefesin
Susarmışız öyle bir sakin derenin
İçindeymişik yeşilmişik sazmışık

CAN YÜCEL




Can Yücel 11 yıl önce bugün, 73 yaşında bizlere veda etmiş.. Ağustos ayındayız.. Mevsim yaz.. Eee.. Mevsim gereğini illa ki yapacak.. Madem hava çok sıcak.. Ne yapalım, nasıl analım Can Yücel'i öyleyse? Can Yücel'in ferahlık veren bir şiiri ve Tayfun Topraktepe'nin Karadeniz serin dere görüntülü fotoğraflarıyla hem büyük şairimizi analım hem de sanatla serinleyelim istedim. Böyle işte.

26 Haziran 2010 Cumartesi

Bize De Derler Çakıcı...



Hani bazı sitelerin ya da evlerin bahçelerine "Dikkat Köpek Var" tabelası asarlar ya, o kadar sinir olurum ki anlatamam.. Keşke yanımda bir tebeşir olsaydı diye düşünürüm.. Neden mi? Can Yücel'in o güzeller güzeli kara mizah şiirini yoksa hiç işitmedin mi? Bak şimdi...

"BİZE DE DERLER ÇAKICI
Yanımda tebeşir gezdiriyorum devamlı
Bu mutena semtteki konakların bahçe kapılarına asılı
O (iki nokta üst üste)
BU EVDE
KÖPEK
VAR
Levhalarının altına selatin harflerle kocaman bir
DOĞRUDUR
Yazmak için"

Gördün mü? Gene bir şair yetişti imdadıma... Hangi söz, sinirlerime bu kadar hicivsel merhem sürer! Can Yücel, yattığın yerde nur ol e mi? Sevgiler!