prens etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
prens etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Kasım 2020 Çarşamba

"Filozofların Yürüdüğü Yolları Önce Şairler Yürür."


Bu yıl  İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümüne başladım ya...  Hocanın tavsiye ettiği, okumam gereken kitaplar arasında Machiavelli'nin Prens'i de var.  Prens'i görünce, iki elimle gözlerimi kapadım.  Makyavelli mi? Prens mi? Anneciiiiğim!! diye bağırdım.

Hoca diyor, "Felsefeyi sever misiniz?" Ali diyor, biz dönerciyiz. "Luther diyor, Machiavelli,"
"Şampiyon biziz" diyor Ali. "Attığımız gollerden belli." Bu şarkıdaki Ali Desidero benim yani:) 

Yok ama kendime  sefkatli davranmalıyım. Elbette Makyavelli adını, en azından MFÖ'nün bu şarkısından biliyorum. Valla  kitaplarımın arasında Prens'in eski baskısı bile var. Bir vakitler almıştım. Okunmaya davet  beklediğim kitaplarımın arasına bırakmıştım. 

Abicim, on altıncı yüz yılda yaşamış, düşüncelerinin etkisi günümüzde devam eden koskocaa Floransalı Makyavelli'nin, incecik  olsa bile  siyaset felsefesine damgasını vurmuş Prens'i ile benim gibi biri dans edebilir mi? Yok artık. Haddimi bilirim. Prens'i alırım. Uzaktan göz kırparım.☺

İyi ama... Sınıfı geçmem için, Prens'i okumam şart. 

Dostlarım, Romalılar ve de Floransalılar! Prens'in dilini, yolunu, yordamını anlamamı kolaylaştıracak bir yol yok mu? Prens'i benim akıl terazim çekebilir mi? Ya okuyunca anlattıklarını kavrayamazsam... Dün öğrendim.  Adam Phillips ne demiş? "Kavrayamamak habis bir acizliktir."  Vah bana! Yazık bana!

"Her ne kadar Machiavel öldü sansa da bütün dünya, Onun ruhu Alplerin üzerinden uçup geldi buraya." demiş  şair.  Sahiden Makyavel'in ruhu  son günlerde benim evde.  Hissediyorum.  Aaa! Resmen rahatım kaçtı.  Ürktüm. Cesaretim  kırıldı. Kafam karıştı. 

Yooo... Vazgeçmedim. Benden önce bu metinle cebelleşen büyük zekaları aramaya karar verdim.   


Taaa ki... Akademisyen Utku Özmakas'ın Prens: Machiavelli'nin Muazzam Muamması adlı araştırma kitabına rast gelene kadar... Bu kitap resmen benim için  biçilmiş kaftan. Şahane. Üstelik,Turgut Uyar'ın Divan'ı Machiavelli'nin  düşüncesine yeni bir girişin kapısını aralayabilir, diyor.  Filozofların yürüdüğü yolları önce şairler yürür, sözünü iyi biliyor. 

Artık iyimserim. Meraklıyım. Prens'le dansa hevesliyim:)

"birden hatırladık seninle buluşamadığımız günleri,
 gel ey büyük bakış yüce suskunluk gel artık beri"
                                       tuırgut uyar/münaccat




30 Kasım 2014 Pazar

Kargonuz Var!


Fransa'da yaşayan Ayşe, Paris'e gideceğimi duyunca, "Sana bir kargo gelse, gelirken getirir misin?" diye sordu. Tatlı, çalışkan, içten bir genç kadındır Ayşe. Çok severim. Ötesini berisini hiiç sormadım. "Aaa! Sorulur mu? Elbette getiririm!" dedim. En sevimli Ayşe sesiyle, "Şeey... Kargo gelince içini açıp bakmanı, eksiği varsa haber etmeni rica edeceğim." dedi. Bu kez "Hayırdır?" diye sordum. "Bizim küçük sünnet olacak da... Burada sünnet kıyafetleri çok pahalı. İstanbul'dan sipariş edeceğim. Yurt içinde kargo ücreti almıyorlar. Sana zahmet olacak, getirebilirsen çok sevineceğim."dedi. "Olur tabii!" dedim. Kargo ofise geldi. Paketi açtım. Bir kaftan, bir sarık, bir süslemeli plastik kılıç, patolon, gömlek, yelek, maşallah bandı, ayakkabı. Sorun yok. Liste tamam. Ayşe'nin dediğine göre bu padişah sünnet kıyafetiymiş. Pakettekileri görünce, diğer sünnet kıyafetleri aklıma geldi. Pelerinli prens sünnet kıyafetleri...  Subay, asker sünnet kıyafetleri...

Sünnet dini bir merasim. Sadece islamiyette değil, başka dinlerde de sünnet olduğunu biliyorum. İyi ama, sünnet olacak erkek çocuklarına neden acaba padişah, prens ne bileyim  subay, asker  kıyafetleri giydiriliyor? Bilerek ya da bilmeyerek cinsiyet rollerimiz doğuştan itibaren  belli kalıplarla şekilleniyor ya, sünnette padişah, prens, asker kıyafeti giydirmekle, acaba erkekler hangi kalıplar içine sokuluyor? Bu kıyafetler erkek çocuğun kişiliğini acaba  nasıl etkiliyor?  Böyle sorular zihnime tebelleş olunca, toplumsal olarak, taa çocukluktan erkeklere biçilen rollerin masum ritüeller içine nasıl yerleşmiş olduğunu düşündüm. Ayşe'nin oğluna padişah sünnet kıyafeti giydirmesinin altında, ataerkil sistemin işlediği dünyamıza, bir tane daha  geleceğin egemen erkek karakterini yetiştimek niyeti yok elbette...  Gene de çocukluktan içselleştirilen rollere kafa yormam gerekiyor sanırım... Du bakalım.