rocky balboa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rocky balboa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ocak 2015 Cuma

Türkülerim Ve Filmlerim - 2 -


 
Şu garip halimden bilen işveli nazlı
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen
Datlı dillim güler yüzlüm hey ceylan gözlüm
Gönlüm hep seni arıyor, neredesin sen, neredesin sen?





Ben ağlarsam ağlayıp, gülersem gülen
Bütün dertlerimi anlayıp, gönlümü bilen
Sanki kalbimi bilerek yüzüme gülen
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen, neredesin sen? 




 Sinemde gizli yaramı kimse bilmiyor
Hiçbir tabip bu yarama melhem olmuyor
Boynu bükük bir garibim yüzüm gülmüyor
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen?



20 Aralık 2011 Salı

Gene Aklımın İplerini Saldım...

 

"Issız bir adaya düşsen yanında hangi film olsun isterdin?" diye sorsalar... Cevabımı hiç tereddütsüz ve anında verebilirdim… "Rocky1" Neden mi? Üzgünüm ama cevabını şimdi veremeyeceğim. Çünkü sanki ıssız bir adaya düşmüşüm de yanımdaymış gibi az sonra Rocky 1 i seyredeceğim. Önce havaya girmek için, bilgisayarda  filmin müziğini açtım. Bu arada diğerlerinin arasından filmi  buldum. Kabından çıkardım. Oynatıcıya koydum. Hemen yerimden zıpladım. Müziğin eşliğinde parmaklarımın ucunda iki ileri bir geri giderek mutfağa geçtim. Orta boy tencereyi çıkardım. Kendi etrafımda üçyüz atmış derece dönerek elimdeki tencereyi ocağa bıraktım. Kavanozdaki sarı taneleri az yağ ve tuz koyduğum tencereye attım. Buzdolabından gazoz şişesini çıkardım. Raftan en renkli kadehi seçtim. Şişedeki gazozu yüksekten lıkır lıkır kadehe boşalttım. Fooooşşşş! Köpürdü... Bardaktan taştı. Tencereye baktım. İşaret parmağımı sihir yapar gibi tencerenin kapağına bastırdım. "Okus pokus!" dedim. Anında sihir etkisini gösterdi. Pata pata pata... Patırdadı... Tencereden taştı. Aldırmadım. Ocağı kapattım. Tencerenin kapağını açtım. Abraka dabram işe yaramıştı işte. Sarı, sert taneleri yumuşak kar tanelerine çevirebilmiştim. Muzipçe gülümsedim. Becerikli işaret parmağıma hedefi on ikiden vurmuş tabanca namlusu niyetiyle üfledim. Tencereki mucizevi yiyeceği  derin kaseye boşattım. Bir elimde kadeh bir elimde kase, gene parmak uçlarımda iki ileri bir geri hareket ederek salona geçtim. Elimdekileri ön sehpaya koydum. Koltuğa bağdaş kurup yerleştim. Kumandayı elime aldım. Filmi başlattım. Heey!  İşte karşımda Rocky Balboa!  Biliyorum az sonra en mahcup haliyle Adriaaannn görünecek... Çok şeker. Ya filmin müzikleri... Ya kadehteki içecek... Ya kasedeki yiyecek... Allahım... Yüreğimi dinledim.  Başka ne olabilir ki? Mutluluk buydu işte. Önce kadehteki gazozumu yudumlayacağım. Sonra kasedeki patlamış mısırdan bir kaç tane ağzıma atacağım. Arkama yaslanacağım. Heyy! Düşünebiliyor musun?  Şu an itibariyle İtalyan aksanıyla Amerika’da dolanacağım... Bu müzik... Bu film... Eminim aklımı başımdan alacak gene. Aklımın iplerini iyiceeee salacağım. Galiba filmle birlikte gene hayallere dalacağım:)