15 Ağustos 2026 Cumartesi

Şehir Merdivenleri-1

 

Üzerinize afiyet, merakı çok, ilgisi dağınık biriyim. Son günlerde de “şehir merdivenleri”ne takmış vaziyetteyim. Ayrıca en iyi yaptığım sanat, abartma sanatı:) 

Şimdi ben memleketi gezer, bilumum merdivenleri arar, bulduklarımın fotoğraflarını çeker,  abarta abarta hikaye ederim. İşte buyrunuz...  İlk bulduğum şehir merdivenini arz ederim:))

Bugün yolum İzmit’e düşünce, denk geldiğim şehir merdivenlerini hemen fotoğraflamaya başladım.

Şehir merdivenleri ilk bakışta yalnızca bir sokaktan diğerine ulaşmanın kısa yolu gibi görünüyor. Oysa biraz durup bakınca iş değişiyor. Çünkü bu merdivenlerin çoğu yalnızca iki sokağı birbirine bağlamıyor... Evlerin, yaşamların arasından geçiyor.

Kimi yerde bir evin kapısı doğrudan merdivene açılıyor, kimi yerde pencereler basamaklara bakıyor. Balkonlar sokağa, sokak evlere taşıyor. Birinin kapısının önü, ötekinin geçiş yolu oluyor. 

Duvarlardan kablolar geçiyor, klimalar cephelere sonradan ekleniyor, basamaklar yılların ayak izleriyle aşınıyor. Market torbalarıyla eve dönenler, okula gidip gelen çocuklar, komşusuyla merdiven başında laflayanlar... Bütün o küçük gündelik hayat, bu basamakların üzerine seriliyor.

Çünkü burada merdiven yalnızca insanların üzerinden inip çıktığı bir yol değil de,  insanların hayatlarının içinden geçtiği bir yer sanki... 

Belki de bu yüzden şehir merdivenlerine bakarken yalnızca basamakları değil, o basamakların çevresinde kurulmuş hayatı da görmem gerekiyor.

Galiba  bazı şehirlerde sokak dediğimiz şey dümdüz uzanmıyor. 

Yaşamın taa içinden basamak basamak çıkıyor... İniyor...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder