macera çizgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
macera çizgi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Eylül 2011 Pazartesi

Geç Buldum Çabuk Kaybettim!



Tuhaf ve muhtelif merakları olan biri olarak, ilgi alanım geniş,  dikkatim çok dağınık... Bu durumda asla hiç bir şeyde uzmanlaşamıyorum.  Bu yaşıma geldim. O kadar kitap okudum. Filmler seyrettim. Şehirler gördüm. Hangi konuda uzmanlaştın diye sorsan..."Hiiiççç!" diyebilirim. Neden? Daldan dala atlayan hercai meraklı bünyeye sahip olunca  her ilgim yarım yamalak kalıyor. Kendimi geliştiremiyorum. İşte o nedenle kendimi her şeyi yemeye aç bir yabani gibi hissediyorum. Mesela çizgi roman  okumaya çocukluğumda başlamıştım. Ailemden gizli okurdum. Kızlar çizgi roman okumaz derdi ailem. Keçi gibi inatlaşırdım. Yasak mı? Yemez içmez harçlığımla bulur buluşturur satın alırdım. Ders kitaplarımın içinde gizli gizli o siyah beyaz çizgilerin arasına balıklama dalardım. Nedense Zagor cezberdi beni. Çoğunlukla Zagor okurdum. Hayal dünyam çok genişti. Darkwood ormanında sarmaşıklara tutunur daldan dala uçardım sözgelimi. Tommiks, Teksas okumaz mıydım peki? Okurdum elbet. Fakat mahallenin çocuklarıyla çizgi romanlarımızı değiştirirken kimin elinde Zagor varsa onun  elindekileri almaya çalışırdım. Aradan yıllar geçti. Benim ilgim dağıldı. Okunacak sayısız kitap vardı. Zagor hafızamın arşivlerinde saklı kaldı. Sonra ara ara Zagor aşkım tekrar tekrar nüksetti. Her fırsatta Zagor satın alıp, daldım Darkwood ormanına... O çizgilerin arasında kim zaman kendimi nehirde kütük üstünde birbirini devirmece oyunu oynarken buldum. Kimi zaman kız zagor baltası yapmaya heves ettim durdum. Patatesten tut da sabuna kadar muhtelif nesnelerden Zagor baltası yapmaya kalktım. 

 
İyi de kimdi Zagor? İlk kim çizmişti? İlk kim Zagor'u hayal edip, hayata geçirmişti? Merak et değil mi? Her Zagor'la karşılaşmamda hakkında yeni bir şey öğrendim. Bu durumda Zagor'u  her seferinde yeni yine yeniden keşfettim. Geçen hafta İstanbul Sahaflar Festivali'ne gittiğimde "Bütün macera çizgiler tek ciltte... Yalnızca kolleksiyoncular için 100 adet... Kaçırılmayacak bir araştırma koleksiyonu" başlığında Macera Çizgi adlı bir kitap görünce havada kaptım. Kitabın içinde memleketimizde çıkan çizgi romanlar hakkında kısa kısa bilgiler vardı. Hemen açıp Zagor hakkında yazılanları okudum.  Zagor demek Ferri demekti tabii. Bunu biliyordum. Geçen sene Ferri memleketimize gelmişti. Çok istediğim halde gidip görememiştim. Peki Zagor'u yazan kimdi?  Her macerasında farklı isimler görüyordum. Oysa 1929 Cenova doğumlu Gallieno Ferri, 1960 yılında Sergio Bonelli'yle tanışmış. İtalyan çizgi romanının en verimli ikilisi böylece bir araya gelmeye başlamış. Bonelli yazmış, Ferri çizmiş ve 1961 yılında Zagor, 1975 yılında ise Mister No doğmuş. İşte bunca yıllık Zagor okuru olarak Sergio Bonelli'yle yeni tanışmıştım. Zagor'u ilk yazan kişi. Bugün gazetelerde okudum ki Sergio Bonelli ölmüş. Çok üzüldüm. Geç buldum çabuk kaybettim denir ya hani... Toprağı bol olsun. Düşünebiliyor musun? 50 yıl önce yazdığı çizgi roman kahramanları hiç yaşlanmıyor. Hiç ölmüyor.  Okurları Zagor ve Mister No okudukça Sergio Bonelli yaşlanıp ölür mü peki? Mümkün değil. Ne hoş! Karamba karambita Sevgili Bonelli. Şimdi elime bir kaç Zagor macerası alacağım. Yazar Sergio Bonelli'nin yattığı yer ışıklı olsun diye bol bol Zagor okuyacağım.