yabancı dil olarak türkçe öğretimi sertifika programı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yabancı dil olarak türkçe öğretimi sertifika programı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2017 Cumartesi

Bu Hafta Neler Yaptım?

Travellers'tan beklediğimi bulamayınca, yeni bir dizi film arayışına girdim. İşte gördüğünüz bu dizi Good Girls Revolt'a geçiş yaptım. Nasıl hoş bir dizi anlatamam. 1960'lı yılların sonlarındayız. Ve bir dergi çalışanlarının üzerinden kadın özgürlük hareketine göz atıyoruz. Bayıldım. Az sonra, son bölümü seyredip ilk sezonu tamamlayacağım.


Bu hafta hem iş hem okul olunca, sinemada  sadece Matt Damon'un baş rollerde oynadığı Çin Seddi'ne gittim. 



Ömründe eline makas, iğne, iplik, incik boncuk alıp; el sanatı icra etmeyen bencileyin bir bünye, durup dururken  parmaklarından ilham almaya niyetlendiyse, abartmakta üstüne yoksa hele...  Durmaz oturmaz, yeni arayışlara girebilir. İşte buyrunuz... Bu kez origami deneyeyim dedim. Japonca "ori" katlamak, "gami" kağıt anlamına geliyormuş. Kesmeden ve yapıştırıcı kullanmadan, sadece katlayarak yapılırsa origami, kesme işlemi yapılırsa kirigami deniyormuş. Kelebeklerin kiminin kanatlarını makasla yuvarladım. Gayretlenip boyamaya çabaladım. İyi geldi valla, ne diyeyim.



Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Sertifika Programı'nda stajlarımı  tamamladım. Dünyanın pek çok yerinden master ve doktora için Türkiye'ye gelen öğrencilerin Türkçe öğrendikleri derslere girdim. Benim için  yepyeni görüşler kazandıran, yorucu olduğu kadar heyecan verici bir süreç oldu. 

21 Ocak 2017 Cumartesi

Bu Hafta Neler Yaptım?

Yıllardır dizilere yüz vermiyordum. Artık acısını çıkarıyorum. Her seyrettiğim diziye bayıldım. Hele bilim kurgu olanları çok seviyorum. Travelers' a yeni başladım.  Du bakalım...



Boncukcu dükkanlarının varlığını yeni keşfetmiş bulunmaktayım. Ve şaşkınım. Dükkanın tüm duvarları çekmeceler içinde, rengarenk envai çeşit  boncuklarla doluydu. Nasıl büyüleyiciydi anlatamam.  Bir süre en şaşkın halimle baktım,baktım, baktım. Sonra  gene yaptım yapacağımı... Aklımın içinde gezinen en abes soruyu soruverdim. "İncik boncuk deniyor ya hani... Bunların hangileri incik hangileri boncuk?" deyiverdim. Kadıncağız durdu bir an... "Bilmem ki, bütün bunlara incik boncuk deniyor," dedi. Dayanamadım  rengarenk incikler, boncuklar, keçeler, ipler alıverdim. Ve kendi kendime keçe boncuk işine dalıverdim. 



Geçen hafta ilgiyle seyredip bitirdiğim dizilerden biri Olive Kitteridge'di.  Son aylarda Boğaziçi Üniversitesi'nin online İngilizce kursuna devam ediyorum. Çok iyi oldu. İngilizcem iki ileri bir geri gidip geliyordu. Mobil yaşadığım için nerede olduğum belli değil. Her yerden derslere girebiliyorum ve belli zamanlarda  skype'da  muhabbet ediyoruz. Hocanın tavsiyesiyle İngilizce alt yazılı dizilere başladım. Ve... Abartmakta üstüme yoktur... Dizileri seyretmeyi feci abartıyorum.




İki haftadır alafranga yemeklere dadanmış bulunmaktayım. Yemeklerde baharat, sos kullanmayı seviyorum.  Buyrunuz,  bir İsveçli icadı olduğu söylenen  Cafe De Paris'i denedim. Ben yaptım diye söylemiyorum, lezzeti fevkaledenin fevkindeydi. Az daha parmaklarımı yiyordum. 




Son haftalarda, akşamları Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Sertifika Programı'na tüm merakımla devam ediyorum. Türk Dili Tarihi, Türk Edebiyatı Tarihi, Türk Kültürü, Türk dilini öğretirken kullanılacak metaryeller,  Avrupa dilleri öğretimi ortak çerçeve programı vs.. Haftaya üç gün staj yapacağım.  Dünyanın her yerinden gelen insanların nasıl Türkçe öğrendiklerine şahit olacağım. Ve bir gün  ben derse gireceğim. A1 öğrencilerine mi acaba? Daha belli değil.  Heey! Çok heyecanlıyım.