dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2021 Pazar

Şıışşştth! Film Seyrediyorum:)

 

Bayıldığım  komik adamlardan biridir Kevin Hard. 

Mini dizisi True Story'yi seyretmeye başladım. Henüz ikinci bölümü yeni bitirdim. Şahane bir komedi diyemiyorum. Komedi değil çünkü... Polisiye, gizem, entrika tadında tam pazar günü seyredilecek şahane bir dizi. Bayıldım. Durun bi... Seyretmeye devam edeceğim.😅





19 Aralık 2020 Cumartesi

Meğer Efsane Devam Ediyormuş:)

 "Hala çoşturuyor beni. İlk seyredişimde fırladım ayağa. "Kobra Kai!" diye yumruk sallıyorum. Bağıra  bağıra. İşte bir dizi bu kadar çocukca bir şeyi bile yaptırabiliyor bu yaşta. Nasıl becerdilerse eskiyle yeniyi çok iyi karıştırmışlar. Burada yıllardır görmediğin yakın arkadaşlarınla tekrar bir araya gelmişsin gibi bir his doğuyor insanın içine. Bence siz de bırakın kendinizi... Aptalca gelse bile bırakın kendinizi. Çünkü harika duygular. Kendimi iyi hissettirdi bana bu dizi. Bana bu duyguları yaşatan dizinin alnından öperim. Bi müzik... Bi konuşma...  Bi görüntü...  Hurrraaa, insanı gaza getiriyor. Dizi karakterleri geçmişe giderken ben de onlarla birlikte gidiyordum resmen."   

İşte bu sözleri Kuzey Kalesi'nin yeni youtube videosunun sonlarında dinledim.  Yeminle Cobra Kai'ın varlığından haberim yoktu. Kuzey Kalesi iyi ki bu videoları hazırlıyor.  LİNK


Hatırlarsınız değil mi? 
 1980'li yıllarda ilgiyle seyrettiğimiz dizilerden biriydi  Karate Kid.


İşte şimdi... Aradan  kırk küsur yıl   geçmiş... Dile kolay...  
Karate Kid'in  genç oyuncuları  Daniel ve Johnny artık orta yaşlarını devirmişler.  

Meğer aynı oyuncularla, Kobra Kai adlı iki sezonluk dizi hazırlanmış. Ve bu iki sezon o kadar ilgi görmüş ki, üçüncü sezonu başlayacakmış. Kuzey Kalesi'nde dinleyip öğrenince, üstelik nefis bir dizi olduğunu işitince bıraktım ders çalışmayı. Açtım Cobra Kai dizisini.  Bıraktım kendimi... Bir oturuşta ilk  sezonun tüm bölümlerini keyifle seyrettim. 

Az sonra ikici sezona başlayacağım. Aranızda acaba ne seyretsem, diyenleriniz varsa, diziyi hararetle tavsiye ederim.



Başlangıcından bu yana Cobra Kai'in üzerinde okuma yapmak isterseniz,  Öteki Sinema'da  Murat Tolga Şen'in  şahane bir inceleme yazısı var. Onu da tavsiye ederim. LİNK


2 Şubat 2020 Pazar

Yaptım... Yapıyorum... Yapacağım:)

 Diziler  seyrettim.



  Filmler  seyrettim.



Ispanyolca öğrenmeye başladım.



Eee... İspanyolca öğrenmeye başlayınca, İspanyol müziği dinlemeliyim dedim.
Bu gösteriye gideceğim.



Amedeus'a, piyano çalabilen arkadaşım Ruhan'la gideceğim. 
İki-üç tane klasik müzik parçası biliyorsam sayesindedir:)



Danzon yazmıştı. Gideceğim. Çok ilginç.  Baksanıza:



Veee. Elbette, kitap okudum. Okuyorum. Okuyacağım.
Ukulele çaldım, çalıyorum, çalacağım:)



28 Eylül 2019 Cumartesi

İz Sürmek...

 

Bu hafta sonu Killing Eve'e başladım. İki sezon toplam on altı bölümlük dizinin, ilk sezonunun dördüncü bölümüne geldim. Yazarı gene Phoebe Mary-Bridge. Fleabag  adlı diziyle tanıdım kendisini. İzini sürmeye devam ediyorum. Vee... Gene hevesle ve merakla seyrediyorum.

 


27 Eylül 2019 Cuma

Yeni Sevdiklerim Yeni İzlediklerim



Buyrunuz. Son günlerde izini sürdüğüm taptaze bir oyuncu... Phoebe Mary-Bridge. 1985 Londra doğumlu. Oyuncu, yapımcı, yazar. 

Önce Fleabag dizisiyle tanıdım. Dizinin hem başrol oyuncusu hem yazarı.  Tek sezon, her biri  yirmi beş dakikadan oluşan altı bölümlük bir dizi.  Bir oturuşta tekmilini seyrettim.  İçli bir veda busesi tadında bitiverdi. Öylece kalıverdim. 

Az önce gene   Phoebe Mary-Bridge'in oyuncusu olduğu   Crashing adlı diziyi seyretmeye başladım. Hey! Üstelik bu dizide ukulele çalıyor. Bayıldım:) 

 




4 Şubat 2017 Cumartesi

Bu Hafta Neler Yaptım?

Filmlerde aşkın izini sürdüm.



Keçenin dilinden anlamaya çalıştım.


 Sezar salatası yapmayı öğrendim.



Yalnız Kurt ve Yavrusu'yla dolandım.


Yeni bir diziye başladım.




21 Ocak 2017 Cumartesi

Bu Hafta Neler Yaptım?

Yıllardır dizilere yüz vermiyordum. Artık acısını çıkarıyorum. Her seyrettiğim diziye bayıldım. Hele bilim kurgu olanları çok seviyorum. Travelers' a yeni başladım.  Du bakalım...



Boncukcu dükkanlarının varlığını yeni keşfetmiş bulunmaktayım. Ve şaşkınım. Dükkanın tüm duvarları çekmeceler içinde, rengarenk envai çeşit  boncuklarla doluydu. Nasıl büyüleyiciydi anlatamam.  Bir süre en şaşkın halimle baktım,baktım, baktım. Sonra  gene yaptım yapacağımı... Aklımın içinde gezinen en abes soruyu soruverdim. "İncik boncuk deniyor ya hani... Bunların hangileri incik hangileri boncuk?" deyiverdim. Kadıncağız durdu bir an... "Bilmem ki, bütün bunlara incik boncuk deniyor," dedi. Dayanamadım  rengarenk incikler, boncuklar, keçeler, ipler alıverdim. Ve kendi kendime keçe boncuk işine dalıverdim. 



Geçen hafta ilgiyle seyredip bitirdiğim dizilerden biri Olive Kitteridge'di.  Son aylarda Boğaziçi Üniversitesi'nin online İngilizce kursuna devam ediyorum. Çok iyi oldu. İngilizcem iki ileri bir geri gidip geliyordu. Mobil yaşadığım için nerede olduğum belli değil. Her yerden derslere girebiliyorum ve belli zamanlarda  skype'da  muhabbet ediyoruz. Hocanın tavsiyesiyle İngilizce alt yazılı dizilere başladım. Ve... Abartmakta üstüme yoktur... Dizileri seyretmeyi feci abartıyorum.




İki haftadır alafranga yemeklere dadanmış bulunmaktayım. Yemeklerde baharat, sos kullanmayı seviyorum.  Buyrunuz,  bir İsveçli icadı olduğu söylenen  Cafe De Paris'i denedim. Ben yaptım diye söylemiyorum, lezzeti fevkaledenin fevkindeydi. Az daha parmaklarımı yiyordum. 




Son haftalarda, akşamları Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Sertifika Programı'na tüm merakımla devam ediyorum. Türk Dili Tarihi, Türk Edebiyatı Tarihi, Türk Kültürü, Türk dilini öğretirken kullanılacak metaryeller,  Avrupa dilleri öğretimi ortak çerçeve programı vs.. Haftaya üç gün staj yapacağım.  Dünyanın her yerinden gelen insanların nasıl Türkçe öğrendiklerine şahit olacağım. Ve bir gün  ben derse gireceğim. A1 öğrencilerine mi acaba? Daha belli değil.  Heey! Çok heyecanlıyım.