dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Ağustos 2023 Çarşamba
28 Kasım 2021 Pazar
Şıışşştth! Film Seyrediyorum:)
Bayıldığım komik adamlardan biridir Kevin Hard.
Mini dizisi True Story'yi seyretmeye başladım. Henüz ikinci bölümü yeni bitirdim. Şahane bir komedi diyemiyorum. Komedi değil çünkü... Polisiye, gizem, entrika tadında tam pazar günü seyredilecek şahane bir dizi. Bayıldım. Durun bi... Seyretmeye devam edeceğim.😅
12 Ekim 2021 Salı
23 Nisan 2021 Cuma
19 Aralık 2020 Cumartesi
Meğer Efsane Devam Ediyormuş:)
"Hala çoşturuyor beni. İlk seyredişimde fırladım ayağa. "Kobra Kai!" diye yumruk sallıyorum. Bağıra bağıra. İşte bir dizi bu kadar çocukca bir şeyi bile yaptırabiliyor bu yaşta. Nasıl becerdilerse eskiyle yeniyi çok iyi karıştırmışlar. Burada yıllardır görmediğin yakın arkadaşlarınla tekrar bir araya gelmişsin gibi bir his doğuyor insanın içine. Bence siz de bırakın kendinizi... Aptalca gelse bile bırakın kendinizi. Çünkü harika duygular. Kendimi iyi hissettirdi bana bu dizi. Bana bu duyguları yaşatan dizinin alnından öperim. Bi müzik... Bi konuşma... Bi görüntü... Hurrraaa, insanı gaza getiriyor. Dizi karakterleri geçmişe giderken ben de onlarla birlikte gidiyordum resmen."
İşte bu sözleri Kuzey Kalesi'nin yeni youtube videosunun sonlarında dinledim. Yeminle Cobra Kai'ın varlığından haberim yoktu. Kuzey Kalesi iyi ki bu videoları hazırlıyor. LİNK
Hatırlarsınız değil mi?
1980'li yıllarda ilgiyle seyrettiğimiz dizilerden biriydi Karate Kid.
İşte şimdi... Aradan kırk küsur yıl geçmiş... Dile kolay...
Karate Kid'in genç oyuncuları Daniel ve Johnny artık orta yaşlarını devirmişler.
Meğer aynı oyuncularla, Kobra Kai adlı iki sezonluk dizi hazırlanmış. Ve bu iki sezon o kadar ilgi görmüş ki, üçüncü sezonu başlayacakmış. Kuzey Kalesi'nde dinleyip öğrenince, üstelik nefis bir dizi olduğunu işitince bıraktım ders çalışmayı. Açtım Cobra Kai dizisini. Bıraktım kendimi... Bir oturuşta ilk sezonun tüm bölümlerini keyifle seyrettim.
Az sonra ikici sezona başlayacağım. Aranızda acaba ne seyretsem, diyenleriniz varsa, diziyi hararetle tavsiye ederim.
2 Şubat 2020 Pazar
Yaptım... Yapıyorum... Yapacağım:)
Diziler seyrettim.
Ispanyolca öğrenmeye başladım.
Eee... İspanyolca öğrenmeye başlayınca, İspanyol müziği dinlemeliyim dedim.
Bu gösteriye gideceğim.
Amedeus'a, piyano çalabilen arkadaşım Ruhan'la gideceğim.
İki-üç tane klasik müzik parçası biliyorsam sayesindedir:)
Danzon yazmıştı. Gideceğim. Çok ilginç. Baksanıza:
Veee. Elbette, kitap okudum. Okuyorum. Okuyacağım.
Ukulele çaldım, çalıyorum, çalacağım:)
Etiketler:
amadeus,
barcelona guitar trio,
bu hafta neler yaptım,
dizi,
harrieti little women,
ispanyolca,
kitap,
rise of empıres ottoman,
sinema,
the crown,
the quet volume
28 Eylül 2019 Cumartesi
İz Sürmek...
27 Eylül 2019 Cuma
Yeni Sevdiklerim Yeni İzlediklerim
Buyrunuz. Son günlerde izini sürdüğüm taptaze bir oyuncu... Phoebe Mary-Bridge. 1985 Londra doğumlu. Oyuncu, yapımcı, yazar.
Önce Fleabag dizisiyle tanıdım. Dizinin hem başrol oyuncusu hem yazarı. Tek sezon, her biri yirmi beş dakikadan oluşan altı bölümlük bir dizi. Bir oturuşta tekmilini seyrettim. İçli bir veda busesi tadında bitiverdi. Öylece kalıverdim.
Az önce gene Phoebe Mary-Bridge'in oyuncusu olduğu Crashing adlı diziyi seyretmeye başladım. Hey! Üstelik bu dizide ukulele çalıyor. Bayıldım:)
1 Eylül 2018 Cumartesi
4 Şubat 2017 Cumartesi
Bu Hafta Neler Yaptım?
Filmlerde aşkın izini sürdüm.
Keçenin dilinden anlamaya çalıştım.
Sezar salatası yapmayı öğrendim.
Yalnız Kurt ve Yavrusu'yla dolandım.
Etiketler:
aşk,
bu hafta neler yaptım,
çizgi roman,
dizi,
film,
hale soygazi,
keçe,
lone wolf and cub,
manga,
oh olsun,
semazen,
sezar salatası,
sinema,
tarık akan,
vikings,
yalnız kurt ve yavrusu
21 Ocak 2017 Cumartesi
Bu Hafta Neler Yaptım?
Yıllardır
dizilere yüz vermiyordum. Artık acısını çıkarıyorum. Her seyrettiğim diziye
bayıldım. Hele bilim kurgu olanları çok seviyorum. Travelers' a yeni başladım. Du bakalım...
Boncukcu dükkanlarının varlığını yeni keşfetmiş bulunmaktayım. Ve şaşkınım. Dükkanın
tüm duvarları çekmeceler içinde, rengarenk envai çeşit boncuklarla
doluydu. Nasıl büyüleyiciydi anlatamam. Bir süre en şaşkın halimle
baktım,baktım, baktım. Sonra gene yaptım yapacağımı... Aklımın içinde
gezinen en abes soruyu soruverdim. "İncik boncuk deniyor ya hani...
Bunların hangileri incik hangileri boncuk?" deyiverdim. Kadıncağız durdu
bir an... "Bilmem ki, bütün bunlara incik boncuk deniyor," dedi.
Dayanamadım rengarenk incikler, boncuklar, keçeler, ipler alıverdim. Ve kendi
kendime keçe boncuk işine dalıverdim.
Geçen
hafta ilgiyle seyredip bitirdiğim dizilerden biri Olive Kitteridge'di. Son aylarda Boğaziçi Üniversitesi'nin online İngilizce kursuna devam ediyorum. Çok
iyi oldu. İngilizcem iki ileri bir geri gidip geliyordu. Mobil yaşadığım için
nerede olduğum belli değil. Her yerden derslere girebiliyorum ve belli
zamanlarda skype'da muhabbet ediyoruz. Hocanın tavsiyesiyle
İngilizce alt yazılı dizilere başladım. Ve... Abartmakta üstüme yoktur...
Dizileri seyretmeyi feci abartıyorum.
İki haftadır alafranga yemeklere dadanmış bulunmaktayım. Yemeklerde baharat, sos kullanmayı seviyorum. Buyrunuz, bir İsveçli icadı olduğu söylenen Cafe De Paris'i denedim. Ben yaptım diye söylemiyorum, lezzeti fevkaledenin fevkindeydi. Az daha parmaklarımı yiyordum.
Son haftalarda, akşamları Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Sertifika Programı'na tüm merakımla devam ediyorum. Türk Dili Tarihi, Türk Edebiyatı Tarihi, Türk Kültürü, Türk dilini öğretirken kullanılacak metaryeller, Avrupa dilleri öğretimi ortak çerçeve programı vs.. Haftaya üç gün staj yapacağım. Dünyanın her yerinden gelen insanların nasıl Türkçe öğrendiklerine şahit olacağım. Ve bir gün ben derse gireceğim. A1 öğrencilerine mi acaba? Daha belli değil. Heey! Çok heyecanlıyım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















































