"Bazan karısı onun elini avucunun içine alır, hareketsiz dururlardı."
"Bazan da yatakta hiç konuşmadan yan yana yatarlardı."
"Bazan Komutan karısının güzel kokulu tenindeki bir noktaya mesela göbeğinin üzerine burnunu dayar, toprağın içinde gömülü bir hazineyi gagasıyla kazarak çıkarmak isteyen bir kuş gibi hareketler yapardı."
"Bazan bir ağacın gölgesi, bazan solmuş bir renk yanından sessizce akıp gidiyordu."
"Bazan dar bir sokağa giriyor, bir yokuşu inerken denizden gelen yosun kokusunu alıyor ve martıların çığlıklarını işitiyor, sonra içgüdüleriyle sağa dönüp gül kokuları arasında başka bir yokuşu çıkıyordu."
"Bazan araba sessiz ve boş sokaklarda hiç fark edilmezdi."
"Bazan geniz yakacak kadar kesifleşirdi. Bazan da yerine gül kokusu gelirdi insanın burnuna."
NOT
Cümleler / Veba Geceleri'nden
Fotoğraflar / Yeryüzündeki Son Aşk'tan
Hiç güleceğim yoktu :D Pamuk'un bazan kullanımı şüphesiz benim de dikkatimi çekiyor ve her defasında takılıyorum. "Bazan" da takılmıyorum :)
YanıtlaSilZihnin Arka Sokakları,
SilOrhan Pamuk'un "bazan"la başlayan cümlelerini ayrı severim.
"Bazan", Masumiyet Müzesi'nde bir bölüm başlığıdır mesela. O bölüme bayılırım.
Veba Geceleri'nde "bazan" çok yok. Yani "bazan" var "bazan" yok:)
Bazan??? Tahminimce kelimenin orijinali öyle ama zamanla değiştiği için şu an inanılmaz kulak/göz tırmalayıcı gelci. Bu ara sık sık karşıma çıkıyor Veba Geceleri, işaret sayıp okumak mı lazım acaba?
YanıtlaSilManxcat, bir işaret sinyali aldıysan, demek ki çok yakında okuyacan:)
YanıtlaSilBeautiful blog
YanıtlaSilThank you:)
Sil